Değerli okurlar,
Şehitlik, yüce bir makamdır. Herkese kolay kolay nasip olmaz. Lakin şehadetin genç yaşta gelmesi, acıların en derin, tarifi ise imkânsız olanıdır.
Vatan savunması, uğruna can vermekten asla kaçınılmayacak kadar kutsaldır. Her ana-baba, evladının şehit olma ihtimalini aklının ucuna bile getirmek istemez. Ama ne pahasına olursa olsun, vatan toprağını sahipsiz bırakmaz bu milletin evlatları. Çünkü bilirler ki, bir vatan olmadan ne özgürlük olur ne de gelecek.
Ne büyük bir acıdır ki, Pençe-Kilit Harekât bölgesinde operasyona giden kahraman Mehmetçiklerimizden 12’si, metan gazından zehirlenerek şehit düştü. O gün, 12 ocağa birden ateş düştü. Ateş, sadece o evlere değil; hepimizin yüreğine düştü.
Bu kahramanlarımızdan ikisi Bitlisliydi… Dile kolay; ikisi de gencecik, ikisi de gençliğinin baharında toprağa düştü. Biri Adilcevazlı, diğeri Mutkili. Artık onların göğsündeki al bayrak, şimdi evlerinin önünde dalgalanıyor. O bayrak, bir milletin gözyaşıyla ıslanmış olsa da onurla, gururla dalgalanıyor.
“Vatan sağ olsun” diyiyoruz. Geride kalan ana-babaların, eşlerin, çocukların yüreğindeki boşluk asla dolmuyor. Fakat şunu da biliyoruz ki, bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bu bedeller sayesindedir.
Rabbim, şehit düşen 12 kahraman askerimize rahmet eylesin, makamları Cennet-i Âlâ olsun. ALLAH yürekleri yanan ailelerine ise sabırlar versin.
Bu millet, evlatlarının canıyla sulanan vatan toprağını, daima minnetle, hürmetle ve dualarla anacaktır.