Bitlis’in Gazibey Mahallesi günlerdir yalnızca çığ tehlikesiyle değil, aynı zamanda ihmalle sınanıyor.
Beş gündür kapalı kalan yol, yaşlıları ve hastaları adeta kendi kaderine terk etti. Basında yer alan haberlerin ardından yol sonunda açıldı; fakat mahalledeki tedirginlik aynı yerinde duruyor. Çünkü herkes aynı soruyu fısıldıyor: “Ya yine çığ gelirse?”
Bir yolun açılması, tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Çığ riski bu kadar açıkken yapılması gereken bellidir: Bölgenin kontrollü biçimde tahliye edilmesi, can güvenliğinin sağlanması ve kalıcı bir planın ivedilikle devreye alınması. Beklemek, ertelemek ya da “şimdilik idare eder” demek, riski küçültmüyor tam tersine büyütüyor.
Gazibey’de kırgınlık yalnızca çığa değil, ilgisizliğe.
Siyasetçiler ve bürokratlar hala olay yerine uğramadı. Oysa insanlar yalnızca yardım değil; görülmek, duyulmak, ciddiye alınmak istiyor. Bir mahalleye atılan kısa bir ziyaret, bazen koca bir çaresizliği dağıtabilir.
Bu soğuk günlerde, sıcak koltuklarından kalkıp bu sokaklarda yürümek zor mu? Evlerin kapısını çalıp insanların gözlerine bakmak, “Yanınızdayız” demek bu kadar mı zor?
Çığ, yalnızca dağdan kopup gelen bir kar kütlesi değildir.
Zamanında alınmayan önlemlerin, geciktirilen kararların ve duyulmayan seslerin sembolüdür. Üstelik bu bölgede geçmişte aynı felaket birkaç kez yaşanmışken hâlâ kalıcı bir çözüm üretilememiş olması, gerçeği daha acı hale getiriyor.
Düşünün Evinin sobasını bile tedirginlikle yakan insanlar var. Her gece başlarını yastığa koyarken akıllarındaki tek düşünce şu:
“Ya bu gece olur da biz hazırlıksız yakalanırsak?”
Belki de bu yüzden çoğu uyuyamıyor.
Bugün “idare eder” denen her karar, yarın telafisi olmayan bir pişmanlığa dönüşebilir. Çığın ansızın gelmesi durumunda çaresizlik işte orada başlar ve çoğu zaman orada biter.
Gazibey Mahallesi’nin sesi bu kez duyulmalı. Çünkü burada mesele yalnızca bir yol meselesi değil; insan hayatı meselesi.
Yol Açıldı, Korku Bitmedi
Serkan Olcay
Yorumlar