Sıradaki selayı hiçbir yaşam belirtisi göstermeyen insanlığa oku ey Hafız !

Vicdanları var ama Gazze'ye sızlamıyor
Gazze yanıyor, ama dünyanın kalbi buz tutmuş. Vicdanlar sızlamıyor. Kan, gözyaşı, açlık, ölüm… Hepsi bir ekrana sığdırılmış acı manzaralar; birkaç saniyelik haber başlıkları, birkaç kuru cümle… Sonra unutulup gidiyor.
Oysa Gazze’de hayat durdu. Çocuklar açlıktan ölüyor, anneler bebeğini besleyemiyor, hastalar göz göre göre can veriyor. Elektriği olmayan, suyu olmayan, yıkılmış binaların arasında hayatını kaybetmeyenler de hayata küsmüş durumda. Fakat dünyanın vicdanı hâlâ sessiz, ne bir çırpınış var ne bir haykırış.
Sıradaki selayı vicdani olupta sızlamayan vicdanlara oku ey Hafız!
Gözleri görüyor ama Gazze'yi göremiyorlar
Gazze’de çocuklar açlığın en ağır haliyle savaşıyor. Bir dilim ekmek, birkaç yudum temiz su için gözleri umutla annelerine bakan küçücük yüzler… Kimisinin gözüne bakmaya insanın yüreği dayanmıyor.
Bombaların gürültüsüyle uyanıyor o çocuklar. Uyuyabilirlerse tabii… Bir çatı, bir yatak, bir güvenlik duygusu nedir; bilmeden büyüyorlar. Çocuk gibi yaşamaları gereken yaşta, açlıkla, ölümle, kayıplarla tanışıyorlar. Ne yiyecek ekmekleri var ne başlarını sokacak güvenli bir yuva.
Çocukların gözlerinde neşe değil, “bugün yemek olacak mı?” endişesiyle annelerine bakıyor.
Bütün bunlar yaşanırken, dünya suskun. İnsanlık, bir kez daha sınavdan geçiyor ama sınıfta kalmaya mahkûm. Gözleri var ama gerçeği görmekten kaçıyorlar. Vicdanları körelmiş, kalpleri taş kesilmiş.
Sıradaki selayı gözleri olan ama görmeyen gözlere oku ey hafız!
Kulakları duyuyor ama Gazzelilerin çığlıklarını duyamıyorlar
Gazze’den yükselen çığlıklar gökyüzünü delip geçiyor ama dünya sağır… Kulakları var ama işitmek istemiyorlar. Çünkü duymak, sorumluluk gerektirir; hissetmek insanlık ister. Oysa bugün Gazze’de vicdanlar sağır, yürekler donmuş durumda.
Bir yanda çocukların hıçkırıkları…
Bir yanda annelerin boğazına düğümlenen feryatlar…
Bir yanda hastanelerde çırpınan yaralılar…
Ama kulaklar sağır.Çocukların açlıktan titreyen sesi duyulmuyor. Bombaların altında can veren yaşlıların son nefesleri kaybolup gidiyor. İnsanlık, vicdanının sağır duvarları arasında Gazze’yi yalnız bırakıyor.
Gazze’nin sesi, bugün sağır kulakları bile sarsacak kadar güçlüdür. Yeter ki insanlık biraz olsun duymaya cesaret etsin. Çünkü susmak suçtur, sağır kalmak zulme ortak olmaktır.
Sıradaki selayı kulakları olup çığlıkları işitmeyen kulaklara oku ey Hafız !