Sonbaharın son aylarında Nemrut Kalderası’na getirilen ziyaret yasağı, bölgenin adeta maskotları haline gelen ayılarla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yetkililer, bu yasağı ayıların tehlike arz etmesiyle gerekçelendirdi. Ancak olayın perde arkasında daha büyük bir bilinmez mi var?
Her yıl kilometrelerce yol kat ederek ayıları görmek için Nemrut’a gelen doğa severler, bu karara şaşkınlıkla yaklaştı. Peki, gerçekten bu kadar yıl Nemrut’ta varlıklarını sürdüren ayılar aniden mi tehlikeli oldu? Yoksa bu kararın ardında farklı nedenler mi var?
Daha da ilginç olanı, ayıların başka bir bölgeye taşındığı iddialarının gündeme gelmesi. Kışın bastırmasıyla birlikte akıllardaki soru işaretleri iyice büyüdü: Ayılar doğalarının gereği kış uykusuna mı yattı, yoksa iddia edildiği gibi gerçekten Nemrut’tan alınıp bilinmeyen bir yere mi götürüldü?
Yetkililer, bu sorular karşısında sessizliğini koruyor. Ancak bu sessizlik, spekülasyonların önünü açmaktan başka bir işe yaramıyor. Nemrut’un ekosisteminde önemli bir yer tutan bu canlıların akıbeti konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmez mi? Eğer bir taşınma söz konusuysa, bunun nedenleri ve sonuçları açıklanmalı. Şayet taşınmadılarsa, ayılarla ilgili alınan bu önlemler nasıl bir gerekçeye dayanıyor?
Doğa, sırlarını saklamayı sevmez. İlkbahar ve yaz ayları geldiğinde gerçekler de gün yüzüne çıkacak. Ancak o güne kadar, bu konunun üzerini örtmenin ya da sessizliğe gömülmenin anlamı yok. Kamuoyuna şeffaf bilgi vermek, sadece Nemrut’un ayılarına değil, doğa severlerin güvenine de saygı göstermek demektir.