Bitlis, tarihiyle, kültürüyle ve değerleriyle her zaman Anadolu’nun kalbinde özel bir yere sahip olmuştur. Bu kadim toprakların her karışında bir hikâye, bir iz, bir emanet vardır. İşte o emanetlerden biri de, yıllardır sessizce hatırlanmayı bekleyen Karçinbaşı’ndaki şehitlerimizin hatırasıdır.
Araştırmacı-yazar Törehan Serdar, Bitlis’in tarihini, kültürünü ve geçmişine dair bilgi birikimiyle dikkat çeken isimlerin başında geliyor. Yazdığı eserler, yaptığı araştırmalar, toplayıp derlediği belgeler onun donanımını ve Bitlis’e olan gönül bağını açıkça gösteriyor. Son günlerde yaptığı açıklamalar ise, Bitlis ve çevresinde 1900’lü yıllarda şehit düşen askerlerimizle ilgili önemli bir konuyu yeniden gündeme taşıdı.
Serdar’ın vurguladığı gibi, Karçinbaşı mevkiinde yıllar önce şehit düşen askerlerimizin bulunduğu alanla ilgili çalışmalar maalesef yarım kalmış durumda. Gazeteciliğimin aktif dönemlerinde Sayın Serdar ile birlikte o bölgeye gidip bir haber çalışması yapmıştık. O zamanlar, yetkililer bu alanın şehitlik olarak düzenleneceğini, kapsamlı bir çalışma yapılacağını belirtmişlerdi. Ancak aradan yıllar geçmesine rağmen ne yazık ki bir kazma dahi vurulmadı.
Törehan Serdar, son yazılarında bu konuyu bir kez daha gündeme taşıyarak, “taşın altına elini koyanların” bir noktadan sonra geri adım attığını hatırlatıyor. Bu söylemlere katılmamak elde değil. Çünkü ortada hem tarihî bir gerçek, hem de manevi bir sorumluluk var.
Şehitlikler sadece geçmişin değil, geleceğe bırakılan vefa mirasımızın da simgesidir. Bugün Karçinbaşı’ndaki sessizliğe kulak tıkarsak, yarın bu şehirde vefadan bahsetmeye yüzümüz olmaz. Üstelik Serdar, sadece Karçinbaşı değil, Bitlis’in farklı noktalarında da benzer yerlerin bulunduğunu ifade ediyor. Bu nedenle, bu mesele artık “beklensin” denilecek bir konu olmaktan çoktan çıkmıştır.
Yetkililerden beklentimiz açık ve nettir:
Karçinbaşı’ndaki şehitlik alanı acilen gündeme alınmalı, bilimsel ve tarihî bir çalışma başlatılmalıdır. Bu, yalnızca bir araştırmacının çağrısı değil; Bitlis halkının, tarihine ve şehidine sahip çıkan herkesin ortak isteğidir.
Bitlis’in toprağı, altında yatanların kutsallığıyla değer bulur.
Artık o toprağın üzerindeki sessizliği bozmanın, şehitlerimize layık bir adım atmanın vakti geldi.