İstanbul’da yaklaşık 30 yıl yaşayan Turgut ve Dilek Karasu çifti, kızları Ela’nın tip 1 diyabet teşhisinin ardından hayatlarını değiştirme kararı aldı. Kızlarının daha sakin ve doğal bir ortamda büyümesini isteyen aile, Kastamonu’nun İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl köyüne yerleşerek çiftçilik ve hayvancılığa başladı.
Karasu ailesinin köy hikâyesi, bundan yaklaşık 7 yıl önce satın aldıkları araziyle başladı. İstanbul’da yaşadıkları dönemde tatil ve izin günlerinde geldikleri köyde zamanla kendileri için bir ev inşa eden aile, Ela’nın hastalığının ardından buraya tamamen taşınmaya karar verdi.
İstanbul’daki yoğun trafik, kalabalık ve stresin kızlarını olumsuz etkilediğini düşünen aile, köy yaşamının daha uygun olacağına karar verdi. Evlerinin yanına küçük bir ahır yapan Karasular, büyükbaş hayvan ve tavuk alarak kendi süt, yoğurt, peynir, tereyağı ve yumurtalarını üretmeye başladı.
Yaklaşık bir yıldır köyde yaşayan aile, bahçelerinde de sebze ve meyve yetiştiriyor. İstanbul’da bankacılık sektöründe çalışan Turgut Karasu ise şehir hayatını geride bırakarak ailesiyle birlikte tamamen farklı bir yaşama adım attı.
Köy Hayatını Komşularından Öğrendiler
Köye taşındıklarında hayvancılık konusunda hiçbir deneyimleri olmadığını belirten aile, ilk günlerde komşularının desteğiyle birçok işi öğrenmeye başladı. Daha önce hiç inek sağmayan Dilek Karasu, köylülerin kendilerine yardımcı olduğunu ve zamanla hayvanların bakımını yapmayı öğrendiklerini söyledi.
Karasu ailesi, köydeki dayanışmanın da kendilerini şaşırttığını ifade etti. Özellikle Ela’nın beslenmesine çevredeki çocukların da dikkat ettiği, küçük kızın tüketmediği şekerli yiyeceklerden arkadaşlarının da uzak durduğu belirtildi.
“Burası Kızımıza İyi Geliyor”
Kızının köyde daha hareketli ve mutlu olduğunu söyleyen Turgut Karasu, Ela’nın bahçede vakit geçirdiğini, hayvanların bakımına yardım ettiğini ve ailesiyle daha fazla zaman geçirdiğini anlattı.
Karasu, kendi ürettikleri gıdaları tükettiklerini belirterek çiftliği ilerleyen dönemde büyütmek ve hayvan sayısını artırmak istediklerini ifade etti.
“Tamamen Farklı Bir Hayat Kurduk”
Dilek Karasu ise kızının hastalığının ardından daha doğal beslenme imkanları aradıklarını belirterek köye taşınma kararını Ela ile birlikte aldıklarını söyledi.
Köyde hayvanlarla vakit geçiren kızının kendisini daha iyi hissettiğini anlatan Karasu, Ela’nın zaman zaman “İyi ki gelmişiz buraya” dediğini aktardı.
Ela’nın Köy Mutluluğu
Ailesiyle birlikte köye taşınmaktan mutlu olduğunu söyleyen 10 yaşındaki Ela Karasu da yeni yaşamını anlattı. Köydeki arkadaşlarının kendisini daha fazla anlayışla karşıladığını belirten Ela, doğal ürünleri tüketmekten ve hayvanlarla ilgilenmekten keyif aldığını söyledi.
Günlük yaşamında tavuklara yem veren, yumurtaları toplayan ve ailesiyle hayvanları otlatmaya giden Ela, buzağılarla da ilgileniyor.
İstanbul’un hareketli yaşamını geride bırakan Karasu ailesi, şimdi Kastamonu’nun sakin köy hayatında kendi ürünlerini yetiştirip hayvanlarıyla ilgilenerek yeni bir yaşam kuruyor. Ailenin amacı ise zamanla çiftliklerini büyüterek bu hayatı sürdürülebilir hale getirmek.




