Yargıtay, iş yerinde bulunmayan bir çalışanın giriş kartını işyerindeymiş gibi okutan amir hakkında emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, bu davranışın işverenin güvenini kötüye kullanmak anlamına geldiğine hükmederek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine karar verdi.
Yaklaşık 18 yıl boyunca aynı fabrikada görev yapan personel şefi, iş sözleşmesinin tazminatsız feshedilmesinin ardından İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davacı, işten çıkarılmasının haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarının ödenmesini talep etti.
İşveren ise davacının, mesaiye gelmeyen bir çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okutarak personelin çalışmış gibi görünmesini sağladığını ve bu nedenle işverenin yanıltıldığını savundu. Şirket yönetimi, bu davranışın iş ilişkisindeki güven unsurunu ortadan kaldırdığını belirterek feshin haklı nedenle gerçekleştirildiğini ifade etti.
İlk derece mahkemesi, davacının eylemi nedeniyle işverenin somut bir zarara uğradığının kanıtlanamadığını ve çalışanın 18 yıllık hizmet süresi boyunca benzer bir davranışta bulunmadığını dikkate alarak kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onayladı.
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirmede bulundu. Kararda, işyerinde bulunmayan bir çalışanın kartının okutulmasının doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı olduğu vurgulandı. Yüksek Mahkeme, bu tür davranışlarda işverenin ayrıca maddi zararının oluşmasının aranmayacağını belirtti.
Yargıtay, çalışmadığı halde işyerinde bulunuyormuş gibi gösterilen personele ücret ödenmesinin mümkün olduğuna dikkat çekerek, söz konusu eylemin işveren açısından güven ilişkisini zedelediğini ifade etti. Bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine hükmeden daire, çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
Oy birliğiyle alınan kararda, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı kaldırılırken ilk derece mahkemesinin kararı da bozuldu. Karar, iş hukukunda işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisinin önemini bir kez daha ortaya koyan emsal kararlar arasında yerini aldı.




