Alerjik rinit, bağışıklık sisteminin polen gibi çevresel maddelere aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkıyor ve viral kaynaklı nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından ayrılıyor. Doç. Dr. Tuhanioğlu, belirtiler benzese de altta yatan neden farklı olduğundan doğru tanı ve tedavinin hasta konforu için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Özellikle ilkbahar aylarında polenlerin yoğunluğu nedeniyle şikayetlerin arttığını belirten Tuhanioğlu, alerjik rinitin burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı, burunda kaşıntı ve gözlerde kızarıklık, sulanma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade etti. Bazı hastalarda geniz akıntısı, boğazda gıcık hissi, öksürük ve koku alma duyusunda azalma da görülebiliyor.
Genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülen alerjik rinit, çocuklukta başlayabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da görülebiliyor. Tanıda hastanın yaşı, şikayetlerin hangi ortamlarda arttığı ve aile öyküsü değerlendiriliyor; gerekirse deri ve kan testleri ile alerjenler tespit ediliyor.
Hastalığın kontrolünde en etkili yöntem alerjenlerle teması azaltmak. Doç. Dr. Tuhanioğlu, polen yoğunluğunun fazla olduğu dönemlerde kapı ve pencerelerin kapalı tutulması, klima filtrelerinin temizlenmesi, evde bitki bulundurmamak, tüylü evcil hayvanlardan uzak durmak, sentetik yastık ve yorgan kullanmak ve sigara dumanından kaçınmanın faydalı olduğunu söyledi. Ayrıca ilaç tedavileri ve bazı durumlarda alerji aşılarının da gündeme gelebileceğini belirtti.