Değerli okurlar,
Türkiye, günlerdir Bitlis’ten yükselen şehit ağıtlarıyla sarsılıyor. Yüreklerimiz parçalanıyor, analar ağlıyor, yetim çocuklar sessizce köşelerine çekiliyor. Gencecik fidanlarımız kara toprağa düşüyor.
Sadece Bitlis değil, Türkiye’nin dört bir yanında acı var. Yaralılarımız var hâlâ hastanelerde yaşam mücadelesi veren. İçlerinde Bitlisli bir askerimiz de var; tedavisi sürüyor.
Kolay mı 12 şehit demek? Her biri ayrı bir dünya, ayrı bir hayat, ayrı bir aile.
Ama tüm bu yaşananlara rağmen, bence gözden kaçan çok önemli bir şey var. Milli yas.
Neden ilan edilmedi?
Az buz değil, 12 evlat.
Sosyal medyada paylaşılanları hepimiz görüyoruz. Şehitlerimizin hiçbiri lüks villalarda yaşamıyor. Nerede yaşadıkları, evlerinin önüne çekilen Türk bayraklarıyla, o acı kırmızıyla dalgalanan al sancakla belli oluyor zaten.
Bu kadar büyük bir kayıp yaşanırken millî yas kararının gelmemesi gerçekten düşündürücü olsa gerek.
Hangi acıyı, hangi kaybı milli yas ilanına değer göreceğiz? Daha ne olması gerekiyor?
Yas ilanı, sadece bayrakları yarıya indirmek, eğlenceyi durdurmak değildir. Şehitlerimize, ailelerine, vatana bir saygı duruşudur. Hep birlikte, topyekûn yaşanan acıyı paylaşmanın, tek yürek olmanın sembolüdür.
Bu sessizlik, yürekleri daha da yaralıyor. Çünkü bu millet, şehidini unutmaz. Ama devletten de aynı hassasiyeti bekler.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. Ve soruyorum:
Milli yas ilan etmeyeceksek, ne zaman edeceğiz?