VERİ MANİPÜLASYONUNDAN EPSTEIN DOSYASINA

Bu Kez Maliyet Büyük
Geçtiğimiz günlerde adından sıkça söz ettiğimiz karanlık bir dosya ile karşı karşıya kaldık. Dünya kamuoyunu derinden sarsan ve vicdan sahiplerine bu kadar da olmaz dedirten bu olay: Jeffrey Epstein Dosyası!
Buraya yazmaktan imtina ettiğim, ikrah edici olaylar hepimizin malumu. Üzüntü, kaygı ve dehşetle incelediğimiz belgelerde, faillerini aslanlara attığımız birçok vaka mevcut. Ama olaya bir de şöyle bakmak mümkün. Zalim zulmünü kafir küfrünü sürdürmekle meşhurken, biz tam olarak ne ile meşgulüz? Sahi ne yapıyoruz biz bu mezalimde? İnançsızlığın raconu cehennemin sınırlarını zorluyor. Yani aslında küffar tam da ondan bekleneni yani inançsızlığının gereğini yapıyor.
Peki ya inananlar? Yalnızca suçluya verilecek cezayı konuşup sorumluluk almadığımız her vahşette, zulme bir adım daha yaklaşıyoruz. Kendimizden bilmiyoruz mesela hiçbir savaşı. Yeryüzündeki herhangi bir çiçeği de biz soldurmadık zaten.
Neyse bu karanlık dosyada dikkat çeken başka bir toplumsal ikilem var. Soruşturma ilk olarak 2005 yılında bir kız çocuğunun ailesinin şikayeti üzerine Florida’da başlıyor. İlginçtir ki 2008 yılında mahkemeyle anlaşan Epstein küçük bir cezaya çarptırılıyor. 2018’e gelindiğinde ise onurlu birkaç gazeteci ve bazı mağdurlar sayesinde ilgili kişi tutuklu olarak yargılanıyor. Buraya kadar geçen süreçte dikkat çeken bir SESSİZLİK hakim. Orta Doğuda -bir şekilde- mağdur edilen herhangi bir kadını, dünya kamuoyuna iştahla aktaran uluslararası kadın kuruluşları SUSPUS. Daha önemli ne işleri olabilir diye baktığımda, sık sık savaşın mağdur çocuklarını ve Orta Doğulu mağdur kadınları konuşmuşlar.
-Büyük patrona?
Tek laf yok!
-Kınama ?
Asla!
-Çağrı ?
Hak Getire!
-Kamuoyu Vicdanı?
Üç Maymun!
Mahsa Amini olayını bilirsiniz. Bu olayda saçını kesip destek mesajları atan dünyaca ünlü kadın sanatçılardan tek bir ses yok maalesef değerli okurlar. Orta Doğunun ücra bir köyünde gelin edilen kız çocuğunun sessizliğini duymayı başaran kuruluşlar; insanlık dışı olaylarla karşı karşıya kalan binlerce kız çocuğunun sesini anca şimdilerde duyabilmiş. Büyük patron ada alıp yüksek sesle parti yaparken; sosyal medyayı influ eden pıtırcıklar Afganistan’a gelen şeriatın kadınlara ne yaptığı ile meşgulmüş. Bu terslikte bir iş olduğu malum.
Ve tabi ki veriler! Ramazanın maneviyatından ötürü adını zikretmekten imtina ettiğim ama yine paylaşmakta mecbur olduğum Jeffrey Epstein, yalnız değilmiş.
Dosyalar gösterdi ki aslında sanat ve siyasetten birçok isimle bir aradaymış. Tabi bu güruha bir de teknoloji devleri eşlik etmiş. Dosyalarda adı geçen herkesi suçlu addetmek elbette haksızlık olur. Fakat bir isim var ki 2008’de kız çocuklarına tecavüzden ceza almış Epstein ile ilişkilerine devam etmiş. Yazılıma şekil veren ve modern bilgisayar çağının en etkili isimlerinden biri olan Bill Gates bahsimize konu olan kişinin ta kendisidir.
Özellikle kişisel bilgisayarların daha erişilebilir olmasını sağlayarak, her eve bir bilgisayar hedefini zorda olsa başarmış bir iş insanı o. Bugün yazılımda gelinen noktada büyük bir payı olduğu aşikar. Durum böyle olunca bir sosyal ikilemin tam ortasında buluyoruz kendimizi. İnternet ve yazılımın dijital çağdaki karanlık yüzü sandığımızdan daha korkunç olabilir. Bill Gates aynı zamanda bir teknoloji şirketi olan Microsoft’un kurucusu. Microsoft veri konusunda pek masum değil. Kullanıcıların davranış verileri, birtakım raporlar, donanıma ait özel bilgiler ve kullanım istatistikleri Microsoft sunucuları ile paylaşılarak veri gizliliğini ihlal ediyor. Google, Apple ve Amazon gibi teknoloji şirketlerinde olduğu gibi Microsoft’ta da sistem büyük veri analizine entegre bir şekilde işliyor. Elbette tüm bunlardan verilerimiz manipüle ediliyor sonucu çıkmaz. Fakat Bill Gates’in kurucusu olduğu Microsoft gibi teknoloji şirketlerinin kişisel verileri depoluyor, bu verileri üçüncü kişi veya kurumlarla paylaşıyor ve algoritmalar ile davranışları şekillendiriyor olması; artık ne yazık ki bir iddianın ötesinde. Bu konu çok su kaldırır. Sonraki yazılarda sıkça konuşacağız zaten.
Şimdilik esas üzerinde durmak istediğim mevzu verilerin üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşılıyor olması! Birileri sahiden bizi gözetliyor, kirli bir oyunun parçası haline getiriyor olabilir. Büyük bir veri cennetinin patronu olan Gates gibi isimlerin söz konusu sapkınlara verilerimiz yoluyla katkı sunduğu iddiası oldukça güçlü. Üstelik Bill Gates’in eşi Melinda Gates ile birlikte hayırseverlik merakı da dikkat çeken başka bir durum. Gates Vakfı ne hikmetse Hindistan, Afrika ve Orta Doğu gibi çocuk ve kadın nüfusunun fazla olduğu bölgelerde çalışmalar yapıyor. 2008’de pedofiliden hüküm giymiş bir insanla arkadaşlık eden Gates çiftinin, kırsal bölgelerdeki kadın ve çocuklara uzattığı kanlı eli biz fonluyor olabilir miyiz? Kim olduğumuz, anatomimiz, nelerden hoşlandığımız, ne yediğimiz ve nereye gittiğimiz birileri tarafından arşivleniyor. Bireysel olarak senin veya benim verim herhangi bir şekilde anlamlı değil kabul ediyorum. Fakat kitlesel bir veri zinciri oldukça anlamlı ve toplumsal şifreleri çözmek için ne yazık ki yeterli. Epstein dosyalarına baktığımızda aslında sistematik olarak yapılan bir takım sapkınlıklar söz konusu. Bu sapkınlığa verilerimiz ile katkı sunuyor olma ihtimali bile kepenk kapattırır değerli okuyucular. Burası mühim.
Bir şey yapmalı…