8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, azmi ve başarılarıyla birçok kadına ilham olan işletmeci Şazime Hancı, hayat hikâyesiyle “isteyen kadın her şeyi başarır” sözünü adeta gerçeğe dönüştürüyor. Bitlis’te doğup büyüyen Hancı, zorlu şartlara rağmen hayallerinin peşinden giderek hem sanat hem de iş dünyasında önemli başarılara imza attı.
Coğrafyanın kader olarak görüldüğü bir ortamda dünyaya gelen, ilkokul mezunu ve üç çocuk annesi olan Şazime Hancı’nın hayatı, küçük kızının getirdiği bir okul formuyla değişti. O dönemde 7 yaşındaki kızının “Anne, forma kendini lise mezunu yazabilir misin?” sözleri Hancı için bir dönüm noktası oldu. Bu sözlerden etkilenerek eğitimine yeniden başlayan Hancı, dışarıdan ortaokul ve liseyi tamamladı. Ardından üniversite sınavına girerek istediği bölümü kazandı ve başarıyla mezun oldu.
Eğitim hayatını tamamladıktan sonra çocukluğundan beri içinde olan sanat tutkusunu keşfeden Hancı, aile destek merkezlerinde açılan kurslara katıldı. Kısa sürede yeteneği fark edilen Hancı, boncuklarla hazırladığı üç boyutlu Beş Minare, Van Gölü ve feribot tasarımlarıyla büyük ilgi gördü. Bu başarının ardından kurs hocalığı yapmaya başlayan Hancı, birçok yeni tasarım ve eserle yüzlerce kursiyere eğitim verdi.
Sanattaki yeteneğini daha büyük platformlarda görmek isteyen Hancı, İstanbul’da düzenlenen ve Türkiye’nin farklı illerinden sanatçıların katıldığı bir yarışmaya katıldı. Dokuz farklı işleme tekniğini kullandığı Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu çalışmasıyla yarışmada Türkiye birinciliği elde ederek “Oskar ödülü” kazandı.
Sanatın herkes için gerekli olduğunu vurgulayan Hancı, Bitlis bölgesinde ilk ve tek özel karma sanat atölyesini kurdu. Atölyede sadece ev hanımlarına değil; akademisyenlerden sağlık çalışanlarına, askeri personelden kamu görevlilerine kadar birçok meslek grubuna eğitimler verildi. Yıllar içinde bölgedeki birçok kurum ve ilçede eğitimler düzenleyen Hancı, yaklaşık 5 bine yakın kişiye sanat alanında bilgi aktararak birçok kişinin yeni bir meslek edinmesine katkı sağladı.
Memleketine daha fazla katkı sunmak isteyen Hancı, bir dernek kurarak sosyal projeler gerçekleştirdi ve bu çalışmalar ulusal ve yerel basında yer aldı. Bununla da yetinmeyen Hancı, bölgedeki yerel bir televizyon kanalında bir yıl boyunca her sabah canlı yayın programı sunarak televizyon sunuculuğu yaptı ve basın mensubu olarak da görev aldı.
Girişimcilik yolculuğuna devam eden Hancı, organizasyon sektörüne adım atarak Asarı Sanat Organizasyon firmasını kurdu. KOSGEB desteğiyle lazer kesim makinesi alarak üretim yapan bir firma haline gelen işletmesi, kısa sürede büyüdü. Kooperatif destekleriyle aldığı finansal imkanları da değerlendiren Hancı, işlerini genişleterek Tatvan’da 700 kişi kapasiteli sanat, kına ve davet salonunun işletmecisi oldu ve birçok kişiye istihdam sağladı.
Tüm başarılarına rağmen yolun kolay olmadığını dile getiren Hancı, karşılaştığı engellerin kendisi için birer basamak olduğunu ifade ediyor. İlk adımlarında kendisine ilham olan kızının bugün uçak mühendisliği okuduğunu belirten Hancı, iki oğluyla birlikte çocuklarını vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetiştirmeyi en büyük hedeflerinden biri olarak görüyor.
Kadınlara da önemli mesajlar veren Hancı, “Vazgeçmeyin, pes etmeyin. Her kadının içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek vardır. Kadın isterse iyi bir anne, başarılı bir iş kadını, iyi bir öğretmen ya da sanatçı olabilir. Biz güçlü kadınlarız” dedi.
Bitlis’ten Türkiye’ye uzanan bu ilham verici başarı hikâyesiyle Şazime Hancı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde birçok kadına umut olmaya devam ediyor.Bitlis’ten Türkiye’ye Uzanan Başarı Hikâyesi: Şazime Hancı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, azmi ve başarılarıyla birçok kadına ilham olan işletmeci Şazime Hancı, hayat hikâyesiyle “isteyen kadın her şeyi başarır” sözünü adeta gerçeğe dönüştürüyor. Bitlis’te doğup büyüyen Hancı, zorlu şartlara rağmen hayallerinin peşinden giderek hem sanat hem de iş dünyasında önemli başarılara imza attı.
Coğrafyanın kader olarak görüldüğü bir ortamda dünyaya gelen, ilkokul mezunu ve üç çocuk annesi olan Şazime Hancı’nın hayatı, küçük kızının getirdiği bir okul formuyla değişti. O dönemde 7 yaşındaki kızının “Anne, forma kendini lise mezunu yazabilir misin?” sözleri Hancı için bir dönüm noktası oldu. Bu sözlerden etkilenerek eğitimine yeniden başlayan Hancı, dışarıdan ortaokul ve liseyi tamamladı. Ardından üniversite sınavına girerek istediği bölümü kazandı ve başarıyla mezun oldu.
Eğitim hayatını tamamladıktan sonra çocukluğundan beri içinde olan sanat tutkusunu keşfeden Hancı, aile destek merkezlerinde açılan kurslara katıldı. Kısa sürede yeteneği fark edilen Hancı, boncuklarla hazırladığı üç boyutlu Beş Minare, Van Gölü ve feribot tasarımlarıyla büyük ilgi gördü. Bu başarının ardından kurs hocalığı yapmaya başlayan Hancı, birçok yeni tasarım ve eserle yüzlerce kursiyere eğitim verdi.
Sanattaki yeteneğini daha büyük platformlarda görmek isteyen Hancı, İstanbul’da düzenlenen ve Türkiye’nin farklı illerinden sanatçıların katıldığı bir yarışmaya katıldı. Dokuz farklı işleme tekniğini kullandığı Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu çalışmasıyla yarışmada Türkiye birinciliği elde ederek “Oskar ödülü” kazandı.
Sanatın herkes için gerekli olduğunu vurgulayan Hancı, Bitlis bölgesinde ilk ve tek özel karma sanat atölyesini kurdu. Atölyede sadece ev hanımlarına değil; akademisyenlerden sağlık çalışanlarına, askeri personelden kamu görevlilerine kadar birçok meslek grubuna eğitimler verildi. Yıllar içinde bölgedeki birçok kurum ve ilçede eğitimler düzenleyen Hancı, yaklaşık 5 bine yakın kişiye sanat alanında bilgi aktararak birçok kişinin yeni bir meslek edinmesine katkı sağladı.
Memleketine daha fazla katkı sunmak isteyen Hancı, bir dernek kurarak sosyal projeler gerçekleştirdi ve bu çalışmalar ulusal ve yerel basında yer aldı. Bununla da yetinmeyen Hancı, bölgedeki yerel bir televizyon kanalında bir yıl boyunca her sabah canlı yayın programı sunarak televizyon sunuculuğu yaptı ve basın mensubu olarak da görev aldı.
Girişimcilik yolculuğuna devam eden Hancı, organizasyon sektörüne adım atarak Asarı Sanat Organizasyon firmasını kurdu. KOSGEB desteğiyle lazer kesim makinesi alarak üretim yapan bir firma haline gelen işletmesi, kısa sürede büyüdü. Kooperatif destekleriyle aldığı finansal imkanları da değerlendiren Hancı, işlerini genişleterek Tatvan’da 700 kişi kapasiteli sanat, kına ve davet salonunun işletmecisi oldu ve birçok kişiye istihdam sağladı.
Tüm başarılarına rağmen yolun kolay olmadığını dile getiren Hancı, karşılaştığı engellerin kendisi için birer basamak olduğunu ifade ediyor. İlk adımlarında kendisine ilham olan kızının bugün uçak mühendisliği okuduğunu belirten Hancı, iki oğluyla birlikte çocuklarını vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetiştirmeyi en büyük hedeflerinden biri olarak görüyor.
Kadınlara da önemli mesajlar veren Hancı, “Vazgeçmeyin, pes etmeyin. Her kadının içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek vardır. Kadın isterse iyi bir anne, başarılı bir iş kadını, iyi bir öğretmen ya da sanatçı olabilir. Biz güçlü kadınlarız” dedi.
Bitlis’ten Türkiye’ye uzanan bu ilham verici başarı hikâyesiyle Şazime Hancı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde birçok kadına umut olmaya devam ediyor.
Bitlis’ten Türkiye’ye Uzanan Başarı Hikâyesi: Şazime Hancı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, azmi ve başarılarıyla birçok kadına ilham olan işletmeci Şazime Hancı, hayat hikâyesiyle “isteyen kadın her şeyi başarır” sözünü adeta gerçeğe dönüştürüyor.
Muhabir: Serap Boyar
Yorumlar





