Değerli okurlar
Bitlis-Tatvan otogarı meselesi aylardır süren bir masal gibiydi. Herkes sonunu biliyordu ama kimse dile getirmek istemiyordu. Sonunda film bitti, tahmin edilen son geldi:
Tatvan belli bir ödemeyle devre dışı bırakıldı, tabela değişti ve "Bitlis Otogarı" adıyla yeni bir sayfa açıldı.
Aslında sorun başından beri ortadaydı. İl ve ilçenin otogarı aynı işletme üzerinden yönetilir mi? Elbette hayır. Defalarca uyarılar yapıldı, yazılar yazıldı ama yetkililer bu konuda ısrarcıydı. Bu, göz göre göre olmayacak bir şeye “âmin” demekti.
Peki, bu süreçte kim mağdur oldu? Tabii ki yolcular. Aylarca Bitlis’in giriş ve çıkış noktaları otogar gibi kullanıldı. Vatandaş bavuluyla, çocuğuyla, yaşlısıyla oradan oraya sürüklendi. Bir şehrin misafirlerini karşılayacak, uğurlayacak düzenli bir mekânı olmayınca ortaya çıkan manzarayı varın siz düşünün.
Bugün gelinen noktada ise sorulması gereken asıl soru şudur: Eğer sonuç bu olacaksa, bunca zaman neden beklendi? Neden vatandaşın çilesi görmezden gelindi?
Artık Bitlis’in gerçek bir otogarı var.
Yolcunun rahat edeceği, şehre yakışır, planlı ve işlevsel bir otogara sahip olmak yılların eksikliğiydi.
Ve sonuç sevindirici.
Şimdi ihale süreçleri sonrasında otogarın faal hale gelmesi bekleniyor.