Değerli okurlar,
Bir konuyu defalarca dile getirmek bizim görevimiz olabilir. Ancak belli bir noktadan sonra insan “Artık yeter!” deme noktasına geliyor. Çünkü uyarılar, yazılar, haberler adeta boşa gidiyor. Oysa sözünü ettiğimiz mesele, öyle “boş ver” denilecek basit bir sorun değil. Bu, hem şehrimizin doğasını hem de insanlığımızı ilgilendiren bir yaradır.
Yıllardır defalarca gündeme getirilen çöp sorunu, maalesef hâlâ çözülmüş değil. Nemrut Kalderası’na çöp atılmasın dedik, Bitlis Deresi’ne çöp atılmasın dedik. Burada belli bir başarı sağlandı, evet.
Ama çevreyi temiz tutmak yalnızca bu iki noktayla sınırlı değildir. Ne yazık ki gözlerden uzak yerlere, enkaz ve çöpler hâlâ kamyonlarla dökülmeye devam ediyor.
Sorun nerede mi? Hemen Bitlis İtfaiye Müdürlüğü’nün yanı başında, dere kenarında. Orası adeta bir çöp deposuna dönüşmüş durumda. Günlerdir, kamyonlar dolusu atık o bölgeye boşaltılıyor. Üstelik herkesin gözü önünde! Bunu ne belediye görmüyor, ne de yetkililer. Görmezden gelmek artık bir alışkanlık mı oldu, yoksa duyarsızlık mı, anlamak mümkün değil.
Bir şehir düşünün. Hem tarihiyle övünüyor hem doğasıyla tanıtım yapıyor. Ama aynı şehir, kendi dere kenarını çöplüğe çeviriyor. Yazık değil mi bu memlekete? Güzelim Bitlis’i böyle mi sevecek, böyle mi koruyacağız? Çöp dağlarıyla mı marka şehir olunacak?
Buradan yetkililere sesleniyoruz.
Artık yeter!
Gidin görün, orayı bir kolaçan edin. Birkaç adım ötede doğa katlediliyor. Çöpler, enkazlar, kirli görüntüyle birlikte çevreye yayılan hastalık riski ayrı.
Eğer bugüne kadar etkili bir irade ortaya konulsaydı, bu sorun çoktan çözülürdü. Ama anlaşılan o ki ya kimsenin umurunda değil ya da çözmek için çaba göstermekten aciz kalınıyor.
Şunu unutmayalım. Çevreyi korumak sadece bir kampanya sloganı değil, insanlık görevimizdir. Bir şehri güzelleştirmek için billboardlara afiş asmak yetmez; önce gözümüzün önündeki çöp dağını kaldırmak gerekir.
O halde soruyoruz:
Bitlis’in kalbine çöken bu utanç manzarasına kim dur diyecek?
Cevap açık. Elbette ki etkili makamlar. Ama onlar da susarsa, geriye sadece çöp ve umutsuzluk kalır.
Utanç Manzarasına Kim Dur Diyecek?
Serkan Olcay
Yorumlar