Sağlıklı Hayat Merkezlerine neden gitmeniz gerektiğini gerçekten biliyor musunuz?
Bundan yaklaşık altı yıl önce, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki asistanlığımın son yılındaydım. Çok sevdiğim bir dostumun annesi, nefes darlığı şikâyetiyle hastaneye başvurmuştu. Yapılan mamografi ve alınan biyopsi sonucunda ileri evre meme kanseri olduğu ortaya çıktı.
Ayşe teyze… Onu çok severdim. Her seferinde, arkadaşım aracılığıyla bana gönderdiği köy ekmekleri ve eksilmeyen güler yüzü hâlâ aklımda.
Sonrasında uzman olarak Şırnak’taki görevime gittim. Yıllar sonra İstanbul’a döndüğümde ise Ayşe teyzenin vefat ettiğini öğrendim. İçimde kalan o burukluk hâlâ aynı.
Ne yazık ki bu sadece bir hikâye değil. Buna benzer o kadar çok hayat var ki… Büyük ihtimalle sizin de çevrenizde, meme kanseri nedeniyle bir yakınını kaybetmiş ya da bunun izlerini taşıyan biri vardır.
Oysa tablo her zaman böyle olmak zorunda değil.
Meme kanseri taramaları, daha yirmili yaşlarda kişinin kendi kendine yaptığı meme muayenesiyle başlar. Kırklı yaşlardan itibaren ise iki yılda bir yapılan mamografi sayesinde hastalık erken evrede yakalanabilir. Erken teşhis ise hayat kurtarır.
İşte tam bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezleri devreye giriyor.
Bu merkezlerde bulunan KETEM birimlerinde, 40-69 yaş arası kadınlara mamografi taramaları ücretsiz olarak sunuluyor.
Yani aslında mesele imkânsızlık değil, çoğu zaman farkındalık eksikliği.
Şimdi bir an durun ve düşünün…
Bu satırları okuyan genç arkadaşım; anneni, teyzeni, halanı… 40 yaş üstü hangi kadını tanıyorsan, onu bir Sağlıklı Hayat Merkezi’ne götürmeye var mısın?
Çünkü bazen bir randevu, bir hayat demektir.

Halk Sağlığı Başkanı
Halk Sağlığı Uzmanı Uzman Doktor Enes Camcıoğlu