Yazıya özellikle bu cümleyle başlamak istedim. Belki merak uyandırır, belki de okuyucularımız yazının sonuna kadar ne demek istediğimi öğrenmek ister.
Bitlis Devlet Hastanesi'nde aylardır boş duran iki önemli makam koltuğundan biri nihayet dolduruldu. Başhekimlik görevine yapılan atamayla önemli bir eksiklik giderilmiş oldu.
Ancak madalyonun diğer yüzü hâlâ aynı.
Hastane Müdürlüğü koltuğu aylardır boş. O koltuk ise yeni sahibini beklemeye devam ediyor.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir kamu kurumunda böylesine önemli bir makam neden bu kadar uzun süre boş kalır? Eğer bir görev değişikliği yapılacaksa, önce yerine gelecek isim belirlenir, ardından devir teslim gerçekleştirilir. Devlet yönetiminde olması gereken de budur.
Ne yazık ki Bitlis Devlet Hastanesi'nde tam tersi yaşandı. Hem başhekim hem de hastane müdürü görevlerinden ayrıldı. Aradan aylar geçti. Başhekim ataması ancak birkaç gün önce yapılabildi. Hastane Müdürlüğü için ise hâlâ bir gelişme yok.
Bu gecikmenin sebebi nedir?
İnsanların aklına ister istemez farklı ihtimaller geliyor. Acaba uygun isim bulunamıyor mu? Yoksa "benim adayım, senin adayın" tartışmaları nedeniyle ortak bir noktada buluşulamıyor mu?
Elbette bunun cevabını yetkililer bilir. Ancak bildiğimiz tek gerçek var: Bitlis Devlet Hastanesi gibi yoğun hizmet veren bir kurumun müdürsüz yönetilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Vatandaşın beklediği şey makamların boş kalması değil, hizmetin aksamadan devam etmesidir. Çünkü sağlıkta geçen her gün önemlidir.
Temennimiz odur ki, hastane müdürlüğü koltuğu da en kısa sürede liyakat sahibi, işi bilen ve kuruma katkı sunacak bir isimle doldurulur.
Bir boşluk dolduruldu.
Şimdi darısı diğerinin başına.
Serkan OLCAY