Günümüz dünyasında gazetecilik yalnızca haber yazmak değil; doğruyu savunmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve devletin bekası için sorumluluk almaktır. Özellikle son yıllarda yapay zekânın hayatımıza hızla girmesiyle birlikte bilgi kirliliği, dezenformasyon ve sözde gazetecilik kavramları da artmıştır. Ancak Bitlis’te ve ülkemizin dört bir yanında gerçek gazeteciler, tüm bu zorluklara rağmen meslek onurunu ayakta tutmaya devam etmektedir.

Bugün sosyal medya hesabı açan, eline bir kamera alan ya da klavye başına geçen herkes kendisini “gazeteci” ilan edebiliyor. Ne yazık ki basın meslek ilkelerinden uzak, hiçbir sorumluluk taşımayan bu kişiler hem mesleğin itibarına zarar veriyor hem de kamuoyunu yanlış yönlendirebiliyor. Oysa gazetecilik; bedel ödemeyi, gece gündüz demeden çalışmayı, gerektiğinde baskıya rağmen doğruyu yazmayı gerektirir.

Bizler, devletin tanıdığı basın kartına sahip, görev ve sorumluluklarının bilincinde olan gazetecileriz. Kamu yararını gözeten, milli ve manevi değerlere saygılı, devletimizin bekasını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla görev yapıyoruz. Haber üretirken etik ilkelerden taviz vermeden, doğruluğu teyit edilmiş bilgiyi halkla buluşturmayı görev biliyoruz.

Bitlis gibi kadim bir şehirde gazetecilik yapmak, ayrı bir sorumluluk da beraberinde getirir. Bazen imkânsızlıklarla, bazen tehditlerle, bazen de görmezden gelinmeyle karşılaşırız. Ancak tüm bu zorluklar, kalemimizi bırakmamıza değil; daha da sağlam tutmamıza neden olur. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir toplum, güçlü ve güvenilir bir basınla mümkündür.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda gerçek gazetecilerle sözde gazetecilerin ayrımının bir kez daha hatırlanması gereken bir gündür. Bu anlamlı günde, mesleğini onuruyla yapan, halkın haber alma hakkı için mücadele eden tüm basın emekçilerini saygıyla selamlıyorum.

Kalemini satmayan, doğruluktan şaşmayan, zor şartlar altında bile görevini sürdüren tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.