Afrika’da çalışan antropolog bir kabilenin çocuklarına oyun oynamayı önerir. Çocukları meydana toplar. İleride görünen ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Çocuklara “Haydi, şimdi başlayın! Birinci olan meyveleri alacak!” der.

O an bütün çocuklar el ele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.

Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;

“Biz “ubuntu” yaptık. Yarışsaydık yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”

Ubuntu’nun anlamını açıklarlar: Ben, ‘biz’ olduğumuz zaman ‘ben’im.
İnsan, diğer insanlar sayesinde insandır.

Birey, toplumdan bağımsız düşünülemez; birinin acısı, herkesin acısıdır. Adalet, yalnızca hukuki değil, ahlaki ve insani bir zorunluluktur.
Filistin’de yaşananlar yalnızca bir toprak, güvenlik ya da siyaset meselesi değildir. Bu mesele, doğrudan insan onuru, yaşam hakkı ve adaletle ilgilidir.
Çocukların bombalar altında büyüdüğü, ailelerin yerlerinden edildiği, kutsal mekânların hedef alındığı bir coğrafyada, sessizlik de bir tutum hâline gelmiştir.
Ubuntu penceresinden bakıldığında, Filistin’de yaşanan zulüm karşısında tarafsız kalmak mümkün değildir. Çünkü bir toplumun acısı, tüm insanlığın ahlaki sınavıdır.
Ubuntu’ya göre bir insanın özgürlüğü, diğerlerinin özgürlüğünden ayrı düşünülemez.
Filistin’de bir çocuğun hayatı tehdit altındaysa, dünyadaki hiçbir çocuk gerçekten güvende değildir.
Bir halk kuşatma altındaysa, küresel adalet sistemi çökmüş demektir.
Bu bağlamda Filistin, sadece Filistinlilerin değil; kendini “insan” olarak tanımlayan herkesin meselesidir.
Bir insanın onuru ayaklar altındaysa, hepimizin onuru zedelenmiştir.
Ubuntu ile Filistin meselesi birlikte okunduğunda, karşımıza net bir hakikat çıkar:
İnsanlık bölünemez bir bütündür. Bir yerde adalet yoksa, hiçbir yerde tam anlamıyla yoktur.
Filistin’de yaşananlar, yalnızca bir halkın dramı değil; insanlığın dramıdır.
Ubuntu’nun diliyle söyleyecek olursak:
Filistin özgür olmadan, insanlık da özgür değildir.