Değerli okurlar,
Bundan günler önce Nemrut Kalderası’nda ayıların giderek artan bir tehlike arz ettiğini dile getirmiş, yetkililerin önlem alması gerektiğini belirtmiştim. Ne oldu? Beklenen oldu ve Nemrut, 1–15 Eylül 2025 tarihleri arasında ziyarete kapatıldı.
Ama gelin dürüst olalım… Suçlu ayılar değil, biz insanlarız.
Her fırsatta piknik yapıp sofralarımızı doğanın ortasına kuruyoruz. Ardından ayılar gelince sofrayı bırakıp kaçıyoruz. Yetmiyor, hâlâ ellerimizle ayıları beslemeye devam ediyoruz. Üstelik bu sadece piknikte olmuyor; araçlarımızın camından uzattığımız yiyecekler bile birer tehlike. Bunu bildiğimiz halde hâlen aynı hatayı sürdürüyoruz. Böylece ayıların doğadaki beslenme alışkanlıklarını biz bozuyoruz.
Sonra da “ayı saldırdı” haberleri gelmeye başlıyor. Peki soruyorum: Kendi elimizle soframıza, hatta arabamıza davet ettiğimiz bir hayvan gelince suç kimde oluyor?
Ayılar, milyonlarca yıldır bu coğrafyanın doğal parçası. Onların düzenini bozan biziz. Güya “iyilik” yapıyoruz diye ellerimizle yiyecek veriyoruz ama aslında onları doğaya yabancılaştırıyoruz. Besinlerini insanlardan temin etmeye alışan bir yaban hayvanının saldırganlaşması kaçınılmazdır.
Yetkililer uyarı tabelaları asıyor, güvenlik tedbirleri alıyor. Jandarma ve Doğa Koruma ekipleri görev başında. Ama bazı ziyaretçiler, hâlâ bu uyarıları görmezden geliyor. Ayıya yaklaşmaya, onu beslemeye, fotoğraf çektirmek için yanına gitmeye devam ediyor. İşte bütün felaketin sebebi bu sorumsuzluk.
Nemrut’un kapatılması sadece bir tedbir, ama asıl mesele bizim zihniyetimizi değiştirmemiz. Eğer doğaya misafir olduğumuzu unutursak, doğa da bize misafirperverliğini unutturur. Unutmayalım: Bu toprakların gerçek sahibi ayılar, kurtlar, kuşlar ve bitkilerdir. Biz sadece geçici misafirleriz.
Artık şunu kabul etmeliyiz: Doğada tehlike yaratan ayılar değil, kuralları hiçe sayan, bilinçsiz davranışlarıyla doğayı tehdit eden biz insanlarız.
Ayılar mı Suçlu Yoksa Biz mi?
Serkan Olcay
Yorumlar (1)