Türkiye Efeler Voleybol Ligi’nde Bitlis’i başarıyla temsil eden Türkiye Şehitler Aileleri Derneği Spor Kulübü (TÜRŞAD), bugün adeta tarihten silinmiş durumda. Bir zamanlar Efeler Ligi’nde rakiplerine korku salan, Bitlis’in adını Türkiye’ye duyuran bu kulüp; borçlar, ilgisizlik ve sahipsizlik yüzünden önce küme düştü, ardından ligden tamamen çekildi. Bugün gelinen noktada, kulübün takım otobüsünün bile satılığa çıkarılması, yaşanan çöküşün ne kadar derin olduğunu açıkça gösteriyor.
Bu sadece bir spor kulübünün kapanışı değil; bu, bir şehrin değerine sahip çıkamamasının acı bir belgesidir.
TÜRŞAD, büyük mücadeleler vererek alt liglerden Efeler Ligi’ne yükseldi. Bu kolay olmadı. Emek vardı, alın teri vardı, hayaller vardı. Ancak başarı sürdürülebilir destekle olur. Ne yazık ki TÜRŞAD bu desteği hiçbir zaman yeterince göremedi. Oyuncuların, teknik heyetin alacakları ödenemedi; kulüp borç batağına sürüklendi. Ve herkes izledi.
Asıl sorgulanması gereken nokta şudur:
Bitlis’in etkili ve yetkili isimleri, bu kulübe neden sahip çıkmadı?
Bir kenti yıllarca en üst ligde temsil eden bir takım, nasıl bu kadar yalnız bırakılır? Bir şehir için tanıtım değeri bu kadar yüksek olan bir kulüp, nasıl “kendi kaderine” terk edilir? Tribünleri dolduran, gençlere umut olan, Bitlis’e gurur yaşatan TÜRŞAD için “Bu takımı nasıl ayakta tutarız?” diye bir çabanın kamuoyuna yansıdığını ben açıkçası hiç duymadım.
Oysa voleybol gibi branşlar, özellikle Anadolu şehirleri için büyük fırsattır. Futbolun gölgesinde kalmayan, daha az maliyetle daha büyük tanıtım sağlayan bu spor dallarını yaşatmak; vizyon, sabır ve samimiyet ister. Sadece başarı geldiğinde fotoğraf vermek değil, zor günlerde omuz vermek gerekir.
Bugün TÜRŞAD’dan geriye kalan şey; bir zamanlar umut taşıyan bir takım otobüsünün satış ilanıysa, burada herkesin kendine sorması gereken sorular vardır. Yerel yöneticiler mi, iş insanları mı, kurumlar mı, yoksa bu şehrin spor kültürü mü sınıfta kaldı?
Gerçekten acı ama gerçek bir tabloyla karşı karşıyayız.
TÜRŞAD kaybolurken sadece bir kulüp değil, Bitlis’in spor hafızası da sessizce yok oldu.
Ve en acısı şu:
Bu kaybın önüne geçilebilirdi.
Bu ismin hatırına da olsaydı takıma sahip çıkılabilirdi.