Sessiz Kalınan Tehlike Büyür

Son günlerde toplumda yaşanan dehşet verici olaylar karşısında hepimiz derin bir endişe ve hayret içindeyiz. Sokakta, okulda, dijital platformlarda ya da günlük hayatın herhangi bir alanında karşımıza çıkan bu şiddet ve sapkınlık içeren olaylar artık sadece bir “haber” olmaktan çıkmış, toplumun huzurunu doğrudan tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir.
Aslında bu tablo bir anda ortaya çıkmadı. Yaklaşık üç yıldır aralıklarla basına yansıyan, kamuoyunun dikkatini çeken ve zaman zaman tartışılan bu olaylar için kalıcı ve etkili çözümler üretilemedi. Her seferinde birkaç gün konuşuldu, ardından gündem değişti. Ancak sorun ortadan kalkmadı; tam tersine dallanıp budaklanarak bugün çok daha tehlikeli bir noktaya ulaştı. Bugün yaşanan tablo, aslında uzun süredir görmezden gelinen bir sorunun kaçınılmaz sonucudur.
Özellikle dijital dünyanın kontrolsüz alanları bu sorunun büyümesinde önemli bir rol oynuyor. Yasa dışı faaliyetlerin, zararlı içeriklerin ve gençleri olumsuz etkileyen yapıların bazı platformlarda rahatlıkla yayılabilmesi, toplum için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle yetkililerin artık gecikmeden harekete geçmesi, yasa dışı kullanılan tüm platform ve mecralara karşı güçlü ve etkili siber güvenlik önlemleri alması büyük önem taşımaktadır. Denetimsiz bırakılan her alan, kötü niyetli yapıların daha da güçlenmesine zemin hazırlamaktadır.
Öte yandan bu olayların basında yer alması da zaman zaman eleştirilmektedir. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Basının görevi gerçekleri saklamak değil, toplumun gözü ve kulağı olmaktır. Bu tür olayların gündeme taşınması özendirmek için değil; tehlikenin boyutunu göstermek, toplumu uyarmak ve yetkililerin harekete geçmesini sağlamak içindir. Susmak ya da görmezden gelmek hiçbir sorunu çözmez. Aksine sessizlik, sorunun büyümesine hizmet eder.
Bugün gelinen noktada yapılması gereken şey çok açık: Toplumsal güvenliği tehdit eden bu olaylara karşı güçlü, kararlı ve kalıcı adımlar atmak. Çünkü güvenli bir toplum yalnızca yasalarla değil, zamanında alınan önlemler ve güçlü bir toplumsal bilinçle mümkündür. Aksi halde bugün bizi şaşırtan olaylar, yarın sıradan birer haber haline gelebilir. İşte asıl tehlike de tam olarak budur.