Değerli okuyucular. Sizlere Bitlis’in yetiştirdiği ender ve çok değerli şahsiyetlerden biri olan Zeki ERGEZEN’i kısaca tanıtmak isterim(her ne kadar kelimelerimiz yetersiz kalsa da). Kendisi, Türkiye’nin modernleşme ve altyapı hamlelerinin hız kazandığı 2000’li yılların başında, devletin en kritik icraat makamlarından birinde yer alan bir isim, sadece yaptığı yollar ve köprülerle değil; sergilediği zarafet ve mütevazılıkla da hafızalara kazındı. Bitlis’in bağrından çıkıp devletin zirvesine yükselen, eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen, Türk siyasi tarihinde “makamların geçici, Hoş Bir Sadanın ise kalıcı” olduğunun en somut kanıtlarından biridir.
Onu sadece kronolojik bir biyografiyle anlatmak, bıraktığı derin izi eksik tanımlamak olur. Zeki Ergezen; bürokrat, milletvekili ve bakan kimliklerinin çok ötesinde, her şeyden önce yüksek ahlakı, doğruluğu, sözünün eri, abiliği, yardımseverliği ve doğduğu topraklara olan sarsılmaz aidiyetiyle anılan gerçek bir Anadolu beyefendisiydi.
Mühendislik ve mimarlık eğitimi, Zeki Ergezen’in hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biriydi. Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Mimarlık Bölümü'nden mezun olduktan sonra, mesleğini masa başında değil, bizzat sahada devlet hizmetine sundu. Muş ve Bitlis’te yürüttüğü Bayındırlık İl Müdürlüğü görevleri ile Köy Hizmetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki daire başkanlıkları, onun Türkiye’nin coğrafi ve sosyal gerçeklerini kılcal damarlarına kadar tanımasını sağladı.
Bu bürokratik tecrübe, 20 Ekim 1991 genel seçimlerinde Refah Partisi listesinden ve o dönemde özel uygulanan “Tercihli Oy Sistemi” ile ve yine 27 Mart 1994 Genel Seçimlerinde aynı partiden milletvekili seçilmesini sağladı. Daha sonra, 2002 yılında kurulan Ak Parti dönemi 58. ve 59. hükümetlerinde Bayındırlık ve İskân Bakanı olarak görev aldığında, ülkenin çehresini değiştirecek duble yol hamlelerinin ve büyük altyapı projelerinin mimarlarından biri yaptı.
Makamla Değişmeyen Bir Karakter: Mütevazılık ve Halkla İç İçe Bir Ömür
Siyaset sahnesinde uzun yıllar boyunca gücü elinde bulunduran insanların zamanla toplumdan uzaklaşması çok sık rastlanan bir durumdur. Ancak Zeki Ergezen, TBMM’de 5 dönem aralıksız olarak Bitlis Milletvekili olarak görev yapmasına ve bakanlık koltuğunda oturmasına rağmen, o samimi “Bitlisli” kimliğinden hiçbir zaman ödün vermedi.
Zeki Ağabeyin en bariz şahsi özelliklerinden biri kibirden tamamen arınmış mütevazı kişiliğiydi. Sabah namazını kılıp vatanı ve milletine hizmet etmek için bakanlık yolunu tutup görevi başında bulunan Zeki Ağabey, Türkiye tarihinde ender rastlanan bir hizmet heyecanı ve aşkına sahipti. Onun bakanlık kapısı, sadece bürokratlara veya üst düzey siyasetçilere değil; Bitlis'in köylerinden kopup gelen, derdi olan her vatandaşa sonuna kadar açıktı. Ankara’nın soğuk ve resmi koridorlarında, memleketinin insanını sıcak bir çay, güler yüz ve içten bir kucaklamayla karşılar; onların sorunlarını kendi şahsi meselesi gibi sahiplenirdi. Açık ve doğru konuşur, verdiği sözü yerine getirir, kimseyi boş yere umutlandırıp kandırmazdı. Makam gücünü hiçbir zaman üstünlük aracı olarak görmez; kibirlenmez, aksine bunu halka ve devlete hizmet etmenin ağır bir sorumluluğu olarak omuzlarında taşırdı.
Memleket Sevdası ve Bitlis’e Adanmış Bir Hayat
Zeki Ergezen demek, Bitlis sevdalısı demekti. Meclis kürsüsünde ya da bakanlık kabinesinde nerede olursa olsun, kalbinin bir yarısı her zaman Bitlis ve Van Gölü’nün kıyısında, Selçuklu mirası topraklarda atardı. Bitlis’in kalkınması, işsizliğin azaltılması, eğitim ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi için mesai mefhumu gözetmeksizin çalışırdı.
Bakanlık döneminde imza attığı yatırımlar, Bitlis'in kaderini değiştiren kalıcı anıtlara dönüştü. Şehrin geleceğini inşa edecek ve entelektüel gelişimini sağlayacak en büyük eğitim hamlesi olan Bitlis Eren Üniversitesi'nin kuruluş altyapısından planlama süreçlerine kadar onun bir mimar ve bakan olarak çok büyük emeği ve çalışmaları olmuştur. Sağlıkta bölgenin en büyük mahrumiyetlerinden birini bitiren Bitlis Devlet Hastanesi ve ilçelerdeki entegre sağlık tesislerinin yapımı, onun döneminde hız kazanmış ve bizzat takip edip sonlandırdığı projeler arasındaydı. Altyapı ve ulaştırma alanında ise Bitlis-Tatvan-Ahlat-Adilcevaz sahil yolu, Van, Muş ve Baykan deresi duble yol projeleri ve köylerin çehresini değiştiren Köydes yatırımları, onun memleketine kazandırdığı devasa yatırımlardır.
Zeki Ergezen’nin memleketine yaptığı hizmetler, sadece bu devasa devlet yatırımlarıyla da sınırlı kalmadı. O, halkın gönlüne dokunmayı başaran gizli bir yardımseverdi. İhtiyaç sahibi öğrencilerin burslarından, yoksul ailelerin dertlerine kadar pek çok sosyal yaraya, sağ elin verdiğini sol ele duyurmayan bir asaletle merhem olurdu. Bu yüzden Bitlis halkı onu sadece bir “bakan” ya da “milletvekili” olarak görmedi; onu “Zeki Ağabey” olarak bağrına bastı. O söz verdiği zaman, asla unutmaz, vakit kaybetmez, boşuna umutlandırmaz, kandırmaz ve ivedilikle sözünü yerine getirirdi. Memleketinde bu denli çok sevilen ve saygı duyulan bir şahsiyet olmasının temel sırrı, halkın içinden çıkması ve ne olursa olsun yine halkın içinde kalmayı tercih etmesiydi.
Sonuç olarak, 2 Ekim 2020 tarihinde aramızdan ayrılan Zeki Ergezen Ağabey, geride sadece köprüler, yollar ve kamu binaları bırakmadı. O, Türk siyasetine nezaketin, doğruluğun, dürüstlüğün, sözünün erinin ve millete sadakatin nasıl olması gerektiğini gösteren temiz bir miras ve gönlümüzde Hoş Bir Sada bırakarak gitti. Memleketi Ahlat’ın bağrında uyuyan bu değerli devlet adamı Zeki Ağabeyimizi her zaman hayırla, rahmetle, dualarla ve derin bir özlemle anmaya devam edeceğiz. Rabim mekanını Cennet-i Ala kılsın, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) komşu kılsın inşallah.
Onun öyküsü; doğruluğun, sözünün eri, dürüst yaşanmış bir ömrün, makam hırsına yenik düşmeyen bir vicdanın, memleketi ve ülkesine aşık bir yüreğin hikayesidir.
Derleyen ve Yazan
Remzi OTO
Başbakanlık Eski Başmüfettişi