SAHİDEN NE OLDU?

“Sahiden ne oldu?” diye başlamak istiyorum bugünkü yazıma.
Çünkü insanın aklına takılıyor. Bitlis Merkez Gazibey Mahallesi Yeşil Camii mevkiinde oturan, çığ tehlikesiyle karşı karşıya olan bazı ailelerimiz vardı ya, onlar için ciddi bir önlem alınmamıştı. Aradan zaman geçti. Acaba bir gelişme mi oldu, yoksa biz mi duymadık? İşte bu yüzden “sahiden ne oldu?” diye soruyorum.
İşin başına dönersek.
2026 yılının ilk günü Gazibey Mahallesi Yeşil Camii mevkiine çığ düştü. Karı koca çığın altında kaldı. Koca kendi imkânlarıyla çıkmayı başardı, eşi ise yaklaşık iki saat süren uğraşların ardından sağ olarak kurtarıldı. O gün herkes tedirgindi, herkes endişeliydi, herkes bir daha olmasın diyordu.
Peki o günden bugüne neler yaşandı?
Benim takiplerime ve edindiğim bilgilere göre, burada çığdan etkilenen aileleri ziyaret eden, Bitlis DEM Parti Milletvekili Hüseyin Olan dışında kimse olmadı. Ne valilikten, ne belediyeden, ne de ilgili kurumlardan düzenli ve caydırıcı bir adım atıldığına dair güçlü bir izlenim oluşmadı.
Hatta çığ korkusu nedeniyle günlerce kapalı kalan yollar, ancak basına yansıdıktan sonra açıldı. Açıldı ama yetmedi. Vatandaşlar açık açık “Bu bölgede kalmak istemiyoruz, tahliye şart” dedi. Bu çağrı da kayıtlara geçti. Fakat aradan geçen yaklaşık yirmi günlük sürede Bitlis’te yetkili ve etkili olması gereken isimlerin bu meseleyle yeterince ilgilendiğine dair net bilgiler kulağımıza gelmedi.
Sonuç ne oldu?
Buradaki vatandaşlarımız çığ korkusuyla yatıp kalkmaya başladı. Her kar sesi, her gece yağan yağış yeni bir tedirginlik demek oldu. Maalesef bazı işler vardır; sıcağı sıcağına ilgilenilir gibi yapılır, kameralar gider, haberler düşer. Sonra zaman geçtikçe mesele de yavaş yavaş unutulmaya yüz tutar.
Bu durumun tek örneği Gazibey Mahallesi değil.
Tatvan ilçemizde, çatıdan düşen kar ve buz kütlesi nedeniyle 21 yaşındaki gencecik bir kardeşimiz hayatını kaybetti. Acı olayın ardından medyada haberler çıktı, birkaç gün çatılar temizlendi. Sonra ne oldu? Yine boş verildi. Neden? Çünkü ortada ciddi bir denetim, kararlı bir organizasyon yoktu. Çünkü yetkililer sahada değildi.
Oysa bu işler masa başından olmaz. Yetkililer bizzat sahada olmalı, riskli bölgeleri tek tek tespit etmeli, kalıcı çözümler üretmeli. Ama biz ne görüyoruz? Şimdilerde çatılar adeta ölüm kusuyor. Buyurun, kimin umurunda?
Gazibey Mahallesi’nde vatandaşlarımız yıllardır çığ tehlikesiyle karşı karşıya. Bu yeni bir mesele değil. Ama yıllardır süren bu büyük ihmalkârlık hâlâ giderilmiş değil. İnsan sormadan edemiyor. Bir facia daha mı beklenecek? Bir can daha mı yitirilmeden harekete geçilmeyecek?
Sahiden ne oldu?
Yoksa her şey, her zamanki gibi unutulmaya mı bırakıldı?