Bitlis Tarihine Işık Tutan Eser Çıktı
Bitlis Tarihine Işık Tutan Eser Çıktı
İçeriği Görüntüle

Bugünkü yazıma nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum.
Çünkü ortada kurulmuş, emek verilmiş ve takdire şayan bir Bitlis Spor var. Ancak bu güzel tablonun yanında kafalarda soru işareti oluşturan başka bir görüntü de var: Bitlis Spor’a yeterince sahip çıkılmaması…
Dün kendi sahasında, kendi seyircisinin önünde zorlu rakibini güzel bir futbolla mağlup eden ve grubunda liderlik koltuğuna oturan bir Bitlis Spor izledik.
Sahada mücadele eden futbolcular, teknik heyet ve kulüp yönetimi önemli bir başarıya imza atıyor. Ancak görünen o ki bu takımın yükü hâlâ birkaç kişinin omuzlarında.
Buradan açıkça ifade etmek istiyorum: Bu böyle yürütülemez.
Daha önceki bir yazımda Kulüp Başkanı Caner Yamaç’a, ortaya koyduğu emek ve kurduğu bu güzel takım nedeniyle teşekkür etmiştim. Bugün de aynı noktadayım.
Ancak Bitlis Spor sadece Caner Yamaç’ın takımı değildir.
Bitlis Spor hepimizin takımıdır.
Dolayısıyla bu takıma hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor.
Peki nerede Bitlis?
Dün tribünlerde taraftar vardı. Takım vardı. Mücadele vardı. Güzel futbol vardı. Galibiyet vardı.
Ama şehrin ileri gelenlerini, yetkililerini ve bu takıma sahip çıkması gereken isimleri yeterince görememek insanın kafasında soru işaretleri oluşturuyor.
Özellikle maddi anlamda takımın kendi kaderine terk edilmiş görüntüsü beni ciddi anlamda düşündürüyor.
Bir takım kurulur, mücadele eder, başarılı olur ve ardından birkaç kişinin sırtında yürümeye çalışırsa bunun sürdürülebilir olmadığını hepimizin görmesi gerekiyor.
Bugün sahip çıkılmazsa yarın çok daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.
Vali Bey’i tribünde görmek isterdik
Dünkü karşılaşmada Bitlis Valisi Sayın Ahmet Karakaya’yı da tribünde, taraftarlarla birlikte Bitlis Spor’u izlerken görmek isterdik.
Elbette Valimizin programlarının yoğun olduğunu biliyoruz. Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu yoğun programlar neden Bitlis Spor’un maç gününe ve saatine denk geliyor?
Elbette Sayın Valimizin katılamadığı her program için farklı nedenleri olabilir. Bunu sorgulamak ya da kişiselleştirmek istemiyorum.
Benim söylemek istediğim çok daha basit:
Bitlis Spor’un yanında olduğumuzu göstermek için bazen sadece tribünde olmak bile büyük anlam taşır.
Çünkü Bitlis’in ve Bitlis’te yaşayan insanların önemli sosyal aktivitelerinden biri bugün Bitlis Spor’dur.
Şehrin insanlarını aynı tribünde buluşturan, aynı heyecanı yaşatan, çocuklara ve gençlere umut veren bir takımımız var.
Böyle bir değeri görmezden gelemeyiz.
Daha yolun başındayız
Bitlis Spor bugün grubunda lider olabilir.
Bu elbette önemli bir başarıdır. Ancak daha yolun başındayız.
Başarı geldikçe destek de artmalı.
Maddi ve manevi anlamda herkes üzerine düşeni yapmalı. İş insanlarından siyasetçilere, bürokratlardan sivil toplum kuruluşlarına, esnaftan taraftara kadar herkesin bu takımın etrafında kenetlenmesi gerekiyor.
Çünkü futbol sadece sahada 11 kişinin oynadığı bir oyun değildir.
Bir şehrin ortak heyecanıdır, ortak değeridir.
Bugün takımın yanında durmazsak, yarın ortaya çıkabilecek çatlak seslerin takıma zarar vermesinden endişe ediyorum.
O nedenle daha sezonun başındayken çağrımı açıkça yapmak istiyorum:
Bitlis Spor’a yazık etmeyelim.
Bu takım birkaç kişinin sırtında bırakılmamalı.
Bu takımın maddi yükü birkaç kişinin omuzlarına bırakılmamalı.
Bu takım yalnız bırakılmamalı.
Çünkü Bitlis Spor hepimizin takımıdır.
Bugün liderlik koltuğunda oturan bu takımın yarın çok daha büyük başarılara imza atmasını istiyorsak, önce biz onun yanında durmalıyız.

Kaynak: Haber Merkezi