“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediğini öğreten O’dur.” (Alak/1-5)

Allahu Teâlâ, insanlığa sayısız emir verebilecekken, ilk olarak “Oku!” buyurmuştur. Bu seçimin tesadüf olmadığı açıktır. Zira Kur’an’ın ilk inen beş ayetinde, iki kez “oku” emrinin tekrar edilmesi ve hemen ardından “kalem”den bahsedilmesi, ilmin, eğitimin ve bilginin insanlık için ne kadar vazgeçilmez olduğunu ortaya koymaktadır.

Kalem, insanlığın düşünce ve bilgiyi gelecek nesillere aktarmasında temel bir araçtır. İlerleme, keşifler ve medeniyetlerin inşası, kalem ve onun türevi olan eğitim-öğretim araçları sayesinde gerçekleşmiştir. İlk vahiy, yalnızca Hz. Muhammed’e (s.a.v.) değil, onun şahsında tüm Müslümanlara hitap etmiş; okuma, yazma, öğrenme ve ilimde ilerleme çağrısında bulunmuştur.

Yüce Yaratan’ın, vahyin başlangıcında “oku” emrini seçmesi; İslâm’ın bilgiye, öğrenmeye ve gelişmeye verdiği değerin en güçlü göstergesidir. Bu emir, Müslümanların yalnızca okuyarak öğrenmesini değil, aynı zamanda yazarak üretmesini, ilmi yaymasını ve insanlığa fayda sağlamasını da öğütler.

Kur’an-ı Kerim’in başka ayetlerinde de ilim ve öğrenmenin önemi açıkça vurgulanmıştır:

“Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” (Zümer, 9)

“Rabbim, ilmimi artır.” (Tâhâ, 114)

“Allah, kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” (Mücâdele, 11)

İslam tarihinde de ilme verilen değer somut uygulamalarla ortaya konmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Bedir Savaşı’nda okuma-yazma bilen esirlerin, on Müslümana okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmalarını emretmiştir. Bu, savaş ortamında dahi ilmin ne kadar öncelikli olduğunu gösteren çarpıcı bir örnektir.

Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” sözü de İslam kültüründe bilginin değerini ifade eden güçlü bir ifadedir.

Peygamber Efendimiz’in hadisleri de bu anlayışı pekiştirir:

“Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın.”

“İlim, kadın-erkek her Müslümana farzdır.”

“Beşikten mezara kadar ilim isteyin.”

“Âlimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.”


Bu ifadeler, İslam’ın, ilmi yalnızca dini bilgiyle sınırlamadığını; dünya hayatında fayda sağlayacak her türlü bilginin değerli olduğunu ortaya koyar. İlim, insanın hem bu dünyada hem de ahirette yolunu aydınlatan bir ışıktır.

“Oku” emri, Müslümanlara yalnızca kitap sayfalarını çevirmeyi değil; düşünmeyi, araştırmayı, öğrenmeyi, sorgulamayı ve yazmayı öğütleyen evrensel bir mesajdır. İslam, ilmin hem bireysel hem toplumsal gelişimin temeli olduğuna vurgu yapar. Bu nedenle Müslümanlar, ilk vahyin ışığında okuyan, düşünen, üreten ve bilgiyi insanlığın hizmetine sunan bir ümmet olmalıdır.

Öğretmenlerimize, öğrenci ve velilerimize huzurlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı dileriz.