Beş minarenin gölgesinde, Van Gölü’nün serin esintisiyle yoğulan Bitlis, bir Ramazan Bayramı’na daha hazırlanıyor. Ancak bugünlerde çarşı pazarda duyulan o meşhur cümle yine dillerde: "Nerede o eski bayramlar?" Bitlis’in tarih kokan sokaklarında geçmişin "helise" kokulu sabahları ile bugünün "görüntülü arama" telaşı arasında derin bir nostalji rüzgarı esiyor.
Helise Kokulu Sabahlardan Sessiz Bildirimlere
Eskiden Bitlis’te bayram, arife gecesinden başlardı. Çocuklar için bayramlık pabuçlar yastık altına gizlenir, "arife suyu" ile yıkanmanın insanı bir arpa boyu uzatacağına inanılırdı. Bayram sabahı, camilerden çıkan cemaat doğruca mahallenin en büyüğünün evine akar, dev kazanlarda pişirilen Helise yemeği etrafında saf tutulurdu.
Bugün ise Bitlis’in o meşhur taş evlerinin yerini alan modern apartmanlarda, bayram sabahları daha sessiz. Helise geleneği bazı köylerde ve Adilcevaz gibi ilçelerde dirense de, birçok evde bayramın gelişini artık kapı zili değil, akıllı telefonlara düşen toplu mesaj bildirimleri müjdeliyor.
El Öpmek mi, "Emoji" Göndermek mi?
Bitlisli 75 yaşındaki Ahmet amca, o eski "kendinden emin" vakur duruşuyla iç çekerek anlatıyor:
"Bizim zamanımızda bayram demek, diz kırmak, el öpmek ve nasihat dinlemekti. Çocuklar kapımıza geldiğinde şeker değil, sevgi verirdik. Şimdi torunlarım yan odadan bayramımı kutluyor. Elimiz yine öpülüyor şükür, ama gözler hep o küçük camlarda (telefonlarda)."
Gençler içinse bayram artık "sosyal medya estetiği" demek. Bitlis Kalesi’ne karşı çekilen bir özçekim (selfie), bayramın kutlandığının en büyük kanıtı haline gelmiş durumda. Eskiden mahalle mahalle gezip "bayram harçlığı" toplayan o neşeli çocuk gruplarının yerini, bayram tatilini fırsat bilip oyun konsollarının başına geçen bir nesil alıyor.
Değişmeyen Tek Şey: Bitlis Misafirperverliği
Her ne kadar teknoloji bayramın kimyasını değiştirse de, Bitlis’in özündeki o kadim misafirperverlik hala dimdik ayakta. Şerbetler yine kaynıyor, Bitlis büryanı bayram sofralarının baş tacı olmaya devam ediyor. Sokaklarda hala bayramlıklarıyla koşturan birkaç çocuk görmek, o eski fotoğraflardaki mutluluğu günümüze taşıyor.
Bitlis, 13 gün sonra başlayacak olan bayramda yine o eski ruhu yakalamaya çalışacak. Belki helise kazanları eskisi kadar sık kaynamayacak ama "Beş Minare"nin ezanı okunduğunda, gönüller yine aynı huzurda buluşacak.
Bitlis'te Bayram: Taş Evlerin Gölgesinden Ekran Işığına
Beş minarenin gölgesinde, Van Gölü’nün serin esintisiyle yoğulan Bitlis, bir Ramazan Bayramı’na daha hazırlanıyor. Ancak bugünlerde çarşı pazarda duyulan o meşhur cümle yine dillerde: "Nerede o eski bayramlar?" Bitlis’in tarih kokan sokaklarında geçmişin "helise" kokulu sabahları ile bugünün "görüntülü arama" telaşı arasında derin bir nostalji rüzgarı esiyor.
Muhabir: Volkan SUSEM
Yorumlar





