Yumrukla Temsil Olmaz

Bir kez daha şahit olduk. Paranın, makamın ve koltuğun gölgesinde büyüyen kavgaların, Türkiye’nin tam kalbinde sahnelendiğine. Ne yazık ki bu adres herhangi bir yer değil; Türkiye Büyük Millet Meclisi.
Doğruyu söylemek gerekirse, aldıkları maaşlar bu tablo karşısında fazla geliyor. Çünkü temsil makamında oturup da temsil edemeyenlerin, sorun çözmek yerine sorun üretenlerin, söze değil yumruğa başvuranların bu millete borcu var. Parti ayrımı yapmaksızın ifade etmek gerekir ki, bu kavgalara kim karışıyorsa, tamamı kınanmayı hak ediyor.
Burası TBMM. Milletin kürsüsü, milletin vicdanı, milletin umudu olması gereken yer. Sorunları çözmesi gereken Meclis’in, sorunların merkezine dönüşmesi kabul edilemez. Vatandaşın oylarıyla seçilenlerin, vatandaşı bu görüntülerle temsil etmesi büyük bir hayal kırıklığıdır.
İnsan ister istemez soruyor: Bu kavgalara karışanlar, daha sonra o görüntüleri izlediklerinde hiç mi utanmıyor? Hiç mi yüzleri kızarmıyor? Eğer benim hakkım böyle savunulacaksa, istemiyorum. Çünkü bu bir savunma değil; millete karşı işlenmiş bir ayıptır.
Meclis’te çözüm bekleyen onlarca dosya, sunulan sayısız teklif varken; emekli ve asgari ücretli geçim mücadelesi verirken; TBMM’nin boks ringlerini andıran görüntülerle anılması, ne kadar yanlış önceliklerle hareket edildiğinin açık göstergesidir. Bir yanda geçinilebilir bir maaş hayali kuran milyonlar, diğer yanda yüksek gelirler elde eden milletvekillerinin kavgası… Bundan daha büyük bir çelişki olabilir mi?
TBMM, kavga yeri değildir. Gövde gösterisi hiç değildir. Orası aklın, sağduyunun ve çözümün adresidir. Orası, bu ülkenin geleceğine yön vermesi gereken yerdir.
Ülkem, Türkiyem…
Gerçekten bu manzaraları hak etmiyorsun.
Ama unutulmamalıdır ki, bu görüntüler bu milletin hafızasına not düşülür.
İşin en acı tarafı ise şudur: Bugün toplumda şiddetin önüne nasıl geçileceği tartışılıyor, paneller düzenleniyor, projeler açıklanıyor. Okullarda, sokakta, aile içinde şiddeti azaltmanın yolları aranırken; alenen şiddet, hem de en üst temsil makamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sergileniyor. Sormak gerekir: Bu mu şiddeti önleme çabası?
yumruğun kürsünün önünde konuşması hangi akla, hangi vicdana sığar?
Meclis’te sergilenen bu görüntüler yalnızca bir kavga değildir; topluma verilen kötü bir örnek, gençlere bırakılan yanlış bir mirastır. Şiddeti kınamak yetmez. Önce, şiddeti bulunduğu yerden söküp atmak gerekir.