Adilcevaz’da Su Yılanlarının İlginç Dansı Görüntülendi
Adilcevaz’da Su Yılanlarının İlginç Dansı Görüntülendi
İçeriği Görüntüle

Buradaki amaç kimsenin kafasını bulandırmak, kimseyle polemiğe girmek ya da yapılan bir çalışmayı hedef almak değil.
Ortada bir tablo var ve biz o tabloyu vatandaşların bizlere ulaştırdığı görüşler doğrultusunda haberleştirdik.
Üstelik bu konuya daha önce de değinmiştim. Hatta şimdi bir kez daha söylüyorum:
Buyurun, 10 vatandaşa soralım. Saat kulesi kalenin görüntüsünü kapatıyor mu, kapatmıyor mu?
Bunun cevabını vatandaş versin.
Saat kulesinin yapımını savunan ve bir kurumda görev yapan, kendisini yetkili bir konumda gören bir kişinin, yaptığımız eleştiri haberinde kullanılan fotoğrafın özellikle “en kötü açıdan” seçildiğini ifade ettiğini duyuyoruz.
Burada açıkça söylemek gerekir ki; “en kötü açı, en iyi açı” diye bir mesele yoktur.
Kazımpaşa İlkokulu tarafından şehre giriş yaptığınızda saat kulesi karşınıza çıkıyor. Üstelik bulunduğu konum itibarıyla adeta uzun bir sırık gibi yükseliyor ve tarihi kalenin görüntüsünü etkiliyor.
Şimdi buna “şu açıdan bakarsanız görünmez, bu açıdan bakarsanız görünür” demek, ortadaki gerçeği değiştirmiyor.
Öyle veya böyle, saat kulesi kalenin görüntüsünü bir şekilde kapatıyor.
Mesele bundan ibaret.
Vatandaşların bu konudaki olumsuz görüşlerini haberleştirdiğimizde hemen “polemik yaratılıyor” denilmesini de anlamakta zorlanıyorum.
Bizim amacımız polemik yaratmak değil.
Tam tersine, tarihi dokunun korunması gerektiğini savunan vatandaşların sesini duyurmak.
Madem amaç tarihi dokuyu korumakmış, o zaman insan sormadan edemiyor:
Bu tarihi dokunun bir bölümünün bugün saat kulesi nedeniyle daha az görünür hale gelmesi neden görmezden geliniyor?
Tarihi eserler yalnızca restore edilerek korunmaz. Onların çevresi, silueti, birbirleriyle olan görsel bütünlüğü de korunmalıdır.
Bitlis zaten tarihi dokusuyla öne çıkan bir şehir.
Nice tarihi yapı ve tarihi alanımızın bakıma, ilgiye ve yeniden ayağa kaldırılmaya ihtiyacı varken, vatandaşların “Bu yapı burada olmamalıydı” şeklindeki itirazlarını dile getirmesi neden bu kadar rahatsızlık oluşturuyor?
Bir gazeteci olarak bizim görevimiz, herkesin hoşuna gidecek haberler yapmak değildir.
Vatandaşın gördüğünü, düşündüğünü ve dile getirdiğini de kamuoyuna taşımaktır.
Elbette farklı görüşler olacaktır.
Saat kulesini beğenen de olabilir, tarihi dokuya katkı sağladığını düşünen de…
Buna saygı duyarız.
Ancak aynı şekilde, “Bu yapı kalenin görüntüsünü bozuyor” diyen vatandaşların düşüncesine de saygı göstermek gerekir.
Ortada gerçek bir görüntü var.
Bu görüntüyü kabul edip etmemek kişisel bir tercih olabilir. Fakat sırf eleştiri geldi diye “en kötü açıdan çekilmiş fotoğraf” diyerek meseleyi fotoğraf karesine indirgemek, asıl tartışılması gereken konuyu değiştirmiyor.
Çünkü bugün mesele bir fotoğraf karesi değil.
Mesele Bitlis’in tarihi silueti.
Yarın iş işten geçtiğinde “Keşke başka yere yapılsaydı” demenin de bir faydası olmayabilir.
O yüzden bugün konuşmak, bugün tartışmak ve bugün vatandaşın sesine kulak vermek gerekiyor.
Bizim yaptığımız da tam olarak budur.
Ne kimsenin kafasını bulandırmak ne de polemik oluşturmak…
Sadece vatandaşın söylediğini kamuoyuna aktarmak ve şu soruyu sormak:
Bitlis’in tarihi dokusunu korumak istiyorsak, şehrin siluetini oluşturan yapılar konusunda daha dikkatli olmamız gerekmiyor mu?
Bence asıl konuşmamız gereken konu budur.

Kaynak: Haber Merkezi