“İnsan yaşadığı yere benzer; o yerin suyuna, toprağına, dağlarına, tepelerine benzer.” der şair.
Gerçekten de insan ile yaşadığı yer arasında derin bir bağ vardır. Çünkü bir yer, orada yaşayan insanların bilincine, seviyesine, duyarlılığına ve karakterine benzer. Eğer insanlar bilinçli, duyarlı, seviyeli, medeni ve iyi olursa, yaşadıkları yer de tıpkı onlar gibi olur: temiz, düzenli, ferah, bakımlı ve güzeldir. Ancak insanlar bu özelliklerden uzaksa, şehir de onlara benzeyecek; kirli, düzensiz, karanlık ve yorgun bir hâl alacaktır.

Sürekli şikâyet ettiğimiz, çirkinliğinden yakındığımız şehirlerin tek sorumlusu yöneticiler midir?
Evet, yönetenlerin payı büyüktür; ama insanın kendine de bir dönüp bakması gerekir. Çünkü şehir sadece idarecilerin değil, orada yaşayan herkesin eseridir. “İnsan yaşadığı şehre benzer.” derken, aynı zamanda “şehir de insanına benzer.” demek yanlış olmaz. İnsan ve şehir, birbirinin ruh ikizidir.

Eğer bir şehir hakkında gerçekten bir derdimiz, bir eleştirimiz varsa önce aynaya bakmalıyız. Şehrimize ne kattık, ne kadar özen gösterdik, ona sahip çıktık mı? Unutmamak gerekir ki bir şehri değiştirmek, kendimizi değiştirmekle başlar.

Şairin işaret ettiği gibi, eğer yaşadığımız yer temiz, estetik, çevreye ve insana saygılı, medeniyetin kurallarıyla yönetilen bir yerse; orada yaşayan insanlar da aynı ölçüde ölçülü, sorumluluk sahibi, saygılı, tarihe ve kültüre meraklıdır. Böyle şehirlerde sevgi, saygı ve estetik; insanın karakterine işlenir.

Ama eğer bir şehirde bunların tam tersi yaşanıyorsa; eğer çevre kirlenmiş, estetik bozulmuş, saygı kaybolmuşsa; o şehir, orada yaşayan insanların ruhunu da aynı şekilde kirletmeye başlar. Çünkü şehirler, içinde yaşayan insanları zamanla kendi kalıplarına sokar.

Bugün Bitlis’te derelerimizi kirletiyorsak, aslında kendimizi de kirletiyoruz demektir.
Sokaklarımızı işgal ediyorsak, kendi ruhumuzu da o sokakların çirkinliğiyle kuşatıyoruz demektir.
Hasıl-ı kelam şehirler bizim aynalarımızdır. Onlara nasıl davranıyorsak, onlar da bize öyle yansırlar.

Bir şehri güzelleştirmenin yolu, önce insanın kendini güzelleştirmesinden geçer.