Değerli okurlar,
Bugün sizlerle Bitlis’in kalbinde yer alan ve adeta yıllardır çözüm bekleyen bir tehlike noktasına, Tarihi Sinema Yokuşu’na dair birkaç kelam etmek istiyorum.
Burası bir yaya yolu. Herkesin bildiği, bildiğini sandığı, ama bir şekilde araçların da inatla yöneldiği o meşhur yokuş. Merdivenli yapısı, dar alanı ve çarşıya uzanan dik eğimiyle tehlikenin adresi haline gelmiş durumda. Ne yazık ki yabancı sürücüler, özellikle navigasyon sistemlerinin de azizliğiyle, burayı bir “araç yolu” sanıyor. Sonuç? Neredeyse her yıl bir facianın eşiğinden dönülüyor.
Tam üç yıl önce, bir sürücü bu yokuşu araçla inmeye kalkışmış, merdivenlerden paldır küldür çarşıya kadar inmişti. Aracın güçlükle kaldırımda durabilmiş olması ve o esnada orada kimsenin bulunmaması büyük bir mucizeydi. O gün yaşananlar bile yetkililer için bir uyarı olmadıysa, daha ne olmalıydı?
Aradan geçen zamanda birkaç benzer girişim daha yaşandı. Neyse ki bu defalarda araçlar birkaç basamak sonra durabilmişti. Ama dün, yine aynı film tekrar sahnelendi. Genç bir sürücü, muhtemelen burayı yol sanarak sinema yokuşuna yöneldi. Yolun sonunda onu bekleyen "sürpriz" merdivenler sayesinde çarşıya kadar inemeden takıldı. Ama bir kez daha şans bizden yanaydı. Ya bir yaya o sırada merdivenlerde olsaydı?
Peki ya yetkililer nerede?
Bu soruyu artık usanmadan sormamız gerekiyor.
Ne zaman önlem almayı düşünüyorsunuz?
Bu merdivenli yokuşa araç girmesini engelleyecek bir tabela koymak, fiziki bir bariyer yerleştirmek ya da yönlendirme levhaları dikmek bu kadar mı zor?
Yoksa illa bir can mı yansın, bir çocuk mu ezilsin, ondan sonra mı ‘gerekli adımlar’ atılacak?
Bu şehirde yaşayan, bu şehrin sokaklarını yürüyen her bireyin güvenliği, kamusal bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşımak da başta yerel yönetim olmak üzere tüm ilgili kurumların görevidir. Bugün yazıyla uyarıyoruz, yarın geç kalınmış bir haberle mi konuşmak zorunda kalacağız?
Yetkililere sesleniyorum: Bu vurdumduymazlık, bu duyarsızlık Bitlis’e yakışmıyor. Lütfen artık bu konuyu ciddiye alın. Çünkü artık bu ihmaller değil, alınacak önlemler konuşulsun istiyoruz.
Yine Facianın Eşiğinden Dönüldü: Peki Yekililer Ne Yapıyor?
Serkan Olcay
Yorumlar