Diş hekimi olarak hastalarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Hocam fırçalarken kanıyor ama herkesinki kanıyor zaten.” İşte tam da bu yüzden bu yazıyı yazıyorum. Çünkü diş eti kanaması ne normaldir ne de masumdur. Çoğu insan diş eti kanamasını sert fırçaya, hassas diş etine ya da geçici bir duruma bağlar. Hatta bazıları “kanıyorsa daha az fırçalayayım” diye düşünür. Oysa gerçek tam tersidir. Diş eti kanıyorsa ortada bir sorun vardır ve bu sorun çoğu zaman sessizce ilerler. Sağlıklı bir diş eti kanamaz. Kanama, diş etinin iltihaplandığının en erken ve en net işaretidir. Dişlerin üzerinde biriken bakteri plağı zamanla diş taşına dönüşür. Bu birikimler diş etini tahriş eder ve iltihap başlar. İlk aşamada fırçalama sırasında kanama, kızarıklık ve hafif şişlik görülür. Bu dönemde tablo geri dönüşümlüdür ve erken müdahale ile kolayca tedavi edilebilir. Ancak diş eti kanaması ciddiye alınmaz ve yıllarca ertelenirse iltihap sadece diş etinde kalmaz. Dişi çene kemiğine bağlayan dokular da etkilenir. Bu aşamada diş eti çekilmeleri başlar, dişler uzamış gibi görünür, ağız kokusu kalıcı hale gelir ve dişlerde sallanma oluşur. Çoğu zaman ağrı olmadığı için hastalar bu sürecin farkına varmaz. Hatta kanamanın azalması iyileşme sanılır. Oysa bu durum hastalığın derinleştiğinin bir göstergesidir. En sonunda sağlam görünen dişler bile kaybedilebilir. Toplumda yaygın olan bir diğer yanlış inanış ise diş taşı temizliğinin diş etini zayıflattığı ve kanattığıdır. Diş eti temizlikten dolayı değil, iltihaplı olduğu için kanar. Temizlik sonrası görülen geçici kanama, iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Temizlik yapılmadığında ise iltihap ilerler, kemik kaybı başlar ve tedavi çok daha zor hale gelir. Diş eti hastalıkları sadece ağızla sınırlı değildir. Yapılan bilimsel çalışmalar, diş eti hastalıklarının kalp-damar hastalıkları, diyabet ve gebelikte erken doğum gibi birçok sistemik durumla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ağız, vücuttan ayrı bir alan değildir. Diş etindeki kronik bir iltihap tüm vücudu etkileyebilir. Bu nedenle dişler kanasa bile günde en az iki kez fırçalanmalı, diş ipi veya ara yüz fırçası kullanılmalı ve “kanıyor” diye ağız bakımı asla bırakılmamalıdır. Yılda en az bir kez diş hekimi kontrolüne gidilmeli, ağız kokusu, diş eti çekilmesi veya dişlerde sallanma varsa mutlaka gecikmeden değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki erken teşhis, diş kaybını önler. Diş eti kanaması bir tesadüf değildir, bir alışkanlık hiç değildir ve kesinlikle normal değildir. Diş etiniz kanıyorsa vücudunuz size bir şey söylüyordur. Kanayan diş eti yardım çağrısıdır.