Doğu Anadolu’nun köklü şehirlerinden Bitlis, binlerce yıllık tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekerken, kent merkezindeki otopark sorunu tarihi eserlerin görünürlüğünü olumsuz etkiliyor. Şehre gelen yerli ve yabancı turistler, özellikle tarihi yapıların çevresine park edilen araçlar nedeniyle ziyaretlerini sağlıklı şekilde gerçekleştiremediklerini dile getiriyor.

Tarihi yaklaşık 7 bin yıl öncesine uzanan Bitlis, Asurlulardan Perslere, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. “Havası ve suyu güzel yer” anlamına gelen ismiyle anılan şehir, adeta açık hava müzesi niteliği taşıyor. 641 yılında İslam topraklarına katılan Bitlis, 1071’de Selçuklu hakimiyetine girerken, 1514’te Osmanlı egemenliğine dahil oldu. Cumhuriyet döneminde ise 1936 yılında il statüsü kazandı.

Şehrin simgeleri arasında yer alan Bitlis Kalesi, şehir merkezinde yer almasıyla ziyaretçilerin ilk uğrak noktalarından biri oluyor. Büyük İskender’in komutanlarından Badlis tarafından inşa ettirildiği rivayet edilen kale, 56 metreyi bulan sur yüksekliği ve yaklaşık 2800 metrelik uzunluğuyla dikkat çekiyor. Tarih boyunca içerisinde evler, camiler ve çarşıların bulunduğu kale, adeta başlı başına bir yerleşim alanı olarak kullanıldı.

Bitlis’in önemli yapılarından biri olan Ulu Cami ise 1150 yılında inşa edilerek günümüze kadar ulaştı. Konik kubbesi ve tek minaresiyle öne çıkan cami, yıllar içinde birçok kez restore edilmesine rağmen tarihi atmosferini korumayı sürdürüyor.

Son yıllarda restorasyonu tamamlanan Hazo Hanı ise kentin tarihi dokusuna yeniden kazandırılan önemli eserler arasında yer aldı. Ancak tüm bu tarihi değerler, kent merkezindeki düzensiz araç parkı nedeniyle yeterince ön plana çıkamıyor. Özellikle Hazo Hanı’nın önüne park edilen araçlar, ziyaretçilerin yapıyı tam anlamıyla görmesini ve fotoğraflamasını zorlaştırıyor.

Turistler ve vatandaşlar, Bitlis merkezde bulunan tarihi eserlerin daha rahat gezilebilmesi için otopark sorununun çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Yetkililerden beklenti, hem tarihi mirasın korunması hem de turizmin geliştirilmesi adına şehir merkezinde düzenli ve erişilebilir park alanlarının oluşturulması yönünde yoğunlaşıyor.






