Bazı insanlar vardır; bir şehre görev yapmak için gelir. Bazıları ise görev yaptığı şehri gerçekten sahiplenir, dertlerini dert edinir, insanına dokunur ve kısa sürede o kentin bir parçası olur.
Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Fazıl Kandemir de bizde bıraktığı ilk izlenim itibarıyla ikinci grupta yer alan isimlerden biri.
Yaklaşık üç ay önce Bitlis’e atanan Sayın Kandemir’i, yoğun çalışma programı nedeniyle ancak dün ziyaret etme fırsatı bulduk. Açıkçası bu ziyaretin bizim açımızdan oldukça farklı ve anlamlı bir görüşmeye dönüşeceğini başta biz de tahmin etmiyorduk.
Kapısından içeri girdiğimiz andan itibaren gördüğümüz samimiyet, misafirperverlik ve yakın ilgi, bizleri gerçekten onore etti.
Sayın Başsavcı, yalnızca makamında bizi ağırlamakla kalmadı. Bitlis’te yürütülen çalışmaları, yapılan düzenlemeleri ve hayata geçirilen projeleri tek tek anlattı. Ardından anlattıklarıyla yetinmeyerek, yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere bizlere eşlik etti.
Bir Cumhuriyet Başsavcısının gazetecilerle bu denli yakından ilgilenmesi, onları dinlemesi ve şehrin meselelerini birlikte konuşmaya önem vermesi elbette bizim açımızdan kıymetliydi.
Ancak bizim için asıl dikkat çekici olan, Sayın Kandemir’in Bitlis’e bakış açısıydı.
Sohbetimiz sırasında yalnızca adli konuları ya da yürütülen çalışmaları konuşmadık. Kadim kent Bitlis’in geleceğini, Bitlis insanının ihtiyaçlarını, çalışanların şartlarını, çalışma ortamlarının daha verimli ve konforlu hale getirilmesini ve daha birçok ayrıntıyı konuştuk.
Ve şunu açıkça gördük:
Sayın Fazıl Kandemir, görev yaptığı kurumu yönetmenin ötesinde, bulunduğu şehri sahiplenmeye çalışan bir anlayışa sahip.
Çalışanının konforunu düşünen, işlerin daha iyi nasıl yapılabileceğine kafa yoran, ayrıntıları önemseyen ve çözüm üretmeye gayret eden bir yönetim anlayışı bizce her kurum için oldukça değerli.
Hele ki söz konusu Bitlis gibi tarihi, kültürü ve insanıyla kendine özgü bir şehir ise…
Bu kadim şehrin yalnızca bugününün değil, yarınının da düşünülmesi gerekiyor.
Bizim ziyaretimizden geriye kalan en önemli düşünce de tam olarak bu oldu:
Bitlis, Sayın Fazıl Kandemir gibi şehrini sahiplenen bir yönetici kazanmış.
Elbette bir insanı tanımak için üç ay kısa bir süre. Asıl değerlendirme zaman içerisinde, yapılan çalışmalar ve ortaya konulan hizmetlerle yapılacaktır. Ancak ilk izlenimler bazen çok şey anlatır.
Biz de birer gazeteci olarak gördüğümüzü, hissettiğimizi ve şehrimiz adına olumlu bulduğumuz bir yaklaşımı paylaşmayı kendimize görev biliyoruz.
Çünkü bizler için makamların, unvanların ötesinde bir mesele var:
Bitlis’in kazanması.
Kim bu şehir için taş üstüne taş koyuyorsa, kim Bitlis’in insanı için samimiyetle çalışıyorsa, kim görev yaptığı kurumu daha iyi noktalara taşımak için gayret gösteriyorsa onun yanında olmak, yapılan güzel işleri kamuoyuna aktarmak bizim de sorumluluğumuz.
İnşallah Sayın Fazıl Kandemir, Bitlis’te uzun yıllar görev yapar.
İnşallah iletişim kanallarını açık tutan, gazetecileri dinleyen, şehrin meselelerine kulak veren bu güzel yaklaşım aynı kararlılıkla devam eder.
Ve en önemlisi…
İnşallah Bitlis, kendisini sahiplenen insanların kıymetini bilmeyi başarır.
Sayın Başsavcım;
Bizleri makamınızda ağırladığınız, zaman ayırdığınız, çalışmalarınızı anlattığınız ve yapılan hizmetleri yerinde görme fırsatı sunduğunuz için teşekkür ediyoruz.
Yaptıklarınız ve yapacaklarınız için şimdiden teşekkür ediyoruz.
Bitlis’e hoş geldiniz.
Yolunuz açık, hizmetiniz daim olsun.
Hoş geldiniz Sayın Savcım…





