Bitlis

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Bitlis’te İftara katıldı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Bitlis’te partisince düzenlenen iftar yemeği sonrası partililere seslenerek, “Terörsüz Türkiye istiyoruz ama Türkiye'yi hiç konuşmuyoruz.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Bitlis’te partisince düzenlenen iftar yemeği sonrası partililere seslenerek, “Terörsüz Türkiye istiyoruz ama Türkiye'yi hiç konuşmuyoruz. Bu süreç başladığından beri? Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü konuşuyoruz. Bizi bir ve birlikte tutan milli kimliğimizin tartışılmaya açılmasını konuşuyoruz. Vatandaşlık tanımını konuşuyoruz. Abdullah Öcalan'ın statüsünü konuşuyoruz. 50 bin insanımızın katiline statü vermek isteyenler buyursun karşıma çıksın” dedi.
Muş’tan karayoluyla Bitlis’e gelen Genel Başkan Müsavat Dervisşoğlu, Partisince bir düğün salonunda düzenlenen iftar yemeğine katıldı. İftar yemeğine Siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve partililer katıldı. Salon önünde partililer tarafından çiçeklerle karşılanan Dervioğlu iftar sonrası yaptığı konuşmasında siyaset yapmak için değil, buradaki vatandaşlarla hemhal olmak için sahaya çıktıklarını söyledi.
Dervişoğlu, “Meselemiz farklı kökenlere, farklı ana dillerine mensup olup olmamak değil. Bizim meselemiz birlik içinde, beraberlik içinde, kardeşlik içinde yaşamayı becerebilmemiz. Bu coğrafyada bunu 1.000 yıl sürdürmüşüz. Ama geride bıraktığımız yarım asırlık süreç içerisinde de birtakım zorluklarla karşı karşıya kalmışız. Meseleleri sadece toptancı bir bakış açısıyla farklı bilgilere dayanarak değerlendiremeyiz. Meseleleri acaba arkasında ne var diye düşünmek lazım. Bu ülkenin birliği, bütünlüğü ve kardeşliği kimin işine gelmiyorsa Türkiye'de çıkan terörün Faili onlardır, değerli millet. Burada bulunan hiç kimsenin bu konudan bir sorumluluğu yoktur. Kim terörden beslenmek istiyorsa terörü ve teröristi beslemiştir. Hala da devam ediyor bu uygulama. Ve Türkiye'de sizler de şahitsiniz ki bizi diğer partilerden ayıran bir süreç yaşanmıştır. İmralı'daki cami başı şehitlerimizin katili gazilerimizin faili bir terör örgütü Liderini, Türkiye'nin barışının temin edilebilmesi noktasından vazgeçilmez bir kişi konumuna getirmek istediler. İyi Parti olarak da şahsen Müsavat Dervişoğlu olarak da ben buna karşı çıktım. Çünkü bu bölgede yaşayan insanların, Kürtlerin, Zazaların hamisi bir cani başı olamaz. Bir cani başının yol göstericiliğinde tanzim edilen bir süreçten de bu memlekete bir fayda gelmez. Dolayısıyla ne kurduğunuz komisyona gidip komisyonculuk yaparız ne de bu ihanet projesinin parçası oluruz diye açıklama yaptım. Bazı yerlerde tepki gördüm. Diyorlar ki Terörsüz Türkiye istiyoruz. Ama Türkiye'yi hiç konuşmuyoruz. Bitlisli'nin derdini hiç konuşmuyoruz. Bingöllü'nün, Muşlu'nun, Hakkari'nin, Şırnaklı'nın, Diyarbakır'ın derdini hiç konuşmuyoruz. Konuştuğumuz ne bu süreç başladığından beri? Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü konuşuyoruz. Bizi bir ve birlikte tutan milli kimliğimizin tartışılmaya açılmasını konuşuyoruz. Vatandaşlık tanımını konuşuyoruz. Abdullah Öcalan'ın statüsünü konuşuyoruz. 50 bin insanımızın katiline statü vermek isteyenler buyursun karşıma çıksın.”
ÖCALAN’IN UMUT HAKKI KARARINI HALK VERSİN
Dervişoğlu, TBMM’de yeni düzenlemeler yapıldığını, bir takım hukuki düzenlemeler yapılması için komisyonlar kurulduğunu da belirterek, “Şimdi yeni yeni düzenekler oluşturuluyor. Şahitlik ediyorsunuz hepinizle bunlara bizimle Dikkatinizi çekiyordur. Bu komisyon çalışmalarının sonrasında birtakım yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade ettiler. Ve yine o kapsamda bu yasal düzenlemelerin yapılıp PKK örgütüne mensup üst düzey yöneticilerin hayata dahil olmasını temin edebilecek birtakım hukuki düzenlemeler yapılması gerekliliğine işaret ettiler. Hatta daha da ileriye giderek bölgede beklentiye karşılık olabilecek bir zemini oluşturmak için anayasada bir takım değişikliklerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Ben söylüyorum bakın açık ve net olarak söylüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde iktidarın ve bu işe ayakta olanların elde etmiş olduğu bir çoğulluk olabilir. Yani meclis aritmetiği o yasal düzenlemeleri yapmaya, anayasal değişiklikleri hayata geçirmeye elverişli olabilir. Yani mecliste yasal Düzenleme yapmaya elverişli bir parlamento çoğunluğu yakalayabilirler. Demle bir araya gelir. Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi zaten birlikte hareket ediyor. Demle bir araya geldiklerinde yasal düzenleme yapma sorunu ortadan kalkıyor. Bir de yanlarına Cumhuriyet Halk Partisi'ni dahil ederlerse o zaman anayasayı mecliste değiştirmek Gücü de elde edebiliyorlar teknik olarak. Ama orta yerde millet var. Milletin kararı da elbette ki çok önemli. Bu millete sorsunlar bakalım. O Devlet Bahçeli meclis kürsüsüne Abdullah Öcalan'ı çağırdı ya. Kimse gitmezse İmralı'ya ben giderim dedi ya. Umut hakkından yararlanması gerekiyor diye ifade etti ya. Hatta gidip birilerinin çiçeklerini, resimlerini de sevdi ya. Meclisteki çoğunluğu bıraksın. Gücü varsa, itibarı varsa bu millete sorulmalı. Sorsunlar bakalım. Abdullah Öcalan umut hakkına kavuşup milletin arasına karışsın mı yoksa İmralı'daki hücresinde yatmaya devam etsin mi? Bunun kararını millet versin.” dedi.
TÜRK'ÜN KARDEŞLİĞİNE HALEL GETİRMEK İSTEYEN KİM VARSA O DA BENİ KARŞISINDA BULUR
Dervişoğlu, Kürtleri PKK ve Abdullah Öcalan'la eşitleyen, düzene de, nizama da, söyleme de işte onun için isyan ediyorum. Türklerin taleplerine, Türk'ün birliğine, Türk'ün kardeşliğine halel getirmek isteyen kim varsa o da beni karşısında bulur. Hiç kimse benim kardeşimle arama giremez. Hiç kimse bizim asırlara şamil dostluğumuza, birliğimize, beraberliğimize halel getiremez. Yöre halkının iktidar ile malum bir parti arasında sıkıştığını biliyorum. Yani örs ile çekicin arasındaki demire benzemiş bölge halkı. Dolayısıyla iki siyasi partinin biri iktidar partisi ve diğeri de o bahse konu malum parti ikisinin arasında sıkışmıştı. Sıkıştığı için sorunlarının çözülebilmesi noktasında da zaman zaman çaresizliğe gark edilmiş gibi hissediyor kendisini. Kendini böyle hissedenlere buradan söz veriyorum. Hiç endişeye mahal yok. Ne terör örgütünün uzantısı bir siyasi partiye muhtaçsınız. Ne 100 yıllık Cumhuriyetin 25 yılında Türkiye için hiçbir güzel adımı atmamış mevcut iktidar partisine muhtaçsınız” şeklinde konuştu.
Dervişoğlu’na konuşmasının ardından Bitlis İl Başkanı Ziya Yoldaş tarafından bir tablo hediye edildi. Dervişoğlu, Hakkari ziyaretlerine katılmak üzere Van’a doğru hareket etti.