Bugün bir futbol karşılaşması izlediğimi söylemek isterdim ama ne yazık ki sahada gördüğüm şey futboldan çok uzaktı. Deplasmanda oynanan Şırnak Petrol Spor, Bitlis Spor karşılaşması, futbol adına hayal kırıklığından başka bir şey değildi.
Maç öncesi yapılan “dostluk” ve “fair-play” açıklamalarının sahaya yansımasını göremedik. Aksine, Şırnak Spor’un özellikle Bitlis Spor’a ve deplasman tribünlerine karşı sergilediği tavır, grubun diğer maçlarında alışık olmadığımız bir çirkinliği gözler önüne serdi.
İlk yarıda bulunan golün ardından ikinci yarıda yaşananlar ise adeta futbolun ruhuna ihanetti. Sürekli yerde kalan oyuncular, oyunu soğutma çabaları, saha dışına çıkan topların bir türlü oyuna sokulmaması… Kısacası “nasıl kazanırsak kazanalım” anlayışıyla sahnelenen bir tiyatro izledik. Bu anlayış ne futbolu ileri taşır ne de bir takımı gerçek anlamda zirveye yaklaştırır.
Ortada ne tempolu bir oyun vardı ne de izleyene keyif veren bir mücadele. Sağdan sola vurulan toplar, zaman çalma girişimleri ve saha içinde yatılarak kazanılan bir maç… Evet, skor tabelasında Şırnak Spor kazandı ama futbol kaybetti.
Şunu da özellikle belirtmek gerekir: Bitlis Spor, önemli as oyuncularından yoksun olmasına rağmen sahada karakter koydu. Tam kadro çıkılmış olsaydı, bu karşılaşmanın sonucu çok daha farklı olabilirdi.
Bir dipnot daha düşmek istiyorum: Sözle söylenen dostluk, sahada davranışla gösterilir. Maalesef bu maçta dostluktan eser yoktu.
Sonuç olarak ben bu maçtan futbol adına zerre keyif almadım. Kusura bakma Şırnak Spor; bu oyun anlayışıyla liderlik hayali kurmak sadece kendini kandırmaktan ibaret. BAL Ligi 1. Grup’ta gerçek futbolu oynayan, liderliği hak eden bir takım var ve o takım Bitlis Spordur.