Değerli okurlar,
Salı günü Tatvan ilçemizde düzenlenen anlamlı bir etkinliğe katılma fırsatı buldum. Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından burs alan öğrencilere yönelik düzenlenen bu etkinlik, hem organizasyon kalitesi hem de çocukların yüzlerindeki mutlulukla görülmeye değerdi.
Bitlis Vakıflar Bölge Müdürü Sayın Ali Osman Ayan ve ekibi, etkinliğin en başından sonuna kadar alanda hazır bulunarak büyük bir özveri gösterdiler.
İşleyişteki düzen, detaylara gösterilen özen ve çocuklara yönelik hazırlanan eğlenceli etkinlikler gerçekten takdire şayandı.
Çocukların coşku içinde eğlendiği, gönüllerince oyunlar oynadığı bu etkinlik; hem onların hem de ailelerinin yüzünde bir tebessüm bıraktı.
Ancak etkinliğin yapıldığı alanla ilgili gözlemlediğim bir durumu da sizlerle paylaşmadan geçmek istemiyorum.
Etkinlik, Tatvan’daki mesire alanında gerçekleştirildi. Doğasıyla, yeşilliğiyle gerçekten güzel bir alan, tam da piknik yapmak isteyenlerin nefes almak için tercih ettiği bir yer. Fakat güzelliğin gölgesinde kalan önemli bir sorun var: Mesire alanının hemen yanı başında yer alan mezbaha.
Ne yazık ki mezbahaneden yayılan kötü kokular, hem çevre halkı hem de bu alanı kullanan aileler için oldukça rahatsız edici. Doğayla baş başa kalmak, temiz havada vakit geçirmek isteyenler, yoğun kokuya maruz kalıyor. Etkinlik boyunca bu durumun birçok kişinin keyfini kaçırdığını bizzat gözlemledim.
Şimdi sormak gerekiyor: Bir mesire alanının hemen yanında mezbaha olur mu?
Mesire alanı; insanların doğayla iç içe vakit geçireceği, çocukların koşup oynayacağı, ailelerin huzur içinde dinleneceği yerlerdir. Ancak bu tanıma tezat bir konumlandırmayla karşı karşıyayız.
Yetkililerin bu durumu göz ardı etmediğini ummakla birlikte, bu konuya dair bir çözüm geliştirilmesinin artık elzem olduğunu düşünüyorum. Belki bir önlemin alınması yönünde çalışmaların başladığı haberinide yakın zamanda almış oluruz.
Bir yanda alkışı hak eden güzel bir etkinlik, diğer yanda çözüm bekleyen çevresel bir problem. Umarım bir dahaki etkinlikte yalnızca tebessümler konuşulur, kokular değil…