Uzun yıllardır Ahlat’ta düzenlenen programları takip eden, her yıl bir öncekinin üzerine yeni bir şeyler konulduğuna şahitlik eden biri olarak, öncelikle emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor.
Ahlat’ta gerçekleştirilen programların bugün ulaştığı noktada birçok kişinin ve kurumun emeği var. Kimi büyük bir sorumluluk üstlendi, kimi küçük bir katkı sundu. Ancak yapılan işin büyüklüğü ne olursa olsun, bu organizasyonların ortaya çıkmasında emeği bulunan herkesin takdir edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Geçtiğimiz günlerde Ahlat’ta yine tarihi bir güne şahitlik ettik. Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Kabinesi ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen programlarla kutlandı.
Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş gibiydi.
Ancak bir konu vardı ki, ne yazık ki aynı hassasiyet gösterilmedi: Basın mensupları…
Dünyaya aktarılması gereken tarihi anların her birini görüntülemek, fotoğraflamak ve haberleştirmek için alanda bulunan basın mensupları için doğru düzgün bir çalışma alanı dahi oluşturulmamıştı.
Etkinlik alanında çektiği görüntü ve fotoğrafları merkezine göndermek, haberini hazırlamak isteyen gazeteciler, personelin imkânlarıyla kendilerine tahsis edilen bir odayı kullanmak zorunda kaldı. Çantalarını ve içinde ciddi maddi değere sahip kamera, objektif ve diğer ekipmanlarını bir kenara bırakan gazeteciler, haberlerini yetiştirme telaşıyla görevlerini sürdürdü.
Üstelik bu durum karşısında seslerini yükseltmediler.
Koca bir salonda herkesin gürültüsü arasında haber yazdılar, görüntülerini gönderdiler, fotoğraflarını servis ettiler.
Çünkü onların işi buydu.
Asıl mesele ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programını takip eden basın mensuplarının yerleştirildiği alanda kendisini gösterdi.
Basın için ayrılan bölge, adeta “görüntü alınmasın” düşüncesiyle hazırlanmış gibiydi. Uzak bir mesafe, önünde ekranlar ve görüntü almayı zorlaştıran şartlar…
Buna rağmen gazeteciler, yılların tecrübesi ve mesleki becerileriyle işlerini yaptılar. Önlerine konulan engellere rağmen fotoğraf ve görüntü almayı başardılar.
Çünkü onlar oraya sadece bir programı izlemeye gelmemişti.
O tarihi anları dünyaya aktarmaya gelmişlerdi.
Dışarıdan gelen basın mensupları görevlerini tamamlayıp memleketlerine döndü.
Peki ya yerel basın?
Onlar yine burada.
Ertesi gün de haberin peşindeler, bir sonraki programda da… Yağmur, soğuk, sıcak demeden; çoğu zaman herhangi bir beklenti içerisinde olmadan, bölgenin tanıtımına katkı sunmak için çalışıyorlar.
İşte tam da bu nedenle, organizasyonların planlanması yapılırken yerel basın da düşünülmeli.
Çünkü basın mensubu yalnızca etkinlik alanında görüntü alan kişi değildir. O görüntüyü haberleştiren, bölgeyi tanıtan, yapılan çalışmaları Türkiye’ye ve dünyaya duyuran kişidir.
Ahlat gibi tarih ve medeniyet açısından büyük bir öneme sahip bir ilçenin tanıtımında basının rolü küçümsenmemeli.
Her şeyin mükemmel düşünülmesi elbette takdire şayan.
Fakat dünyaya “Ahlat’ı, Bitlis’i ve Malazgirt ruhunu” anlatmak için orada bulunan insanların da aynı özenle düşünülmesi gerekir.
Belki o günlerde düşünülmeliydi.
Ama bundan sonrası için düşünülmesi elzemdir.
Ve bir başka önemli konu daha var:
Gönülden çalışan insanlara teşekkür etmek…
Böylesine büyük organizasyonlarda görev alan, gece gündüz demeden çalışan, kendi imkânlarıyla bölgenin tanıtımına katkı sunan yerel basın mensuplarının emeği görülmeli.
Onlar belki bir teşekkür beklemiyor.
Belki hiçbir karşılık beklemeden yine aynı şekilde çalışacaklar.
Ama bir teşekkür, kimseyi küçültmez.
Aksine, emeği görmeyi ve takdir etmeyi bilen yönetimin büyüklüğünü gösterir.
Çünkü takdir etmek, yöneticilerin görevidir.
Ahlat’ta her şey güzeldi.
Programlar, organizasyon, katılım, atmosfer…
Sadece bir şey eksikti:
Basına verilen değer.
Umarım bundan sonraki büyük organizasyonlarda, tarihi anları kayda geçirmek için orada bulunan gazeteciler de organizasyonun önemli bir parçası olarak görülür.
Çünkü tarih yalnızca yaşanmaz.
Tarih aynı zamanda yazılır, görüntülenir ve dünyaya anlatılır.
Ve o tarihi yazanların emeği de en az o tarihi yaşatanlar kadar değerlidir.
Güncel
Spor
Bitlis
Eğitim
Ahlat
Gündem
Güroymak
Tatvan
Ekonomi
Çevre
Politika
Öcan Çiriş'in Kaleminden: Her Şey Güzeldi, Bir Şey Hariç: Basına Verilen Değer
Uzun yıllardır Ahlat’ta düzenlenen programları takip eden, her yıl bir öncekinin üzerine yeni bir şeyler konulduğuna şahitlik eden biri olarak, öncelikle emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar




