<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bitlis Doğru Haber</title>
    <link>https://bitlisdogruhaber.com</link>
    <description>Bitlis Doğru Haber, Bitlis son dakika haberleri, güncel Bitlis haberleri ve Bitlis bülteni ile bölgenin en güvenilir haber kaynağıdır. Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla Bitlis halkına en güncel gelişmeleri sunuyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 07:09:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmanlı engerek yılanının ısırdığı kadın panzehir için Manisa'ya sevk edildi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/osmanli-engerek-yilaninin-isirdigi-kadin-panzehir-icin-manisaya-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/osmanli-engerek-yilaninin-isirdigi-kadin-panzehir-icin-manisaya-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Soma ilçesinde zeytinlikte çalışırken Osmanlı engereği tarafından ısırılan kadın, Soma Devlet Hastanesi'nde panzehir bulunamaması üzerine Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedavisi süren kadının sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Manisa'nın Soma ilçesinde zeytinlikte çalıştığı sırada Osmanlı engereği tarafından ısırılan 50 yaşındaki kadın, panzehirin bulunamaması nedeniyle ileri tedavi için Manisa'ya sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi altına alınan kadının sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi.</p>

<p>Olay, Soma ilçesine bağlı Bozarmut Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, zeytin ağaçlarının dip temizliğini yapan Birsen Çil, çalıştığı sırada elinde ani ve şiddetli bir acı hissetti. Elini kontrol eden Çil, bir yılan tarafından ısırıldığını fark etti.</p>

<p>Yakınlarının yardımıyla Soma Devlet Hastanesi'ne götürülen Çil'e burada ilk müdahale yapıldı. Doktorların yaptığı değerlendirmede kadını ısıran yılanın, Türkiye'nin en zehirli yılan türleri arasında gösterilen Osmanlı engereği olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanede gerekli panzehirin bulunmaması üzerine çevredeki sağlık kuruluşlarıyla iletişime geçildi. Ancak yakın ilçelerde de uygun panzehir temin edilemeyince Birsen Çil, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'ne sevk edildi.</p>

<p>Manisa'da uygulanan panzehir tedavisinin ardından yoğun bakım ünitesinde takip altına alınan Çil'in kolunda yılan ısırmasına bağlı şişlik ve morarma oluştuğu öğrenildi. Doktorların gözetiminde tedavisi devam eden kadının sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiği bildirildi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yaz aylarında tarım arazileri ve kırsal bölgelerde çalışan vatandaşların yılanlara karşı dikkatli olmaları, olası bir ısırılma durumunda ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/osmanli-engerek-yilaninin-isirdigi-kadin-panzehir-icin-manisaya-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="90009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Alerjik Rinit Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-alerjik-rinit-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-alerjik-rinit-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları UzmanıDr. Ufuk Sevgican, çocuklarda rahat nefes almanın yalnızca konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı büyüme ve başarılı bir okul yaşamı için de temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırıklarla kendini gösteren alerjik rinit rahatsızlığının zamanında tedavi edilmemesi durumunda orta kulak problemleri, sinüzit ve uyku bozuklukları gibi sorunların ortaya çıkabileceğini, uyku kalitesi bozulan çocuklarda da dikkat dağınıklığı, okul başarısında ve yaşam kalitesinde düşüş görülebileceğini kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Çocuklarda uzun süren burun akıntısı, hapşırık ve burun tıkanıklığının basit bir soğuk algınlığı olmayabileceğini belirten BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, zamanında tedavi edilmeyen alerjik rinitin uyku düzeninden okul başarısına kadar birçok alanda olumsuz etkilere yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Çocukluk çağında en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olan alerjik rinitin dünyada yaklaşık her beş çocuktan birini etkilediğini belirten Dr. Ufuk Sevgican, özellikle mevsimsel olarak artan ya da yıl boyunca devam eden burun şikâyetlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Alerjik rinitin burun akıntısı, burun tıkanıklığı, sık hapşırık ve kaşıntı gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirten Sevgican, ailesinde alerjik rinit, astım veya egzama öyküsü bulunan çocuklarda hastalığın görülme riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Bazı çocuklarda belirtilerin ilkbahar ve sonbahar aylarında yoğunlaştığını, bazılarında ise yıl boyunca devam edebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları, hava kirliliği ve ani iklim değişikliklerinin alerjik riniti tetikleyen başlıca etkenler arasında yer aldığını vurgulayan Sevgican, şeffaf ve sulu burun akıntısı, peş peşe hapşırma nöbetleri, burun ve genizde kaşıntının hastalığın en belirgin belirtileri olduğunu ifade etti. Burun tıkanıklığı nedeniyle çocukların ağızdan nefes almak zorunda kaldığını belirten Sevgican, buna bağlı olarak horlama, huzursuz uyku ve sık uyanma gibi sorunların görülebildiğini, gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklığın da tabloya eşlik edebildiğini kaydetti.</p>

<p>Tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını vurgulayan Sevgican, uzun süre devam eden burun tıkanıklığının orta kulak enfeksiyonları, sinüzit ve uyku bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini söyledi. Uyku kalitesinin düşmesiyle birlikte çocuklarda dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü, okul başarısında azalma ve yaşam kalitesinde belirgin düşüş yaşanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Alerjik rinit tedavisinde ilk adımın alerjenlerden korunmak olduğunu belirten Sevgican, mevsimsel alerjisi bulunan çocukların polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde uzun süre dışarıda kalmaması gerektiğini ifade etti. Eve dönüldüğünde el ve yüzün yıkanmasının, kıyafetlerin değiştirilmesinin, ev tozu, rutubet ve sigara dumanından uzak durulmasının belirtilerin kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerektiğinde hekim kontrolünde düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, tuzlu su uygulamaları ve antihistaminik ilaçların kullanılabileceğini belirten Sevgican, bu tedavilerin hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa da belirtileri önemli ölçüde azaltarak oluşabilecek komplikasyonların önüne geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda rahat nefes almanın yalnızca konfor anlamına gelmediğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavi sayesinde alerjik rinitin kontrol altına alınabileceğini, böylece kaliteli uyku, sağlıklı gelişim ve başarılı bir eğitim hayatının desteklenebileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-alerjik-rinit-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzmandan-alerjik-rinit-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="96282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peynir Zehirlenmesi Sonrası Hukuki Süreç Başlattı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/peynir-zehirlenmesi-sonrasi-hukuki-surec-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/peynir-zehirlenmesi-sonrasi-hukuki-surec-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde lenfoma kanseri tedavisi gören Serkan Abut, satın aldığı Tahsildaroğlu markasına ait peyniri tükettikten sonra 'listeria' bakterisi kaynaklı gıda zehirlenmesi yaşadı. Zehirlenmenin ardından panik atağının tetiklendiğini ve kanser tedavisinde zorunlu olduğu ağrı bantlarını kullanmayı bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Abut, 'Firmadan bana dönüş geldi. 'Çok özür dileriz, size peynir gönderelim' Dalga geçer gibi. Ben peynirden hayatımı kaybediyorum, bana 'Peynir gönderelim' dediler. Ben tekliflerini kabul etmedim' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde yaşayan ve lenfoma kanseri tedavisi gören 49 yaşındaki Serkan Abut, satın aldığı bir beyaz peyniri tükettikten sonra gıda zehirlenmesi yaşadığını belirterek sorumlular hakkında hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Yapılan resmi incelemelerde aynı parti numarasına ait üründe <strong>Listeria</strong> bakterisinin tespit edilmesi üzerine söz konusu ürünler için toplatma kararı alındı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Serkan Abut, 16 Haziran'da Kartepe'deki bir marketten 400 gramlık olgunlaştırılmış kırık beyaz peynir satın aldı. Ürünü tükettikten kısa süre sonra şiddetli mide bulantısı, kusma ve karın krampları yaşayan Abut, hastaneye kaldırıldı. Burada kendisine gıda zehirlenmesi tanısı konulurken olayla ilgili adli rapor da düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşın şikayeti üzerine Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından markette denetim gerçekleştirildi. Aynı parti numarasına sahip peynirlerden alınan numunelerin laboratuvar analizinde insan sağlığı açısından risk oluşturabilen <strong>Listeria</strong> bakterisi tespit edildi. Analiz sonucunun ardından aynı partiye ait ürünlerin toplatılmasına karar verildi.</p>

<p>Yaklaşık beş yıldır lenfoma kanseriyle mücadele ettiğini belirten Serkan Abut, yaşadığı zehirlenmenin tedavi sürecini de olumsuz etkilediğini ifade etti. Karın bölgesindeki kitle nedeniyle düzenli olarak güçlü ağrı kesici bantlar kullandığını söyleyen Abut, yaşadığı olayın ardından gelişen panik atak nedeniyle tedavisinde kullandığı bazı ilaçları bırakmak zorunda kaldığını öne sürdü.</p>

<p>Yaşadığı sağlık sorunlarının ardından ilgili firma ile görüştüğünü belirten Abut, kendisine ürün gönderilmesi teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini söyledi. Hukuki haklarını kullanacağını ifade eden Abut, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için yasal süreci sürdüreceğini dile getirdi.</p>

<p>Öte yandan Abut, Alo 174 Gıda Hattı üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı'na resmi başvuruda bulunduğunu belirterek, laboratuvar incelemelerinde bakteri tespit edilmesine rağmen ürünlerin toplatılma sürecine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu iddia etti.</p>

<p>Yetkili kurumlar tarafından olayla ilgili idari ve adli süreçlerin devam ettiği öğrenilirken, toplatma kararı verilen ürünlerin piyasadan çekilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/peynir-zehirlenmesi-sonrasi-hukuki-surec-baslatti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/peynir-zehirlenmesi-sonrasi-hukuki-surec-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="82835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El Ayak Ve Ağız Hastalığında Yaz Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/el-ayak-ve-agiz-hastaliginda-yaz-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/el-ayak-ve-agiz-hastaliginda-yaz-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[El, ayak ve ağız hastalığının bulaşıcı bir enfeksiyon olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, hastalığın özellikle 1-5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü söyledi. Özcan, 'Ancak daha büyük çocuklarda ve nadiren yetişkinlerde de ortaya çıkabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Yaz aylarında çocukların toplu ortamlarda daha fazla vakit geçirmesi, el, ayak ve ağız hastalığının yayılma riskini artırıyor. Uzmanlar, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen bu bulaşıcı viral enfeksiyona karşı aileleri hijyen kurallarına uymaları ve belirtileri erken fark etmeleri konusunda uyarıyor.</p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, el, ayak ve ağız hastalığının en sık Coxsackievirüs ve Enterovirüs grubundaki virüslerden kaynaklandığını belirterek, hastalığın özellikle 1-5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü, ancak daha büyük çocuklar ve nadiren yetişkinlerde de ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlara göre hastalık; öksürük ve hapşırıkla yayılan damlacıklar, döküntülerin içindeki sıvıyla temas, dışkı yoluyla bulaş ve ortak kullanılan oyuncak ile yüzeyler aracılığıyla kolayca yayılıyor. Bu nedenle kreş, anaokulu, yaz okulu, oyun alanları ve havuz gibi toplu yaşam alanlarında hijyen kurallarına titizlikle uyulması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Hastalığın ilk belirtilerinin genellikle yüksek ateşle başladığını belirten Özcan, daha sonra boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü ve ağız içinde ağrılı yaraların görüldüğünü ifade etti. Hastalığın ilerleyen döneminde el ayaları, ayak tabanları, kalça bölgesi, diz ve dirseklerde su dolu kabarcıklar oluşabileceğini, bazı çocuklarda bu döküntülerin kaşıntıya neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, ağız yaraları nedeniyle çocuğun sıvı tüketememesi, uzun süre idrar yapmaması, yüksek ateşin günlerce devam etmesi, aşırı halsizlik, ense sertliği, şiddetli baş ağrısı veya döküntülerde iltihaplanma gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Hastalığa yönelik özel bir antiviral ya da antibiyotik tedavisi bulunmadığını belirten Özcan, tedavinin çocuğun şikayetlerini hafifletmeye yönelik uygulandığını söyledi. Ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin hekim önerisiyle kullanılabileceğini belirten Özcan, ağız yaralarını tahriş etmeyecek yoğurt, muhallebi, meyve püresi ve soğuk çorba gibi yumuşak gıdaların tercih edilmesini önerdi. Ayrıca çocukların gün boyunca yeterli miktarda sıvı tüketmesinin iyileşme süreci açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar, el, ayak ve ağız hastalığından korunmanın en etkili yolunun el hijyeni olduğunu belirtiyor. Çocuklara en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla el yıkama alışkanlığı kazandırılması, ortak kullanılan oyuncak ve yüzeylerin düzenli olarak dezenfekte edilmesi, sınıfların sık sık havalandırılması ve hastalık belirtileri gösteren çocukların geçici olarak toplu ortamlardan uzak tutulması, bulaş riskini önemli ölçüde azaltıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, basit hijyen kurallarına uyulması ve erken izolasyon önlemlerinin hem çocukların sağlığını koruyacağını hem de olası salgınların önüne geçilmesinde etkili olacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/el-ayak-ve-agiz-hastaliginda-yaz-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/el-ayak-ve-agiz-hastaliginda-yaz-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="36309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 12 KRİTİK KURAL!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/besin-zehirlenmesine-karsi-12-kritik-kural</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/besin-zehirlenmesine-karsi-12-kritik-kural" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Besin zehirlenmesi, her yıl milyonlarca insanı etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden 1'i besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve yaklaşık 1 milyon 520 bin kişi hayatını kaybediyor. Besin zehirlenmelerinden en fazla etkilenen grup 5 yaş altı çocuklar oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Besin zehirlenmesi, her yıl milyonlarca insanı etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden 1'i besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve yaklaşık 1 milyon 520 bin kişi hayatını kaybediyor. Besin zehirlenmelerinden en fazla etkilenen grup 5 yaş altı çocuklar oluyor. Öyle ki yaklaşık her 3 besin zehirlenmesinden 1’i bu yaş grubunda görülüyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun,</strong> besin zehirlenmesinin özellikle yaz aylarında daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, “Besin zehirlenmesi, bakteri, virüs, parazit veya bu mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu gelişmektedir. Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte mikroorganizmaların hızla çoğalması, gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, kirli su ve buz tüketimi, bu artışın başlıca nedenleri arasında yer almaktadır” diyor. Besin zehirlenmesinin aslında büyük ölçüde önlenebildiğini vurgulayan <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun,</strong> “El hijyeninin sağlanması, güvenilir gıda tüketimi ve uygun saklama koşullarına dikkat edilmesi, besin zehirlenmesinden korunmada en etkili üç temel kuraldır” açıklamasında bulunuyor. <strong>Dr. Yusuf Emre Uzun, </strong>besin zehirlenmesine karşı almamız gereken 12 önlemi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>

<p><img alt="1783926401 D R. Y U S U F E M R E U Z U N" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/1783926401-d-r-y-u-s-u-f-e-m-r-e-u-z-u-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p></p>

<p><strong>Ellerinizi sık sık en az 20 saniye yıkayın</strong></p>

<p>Besin zehirlenmesinin önemli bir bölümü, kirli eller aracılığıyla bulaşan mikroorganizmalar sebebiyle gelişiyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, bu nedenle el hijyeninin enfeksiyon zincirini kırmanın en etkili yollarından birini oluşturduğunu vurgulayarak, “Yemek hazırlamadan önce, özellikle çiğ et veya tavukla temas ettikten sonra ve tuvalet kullanımının ardından ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabunla yıkamayı ihmal etmeyin” diyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın</strong></p>

<p>Mikroplar bir besinden diğerine kolaylıkla geçebiliyor. Bu durum "çapraz bulaşma" olarak adlandırılıyor. Çapraz bulaşma, evde görülen besin zehirlenmelerinin en sık sebepleri arasında yer alıyor. Örneğin, yiyecekler hazırlanırken aynı kesme tahtası veya bıçağın kullanılması, bir besindeki mikroorganizmaların diğer besine taşınmasına yol açabiliyor. Özellikle çiğ et, tavuk ve balık ürünlerinde bulunan mikroorganizmalar diğer yiyeceklere bulaşabildiği için farklı kesme tahtaları ve mutfak ekipmanları kullanmaya özen gösterin.</p>

<p><strong>Et, tavuk ve balığı iyi pişirin</strong></p>

<p>Güvenli sıcaklıklarda pişirilen gıdalar enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltıyor.</p>

<p>Bunun aksine yetersiz pişirme ise zararlı mikroorganizmaların canlı kalmasına neden olabiliyor. Özellikle tavuk eti ve kıyma gibi ürünlerin iç kısmının tamamen pişmiş olmasına dikkat edin.</p>

<p><strong>Pişmiş yemekleri oda sıcaklığında bekletmeyin</strong></p>

<p>Yaz aylarında sıcakların artmasıyla birlikte bakteriler çok daha hızlı çoğalıyor. Özellikle sıcak havalarda uzun süre bekletilen yemekler ciddi risk oluşturabiliyor. Pişirdiğiniz yemekleri iki saatten uzun süre oda sıcaklığında bırakmayın; mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırın.</p>

<p><strong>Soğuk zinciri koruyun</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre sıcak ortamda kalan ürünlerde bakteriler hızla çoğalabiliyor. Et, süt ürünleri ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan gıdaları alışverişten sonra en kısa sürede buzdolabına yerleştirin.</p>

<p><strong>Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın</strong></p>

<p>Toprak, sulama suyu veya taşıma sırasında bulaşan mikroorganizmalar, çiğ tüketilen ürünlerde enfeksiyona yol açabiliyor. Bu nedenle meyve ve sebzeleri bol akan suyun altında dikkatlice yıkayın. Özellikle salata malzemelerinin temizliğine daha fazla özen gösterin.</p>

<p><strong>Son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol edin</strong></p>

<p>Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmesi enfeksiyon riskini artırıyor. Ayrıca ambalajı şişmiş, kapağı açılmış veya görünümünde değişiklik olan ürünlerden kaçınmanız gerekiyor. Son kullanma tarihi kadar ürünün uygun saklama koşullarında muhafaza edilmesi de önem taşıyor.</p>

<p><strong>Açıkta satılan yiyeceklere dikkat edin</strong></p>

<p>Sokakta veya açık alanlarda uzun süre bekletilen yiyecekler sıcak hava nedeniyle kolayca bozulabiliyor. Özellikle sütlü tatlılar, et ürünleri ve deniz ürünlerinde risk daha yüksek oluyor. Bu nedenle güvenilir işletmelerden alışveriş yapmanız büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>İçeceğinize buz ekletmeyin</strong></p>

<p>Kirli su, besin zehirlenmesinin önemli nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle içme suyunun güvenli olmadığı durumlarda bakteriler, virüsler ve parazitler kolaylıkla vücuda alınabiliyor. Buzlar çoğu zaman temiz olarak düşünülse de, üretildiği suyun kirli olması durumunda aynı riski taşıdığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun<strong>,</strong> “Özellikle tatil bölgelerinde buzlu içeceklere çok dikkat etmek gerekmektedir. İçecekler mümkünse buz olmadan tüketilmelidir” diyor.</p>

<p><strong>Dondurulmuş gıdaları doğru şekilde çözdürün</strong></p>

<p>Dondurulmuş ürünlerin oda sıcaklığında bekletilerek çözdürülmesi bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor. Çözdürme işlemini buzdolabında veya mikrodalgada yapmayı alışkanlık edinin.</p>

<p><strong>Güvenilir su tüketin</strong></p>

<p>Kirli sular birçok enfeksiyon etkenini taşıyabiliyor. Dolayısıyla içme suyunun güvenilir kaynaklardan temin edilmesi çok önemli. Şüpheli durumlarda şişelenmiş veya uygun şekilde arıtılmış su kullanmaya özen gösterin.</p>

<p><strong>Tazeliğinden emin değilseniz tüketmeyin</strong></p>

<p>Midye, istiridye ve bazı deniz ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Özellikle yaz aylarında tazeliğinden emin olmadığınız deniz ürünlerini tüketmekten kaçının.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/besin-zehirlenmesine-karsi-12-kritik-kural</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/images-60.jpg" type="image/jpeg" length="54794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇOCUKLARIN GÖZLERİNİ TEHDİT EDEN 6 YAZ RİSKİ!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların tatil olmasıyla birlikte çocuklarda telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirilen süre artarken, yaz mevsimine özgü çevresel faktörler de göz sağlığı açısından önemli riskler oluşturuyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu</strong> “Çocukların gözleri gelişim sürecinde olduğu için uzun süreli ekran maruziyeti ve çevresel faktörler nedeniyle yaz döneminde göz kuruluğu, kızarıklık, kaşıntı ve alerjik göz şikayetleri daha sık görülüyor. Ayrıca koyu renk camlı gözlüklerin koruma sağladığı şeklinde toplumda yaygın bir inanış var. Oysa <strong>güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmiyor” </strong>diyor. Dr. Çolakoğlu, çocuklarda göz sağlığını tehdit eden 6 yaz riskini sıraladı, alınması gereken önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img alt="1784267943 Emel Olako Lu" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/1784267943-emel-olako-lu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ekran süresinde artış</strong></p>

<p>Tatilde çocukların telefon, tablet ve bilgisayar kullanım sürelerinin artması göz yorgunluğu, kuruluk, yanma, batma ve odaklanma problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle ekran süresini birlikte planlamanız, ayrıca ekran karşısında her 20 dakikada bir en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakarak gözlerini dinlendirmesi konusunda alışkanlık kazandırmanız büyük önem taşıyor.<strong> </strong></p>

<p><strong>Havuz ve deniz</strong></p>

<p>Havuzdaki klor ve hijyen sorunlarının yanı sıra deniz suyundaki tuz, kum ve mikroorganizmalar gözlerde tahriş, kızarıklık, yanma ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. Özellikle havuzda, mümkünse denizde de gözü tam saran koruyucu yüzme gözlüğü kullanılması gözlerin tahriş edici etkenlerden korunmasına yardımcı oluyor. Havuz veya denizden çıktıktan sonra gözlerin temiz suyla durulanması, kirli ellerle gözlere temas edilmemesi, ortak havlu kullanılmaması ve gözlerin ovuşturulmamasına özen gösterilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Kontakt lensle deniz ya da havuza girmek</strong></p>

<p>Kontakt lensler, denizde ya da havuzda bulunabilen bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların lens yüzeyine tutunmasını kolaylaştırarak kornea enfeksiyonu riskini artırabiliyor. Ayrıca klorlu ve tuzlu su, lensin yapısını bozarak gözlerde tahriş, batma ve rahatsızlık hissine yol açabiliyor. Yüzme sırasında kontakt lens kullanılmaması, zorunlu durumlarda ise tek kullanımlık lenslerin tercih edilmesi ve sudan çıktıktan hemen sonra çıkarılarak atılması büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>Güneş ışınları</strong></p>

<p>Dr. Emel Çolakoğlu “Yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak gözlerde tahriş ve rahatsızlığa yol açarken, korunmasız UV maruziyeti, katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskini artırabiliyor” diyor. Çocuğun dışarı çıkarken <strong>UV korumalı</strong> güneş gözlüğü kullanması, güneşe çıplak gözle bakmaması ve çok güneşli ortamlarda şapka takmasının göz sağlığını korumada önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Çolakoğlu “<strong>Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmez. Bu nedenle UV400 veya yüzde 100 UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir” diye konuşuyor. </strong></p>

<p><strong>Yaz alerjileri</strong></p>

<p>Yaz aylarında polenler, çimenler, toz, küf sporları ve diğer çevresel alerjenler çocuklarda alerjik göz şikayetlerini artırabiliyor. Bu durum gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma ve göz kapaklarında şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Çocukların gözlerini ovuşturması, şikayetlerin şiddetlenmesine ve göz yüzeyine zarar verebileceğinden dolayı bundan kaçınmak büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Klima </strong></p>

<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Aşırı sıcakların etkisiyle klimalı ortamlarda uzun süre bulunmak gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına neden olup gözlerde kuruluk, batma, yanma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüze veya göze üflemesi bu etkileri artırabiliyor. Bu nedenle klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne gelmemesine dikkat edilmeli, çok kuru ortamlardan kaçınılmalı ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmeleri sağlanmalıdır” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/35076.jpg" type="image/jpeg" length="15768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Beyin Kanaması Riskine Dikkat]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalarda-beyin-kanamasi-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalarda-beyin-kanamasi-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etkisini her geçen gün artıran sıcak hava dalgasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, özellikle yüksek tansiyon ve kalp hastalarının aşırı sıcaklarda daha dikkatli olması gerektiğini belirterek beyin kanaması riskine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Etkisini artıran sıcak hava dalgası, özellikle kronik hastalığı bulunan kişiler için önemli sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, aşırı sıcakların tek başına beyin kanamasına neden olmadığını ancak yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalarında riski ciddi şekilde artırabileceğini belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Orhan Şen, sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybının kanın yoğunlaşmasına neden olduğunu ifade ederek, bu durumun beyin damarlarında tıkanıklık, felç ve tansiyonun ani yükselmesine bağlı beyin kanaması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Özellikle yüksek tansiyon, kalp hastalığı bulunanlar, idrar söktürücü ilaç kullananlar ve yeterli su tüketmeyen kişilerin daha büyük risk altında olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini vurguluyor. Zorunlu olarak açık alanda bulunacak kişilerin ise şapka, şemsiye ve koruyucu kıyafet kullanmaları, gün boyunca bol su tüketerek sıvı kaybını önlemeleri öneriliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Orhan Şen, yüksek tansiyon hastaları, kan sulandırıcı kullananlar, ileri evre böbrek hastaları ve daha önce beyin anevrizması tanısı alan kişilerin sıcak havalarda çok daha dikkatli davranması gerektiğini belirtti. Bu kişilerin uzun süre güneş altında kalmaması ve ilaçlarını düzenli kullanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Beyin kanaması ve felcin erken belirtilerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Şen, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güç kaybı, denge kaybı, yürümede zorlanma, aşırı uyku hali ve uyarılara geç yanıt verme gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Erken müdahalenin kalıcı hasarın önlenmesi ve tedavi başarısının artırılması açısından kritik rol oynadığına dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle risk grubundaki bireyler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, düzenli su tüketimi, güneşten korunma ve sağlık uyarılarının dikkate alınmasının beyin kanaması ve diğer sıcaklığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalarda-beyin-kanamasi-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="59181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Kritik Vitamin Uyarısı!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kritik-vitamin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kritik-vitamin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, vitamin takviyelerinin bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sağlıklı yaşam için en doğru tercihin doğal beslenme olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, vitamin takviyelerinin bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sağlıklı yaşam için en doğru tercihin doğal beslenme olduğunu söyledi.<br />
Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, vitamin ve mineral takviyelerinin bilinçsiz kullanımına karşı vatandaşları uyardı. Sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunmanın temelinin doğal ve dengeli beslenme olduğunu vurgulayan Savaş, taze sebze ve meyvelerin içerdiği vitamin, mineral, lif ve antioksidanların hiçbir takviye ürünüyle tam anlamıyla karşılanamayacağını ifade etti.<br />
Yapay vitamin ve mineral takviyelerinin yalnızca eksiklik tespit edildiğinde ve doktor önerisiyle kullanılması gerektiğini belirten Savaş, gereksiz ve yüksek dozda alınan takviyelerin vücutta birikerek zehirlenmeye ve ciddi organ hasarlarına neden olabileceğine dikkat çekti.<br />
Uzmanlar, kanser başta olmak üzere birçok kronik hastalıktan korunmanın en etkili yolunun her gün en az 400 gram taze, çeşitli ve doğal sebze ile meyve tüketmek olduğunu belirtti. Dengeli beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve vücudun ihtiyaç duyduğu koruyucu bileşenleri doğal yollardan sağlamaya yardımcı olduğu ifade edildi.<br />
Sağlık uzmanları, vatandaşların vitamin takviyesi kullanmadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmaları gerektiğini hatırlatarak, sağlıklı yaşamın temelinde doğal beslenmenin yer aldığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gönül OLCAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kritik-vitamin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-103431.jpeg" type="image/jpeg" length="65845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Ergene, Adilcevaz Devlet Hastanesi ve Yeni Hastane İnşaatında İncelemelerde Bulundu]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/il-saglik-muduru-ergene-adilcevaz-devlet-hastanesi-ve-yeni-hastane-insaatinda-incelemelerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/il-saglik-muduru-ergene-adilcevaz-devlet-hastanesi-ve-yeni-hastane-insaatinda-incelemelerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, Adilcevaz Devlet Hastanesi ile yapımı devam eden Yeni Adilcevaz Devlet Hastanesi inşaatında incelemelerde bulunarak sağlık hizmetleri ve yatırımlarını yerinde değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, Adilcevaz Devlet Hastanesi ile yapımı devam eden Yeni Adilcevaz Devlet Hastanesi inşaatında incelemelerde bulunarak sağlık hizmetleri ve yatırımlarını yerinde değerlendirdi.<br />
Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Emrah Teyfik Şölen'in de eşlik ettiği ziyarette, İl Sağlık Müdürü Ergene ilk olarak Adilcevaz Devlet Hastanesi'ni ziyaret etti. Başhekim Uzm. Dr. Elif Hatice Özkale ve hastane yönetimi tarafından karşılanan Ergene, hastanenin çeşitli birimlerini gezerek sunulan sağlık hizmetleri hakkında bilgi aldı.<br />
Sağlık çalışanlarıyla da bir araya gelen Ergene, fedakârca görev yapan personele özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.<br />
Ziyaret programının ikinci bölümünde ise yapımı hızla devam eden Yeni Adilcevaz Devlet Hastanesi inşaatı incelendi. Yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi alan Ergene, modern donanımıyla ilçenin sağlık altyapısını güçlendirecek yeni hastanenin tamamlanmasının ardından vatandaşlara daha hızlı, güvenli ve konforlu sağlık hizmeti sunulacağını belirtti.<br />
Adilcevaz'ın sağlık vizyonuna önemli katkı sağlaması hedeflenen yeni hastane yatırımının planlanan takvim doğrultusunda sürdüğü ifade edilirken, Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşların kaliteli sağlık hizmetine erişimini artırmaya yönelik yatırımların kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serap BOYAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adilcevaz, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/il-saglik-muduru-ergene-adilcevaz-devlet-hastanesi-ve-yeni-hastane-insaatinda-incelemelerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-233530.jpeg" type="image/jpeg" length="82332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü'nden Yaz Sıcaklarına Karşı Uyarı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-il-saglik-mudurlugunden-yaz-sicaklarina-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-il-saglik-mudurlugunden-yaz-sicaklarina-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü, yaz aylarında etkisini artıran yüksek hava sıcaklıklarının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı vatandaşları uyardı. Müdürlük, sıcak çarpması, sıvı kaybı ve gıda kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçebilmek için alınması gereken önlemleri kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü, yaz aylarında etkisini artıran yüksek hava sıcaklıklarının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı vatandaşları uyardı. Müdürlük, sıcak çarpması, sıvı kaybı ve gıda kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçebilmek için alınması gereken önlemleri kamuoyuyla paylaştı.<br />
Yapılan açıklamada, vatandaşların sıcak havalarda günde 2,5 ila 3 litre su tüketmeye özen göstermesi gerektiği belirtilirken, açık renkli, bol ve hafif kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye edildi. Güneşin zararlı etkilerinden korunmak amacıyla ise şapka ve güneş gözlüğü kullanılmasının önemine dikkat çekildi.<br />
Beslenme konusunda da uyarılarda bulunan İl Sağlık Müdürlüğü, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmasını, bunun yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirilmiş hafif besinlerin tercih edilmesini önerdi. Ayrıca yaz sıcaklarında gıdaların bozulma riskinin arttığı hatırlatılarak, besinlerin uygun saklama koşullarında muhafaza edilmesi gerektiği vurgulandı.<br />
Açıklamada, sıcak çarpması riskini azaltmak için özellikle güneş altında ağır egzersizlerden kaçınılması gerektiği ifade edilirken, vatandaşların yaz mevsimini sağlıklı geçirebilmeleri için bu önerilere uymalarının büyük önem taşıdığı kaydedildi. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve hamilelerin sıcak havalara karşı daha dikkatli olmaları istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceren Çalışkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-il-saglik-mudurlugunden-yaz-sicaklarina-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-001814.jpeg" type="image/jpeg" length="39180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabet Göz Sağlığını Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/diyabet-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/diyabet-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, diyabetin gözde kalıcı görme kaybına yol açabilen diyabetik retinopati hastalığına neden olabileceğini belirterek, düzenli göz muayenesi ve kan şekeri kontrolünün körlük riskini büyük ölçüde önlediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, diyabetin tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği durumlarda diyabetik retinopatiye yol açarak kalıcı görme kaybı ve körlük riskini artırabileceğini belirtti. Bilgin, düzenli göz muayenesi ile kan şekeri kontrolünün görme kaybını önlemede hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyabetik retinopatinin, halk arasında "şekerin gözü etkilemesi" olarak bilinen ciddi bir göz hastalığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Burak Bilgin, yüksek kan şekeri seviyelerinin retina tabakasında kanama, ödem ve farklı hasarlara neden olabildiğini söyledi. Hastalığın erken dönemlerinde çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çeken Bilgin, bu nedenle diyabet hastalarının şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Gaziantep'te şekerli gıdaların yoğun tüketildiğini hatırlatan Bilgin, kontrolsüz diyabetin göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin bölgede daha sık görülebildiğini ifade etti. Kan şekeri seviyesinin düzenli takip edilmesiyle hastalığın ilerlemesinin büyük ölçüde önlenebileceğini belirten Bilgin, erken teşhisin tedavide başarı oranını artırdığını söyledi.</p>

<p>Diyabet hastalarının yalnızca ilaç tedavisine değil, sağlıklı beslenme, düzenli yaşam ve stres kontrolüne de önem vermesi gerektiğini vurgulayan Bilgin, gözde oluşabilecek ilk bulguların ancak uzman muayenesiyle tespit edilebildiğini kaydetti. Erken dönemde alınacak önlemler sayesinde retina hasarının ilerlemesinin engellenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Diyabetik retinopatinin tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybı ve körlüğe neden olabileceğini belirten Bilgin, düzenli takip edilen hastalarda bu riskin önemli ölçüde azaltıldığını söyledi. Takipsiz hastalarda ise hastalığın ilerleyerek geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Tedavi sürecinin hastanın durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Burak Bilgin, öncelikle kan şekerinin kontrol altına alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Gerekli durumlarda göz damlası tedavisi, lazer uygulamaları, göz içi enjeksiyonları ve ileri vakalarda cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini aktaran Bilgin, özellikle hemoglobin A1C seviyesinin kontrol altında tutulmasının göz sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/diyabet-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="92647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 yaşındaki Mihrimah saat pilini yuttu, yemek borusuna takılan pil ameliyatla çıkarıldı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/3-yasindaki-mihrimah-saat-pilini-yuttu-soluk-borusuna-takilan-pil-ameliyatla-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/3-yasindaki-mihrimah-saat-pilini-yuttu-soluk-borusuna-takilan-pil-ameliyatla-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis’in Tatvan ilçesinde ikamet eden 3 yaşındaki Mihrimah Uğuryurt’un yuttuğu saat pili, mideye ulaşmadan yemek  borusuna takıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis’in Tatvan ilçesinde ikamet eden 3 yaşındaki Mihrimah Uğuryurt’un yuttuğu saat pili, mideye ulaşmadan yemek borusuna takıldı.<br />
Küçük çocuk, ailesi tarafından Tatvan Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan müdahaleyle pil başarıyla çıkarıldı.<br />
3 yaşındaki Mihrimah Uğuryurt, evde bulunan saat pilini yuttu. Pilin mideye ulaşmadan yemek borusuna takılması üzerine baba Uğur Uğuryurt ve anne Duygu Uğuryurt, çocuklarını Tatvan Devlet Hastanesi’ne götürdü.<br />
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Bilgi tarafından acil olarak endoskopiye alınan minik Mihrimah’ın yemek borusunda pilin neden olduğu hasar tespit edildi.<br />
Ancak herhangi bir delinme meydana gelmediği belirlendi. Riskli operasyonun ardından pil başarıyla çıkarıldı.<br />
Yaklaşık iki gün boyunca doktor kontrolünde gözlem altında tutulan Mihrimah, genel durumunun iyi olması ve beslenmeye başlamasının ardından kontrol önerisiyle taburcu edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 20 At 23.35.23 (2)" height="450" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-20-at-233523-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
“Piller, yutulan yabancı cisimler arasında en tehlikelilerden”<br />
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Bilgi, saat pillerinin çocuklar tarafından yutulması durumunda ciddi hayati risk oluşturabileceğini belirtti.<br />
Pil yutulmasının diğer yabancı cisimlere göre çok daha tehlikeli olduğunu ifade eden Bilgi, “Piller, yutulan yabancı cisimler içinde en tehlikeli olanlar. Yemek borusunda kaldığı zaman delinmelere ve ciddi yaralanmalara sebep olabiliyor. Bu da hastanın hayati riski anlamına geliyor” dedi.<br />
Böyle bir durumda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğini vurgulayan Bilgi, ailelerin çocuğu kusturmaya veya başka bir şey yutturmaya çalışmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 11.48.36" height="450" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-114836.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
Hüseyin Bilgi, “Özellikle zaman kaybı olduğunda çok sıkıntılı olabiliyor. Ailelere tavsiyem; ortalıkta özellikle pil hiçbir şekilde bırakılmamalı. Küçük çocukların ağzına alabileceği kadar küçük nesneler ortalıkta bulunmamalı” ifadelerini kullandı.<br />
“Olayın ciddiyetinin farkına vardım”<br />
Mihrimah’ın babası Uğur Uğuryurt ise başlangıçta durumu basit bir olay olarak düşündüğünü, ancak doktorların bilgilendirmesiyle tehlikenin farkına vardığını belirtti.<br />
Uğuryurt, “Önceden basit bir şeymiş gibi geldi. Doktorumuz anlatınca olayın ciddiyetinin farkına vardım. Riskli, bayağı riskli bir şeymiş. Çok şükür bir sıkıntı olmadı. İki gün hastanede doktor kontrolünde hiçbir şey yiyip içmedi, serumla beslendi. Şu an durumu gayet iyi. Toparladı ve normal şekilde yemek yiyebiliyor” diye konuştu.<br />
Uzmanlar, özellikle küçük çocukların bulunduğu evlerde pil, düğme, boncuk ve benzeri küçük cisimlerin çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutulması konusunda aileleri uyarıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 12.07.24" height="450" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-120724.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vahit OLCAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/3-yasindaki-mihrimah-saat-pilini-yuttu-soluk-borusuna-takilan-pil-ameliyatla-cikarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-20-at-233523-1.jpeg" type="image/jpeg" length="65242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumansız Hava Sahasında 17 Yıl!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de kapalı kamuya açık alanlarda sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını yasaklayan "Dumansız Hava Sahası" uygulaması 17. yılını geride bıraktı. 19 Temmuz 2009'da yürürlüğe giren düzenleme, milyonlarca vatandaşı pasif içiciliğin zararlarından koruyarak halk sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de kapalı kamuya açık alanlarda sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını yasaklayan "Dumansız Hava Sahası" uygulaması 17. yılını geride bıraktı. 19 Temmuz 2009'da yürürlüğe giren düzenleme, milyonlarca vatandaşı pasif içiciliğin zararlarından koruyarak halk sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası oldu.<br />
Yeşilay, uygulamanın yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Dumansız Hava Sahası düzenlemesini ilk günden bu yana desteklediklerini belirtti. Açıklamada, bu uygulamanın toplum sağlığı adına önemli bir kazanım olduğu vurgulandı.<br />
Yeşilay ayrıca, tütün ve tütün ürünleriyle mücadelede yeni adımların atılması gerektiğine dikkat çekerek, vatandaşları her türlü tütün ürününün zararlarından korumak için devlet ve toplumla iş birliği içinde çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.<br />
Uygulamanın 17. yılı dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, dumansız yaşam kültürünün yaygınlaştırılması ve tütünle mücadelenin güçlendirilmesinin önemine bir kez daha dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gönül OLCAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yil</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-20-at-112250.jpeg" type="image/jpeg" length="13660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muş'ta Mobil Kanser Taramasıyla Erken Teşhis Seferberliği]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/musta-mobil-kanser-taramasiyla-erken-teshis-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/musta-mobil-kanser-taramasiyla-erken-teshis-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kanserde erken teşhisi artırmak amacıyla mobil mamografi aracıyla il merkezi ve kırsal mahallelerde ücretsiz kanser taramalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kanserde erken teşhisi yaygınlaştırmak amacıyla mobil mamografi aracıyla il merkezi ve kırsal mahallelerde ücretsiz kanser taramalarını sürdürüyor. Vatandaşların ayağına kadar götürülen sağlık hizmeti sayesinde yüzlerce kişi erken teşhis için taramadan geçiriliyor.</h1>

<p>Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ekipleri mobil tarama aracıyla meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz olarak gerçekleştiriyor. Son olarak Güzeltepe Mahallesi'nde konuşlandırılan mobil araçta, çevre köylerden gelen vatandaşlara hem kanser taraması yapıldı hem de koruyucu sağlık eğitimleri verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muş'ta 2026 yılının ilk altı ayında Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 1.323 mamografi çekimi, 1.965 HPV testi ve 2.749 kolorektal kanser taraması gerçekleştirildi. Yapılan taramalarda 39 meme kanseri, 27 rahim ağzı kanseri ve 12 kolorektal kanser şüphesi olmak üzere toplam 78 kişi ileri tetkik için sağlık kuruluşlarına yönlendirildi.</p>

<p>KETEM Sorumlusu Dr. Fatoş Aydemir, mobil sağlık ekiplerinin özellikle ulaşım imkânı kısıtlı bölgelerde yaşayan vatandaşlara hizmet ulaştırdığını belirterek, kanser taramalarını sadece merkezlerde değil, köyler ve mahallelerde de sürdürdüklerini ifade etti. Aydemir, bu uygulama sayesinde sağlık merkezlerine gelemeyen vatandaşların bulundukları bölgelerde ücretsiz tarama hizmetinden yararlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Kanserde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Aydemir, uygun yaş grubundaki vatandaşlara ücretsiz tarama hizmetlerinden faydalanmaları çağrısında bulundu. Hiçbir şikâyeti bulunmasa bile risk grubundaki kişilerin düzenli tarama yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Aydemir, erken teşhisin birçok kanser türünde yaşam şansını artırdığını kaydetti.</p>

<p>Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara meme kanseri, 30-65 yaş arasındaki kadınlara rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise kalın bağırsak kanseri taramalarının tamamen ücretsiz olarak sunulduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/musta-mobil-kanser-taramasiyla-erken-teshis-seferberligi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="62690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Kalp Hastalarına Sıcak Hava Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kalp-hastalarina-sicak-hava-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kalp-hastalarina-sicak-hava-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yanık, yaz aylarında artan sıcaklıkların sıvı ve mineral kaybına neden olarak kalbin iş yükünü artırdığını, özellikle kalp ve hipertansiyon hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yanık, yaz aylarında etkisini artıran sıcak havaların kalp ve hipertansiyon hastaları için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek, özellikle günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması ve yeterli sıvı tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yurt genelinde etkisini sürdüren yüksek sıcaklıklar, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için hayati risk oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında gerçekleşen ölümlerin yüzde 34,7'si kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanırken, uzmanlar yaz aylarında kalp sağlığının korunması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yanık, sıcak havalarda vücudun terleme yoluyla yoğun sıvı, elektrolit ve mineral kaybettiğini belirterek bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına neden olduğunu ifade etti. Yanık, sağlıklı bireylerin bu süreci daha kolay atlatabildiğini ancak kalp hastalarında ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Kalp yetmezliği, hipertansiyon, ritim bozukluğu bulunan, idrar söktürücü ilaç kullanan, stent takılan veya bypass ameliyatı geçiren hastaların sıcak havalarda daha büyük risk altında olduğuna dikkat çeken Yanık, bu gruplarda tansiyon düşüklüğü, çarpıntı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi şikâyetlerin artabileceğini söyledi.</p>

<p>Sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin hayati önem taşıdığına vurgu yapan Yanık, özellikle saat 11.00 ile 16.00 arasında güneş altında kalınmaması gerektiğini belirtti. Dışarı çıkılması zorunlu durumlarda serin alanların tercih edilmesi, açık renkli ve bol kıyafetler giyilmesi gerektiğini ifade eden Yanık, ağır fiziksel aktivitelerden de kaçınılmasını önerdi.</p>

<p>Yeterli sıvı tüketiminin kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını belirten Yanık, özellikle yaşlı bireylerin susama hissini beklemeden su içmeleri gerektiğini söyledi. Günlük en az 2,5 litre sıvı tüketilmesini tavsiye eden Yanık, ağır ve yağlı yemekler yerine sebze ile meyve ağırlıklı beslenmenin daha sağlıklı olacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalp hastalarının egzersizlerini tamamen bırakmaması gerektiğini de belirten Yanık, yürüyüş ve fiziksel aktivitelerin sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmasının sağlık açısından daha güvenli olacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kalp-hastalarina-sicak-hava-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzmandan-kalp-hastalarina-sicak-hava-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="52728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[65 Yaşında Bacak Uzatma Ameliyatıyla Sağlığına Kavuştu]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/65-yasinda-bacak-uzatma-ameliyatiyla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/65-yasinda-bacak-uzatma-ameliyatiyla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in İslahiye ilçesinde sağ ayağında doğuştan kısalık ve deformite olan 65 yaşındaki hasta, ilçe devlet hastanesinde yapılan başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Ameliyat sonucunda bacağında bulanan 12 santimlik kısalık ve deformite düzeltilen hasta, doktorlar ve hemşirelere teşekkür etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Gaziantep'in İslahiye ilçesinde doğuştan bacak kısalığı ve deformite sorunu yaşayan 65 yaşındaki Sultan Kazak, geçirdiği başarılı operasyonun ardından yıllar sonra daha rahat yürümeye başladı.</h1>

<p>Üç çocuk annesi Sultan Kazak, sağ ayağındaki doğuştan kısalık ve şekil bozukluğu nedeniyle uzun yıllar çeşitli tedavi yolları aradı. Çocukluk döneminde geçirdiği ameliyata rağmen sorunu devam eden Kazak, son olarak İslahiye Devlet Hastanesi'ne başvurdu.</p>

<p>Yapılan muayenelerin ardından Ortopedi Uzmanı tarafından bacak uzatma ve deformite düzeltme ameliyatı planlandı. Gerçekleştirilen başarılı operasyonla Kazak'ın sağ bacağındaki yaklaşık 12 santimetrelik kısalık ve deformite giderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Sultan Kazak, artık daha rahat hareket edebildiğini belirterek kendisiyle ilgilenen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Başarılı operasyon, doğuştan gelen ortopedik sorunların uygun tedavi yöntemleriyle ilerleyen yaşlarda da düzeltilebileceğini gösteren önemli bir örnek oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/65-yasinda-bacak-uzatma-ameliyatiyla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/65-yasinda-bacak-uzatma-ameliyatiyla-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="58742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ateşli Havalede Doğru Müdahale Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/atesli-havalede-dogru-mudahale-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/atesli-havalede-dogru-mudahale-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Uzm. Dr. Emir Çevik, ateşli havale konusunda ailelerin doğru bilgiyle hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, ateşli havalenin çoğu zaman iyi seyirli olduğunu ve kalıcı beyin hasarı ya da zekâ geriliğine neden olmadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Çocuklarda sık görülen ateşli havale, ailelerde büyük endişeye yol açsa da uzmanlar çoğu vakanın kalıcı sağlık sorunlarına neden olmadığını belirtiyor. Uzmanlar, doğru ilk yardım uygulamalarının bilinmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Uzm. Dr. Emir Çevik, ateşli havalenin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü, en sık ise 12-18 aylık dönemde ortaya çıktığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailede ateşli havale veya epilepsi öyküsünün bulunmasının riski artırdığını belirten Çevik, sık enfeksiyon geçiren ve kreşe devam eden çocuklarda ateşli havalenin daha fazla görülebildiğini ifade etti. Son yıllarda yapılan araştırmaların demir ve D vitamini eksikliğinin de risk faktörleri arasında yer aldığını ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uzmanlar, her yüksek ateşin havaleye yol açmayacağını vurgularken, ateşi yükselen çocuklarda öncelikle uygun ateş düşürücü yöntemlerin uygulanması gerektiğini belirtiyor. Kalın kıyafetlerin çıkarılması, doktorun önerdiği ateş düşürücü ilaçların kullanılması ve ateş kontrol altına alınamazsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Emir Çevik, ateşli havalenin kalıcı beyin hasarı, zekâ geriliği ya da öğrenme güçlüğüne neden olmadığını belirterek, bu durumun çocukların bilişsel gelişimini olumsuz etkilemediğinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu ifade etti.</p>

<p>Ateşli havalenin bazı çocuklarda tekrarlayabileceğini kaydeden Çevik, bunun epilepsi gelişeceği anlamına gelmediğini söyledi. İlk nöbetin erken yaşta görülmesi, aile öyküsü ve ateş yükselir yükselmez nöbet geçirilmesinin tekrar riskini artırabileceğini ancak epilepsi riskinin toplumdaki genel oranlara yakın olduğunu belirtti.</p>

<p>Havale sırasında yapılacak doğru müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Çevik, çocuğun güvenli şekilde yan yatırılması, ağzına hiçbir cisim sokulmaması, nöbet sırasında su veya ilaç verilmemesi ve nöbetin 5 dakikadan uzun sürmesi halinde 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini söyledi. Nöbet sonrasında ise çocuğun mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Tedavide asıl hedefin ateşe neden olan enfeksiyonun belirlenmesi olduğunu belirten Çevik, uzayan nöbetlerde nöbet durdurucu ilaçların kullanılabileceğini ancak ateşli havale geçiren çocukların büyük bölümünde sürekli epilepsi ilacı kullanımına ihtiyaç duyulmadığını ifade etti. Uzmanlar, ailelerin panik yapmak yerine doğru ilk yardım uygulamalarını bilerek vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalarının en doğru yaklaşım olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/atesli-havalede-dogru-mudahale-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/atesli-havalede-dogru-mudahale-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="87509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gercüş'te Semizotu İlgi Görüyor]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/gercuste-semizotu-ilgi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/gercuste-semizotu-ilgi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'ın Gercüş ilçesinde, domates ve biber bahçelerinde kendiliğinden yetişen semizotu, vatandaşlar için adeta bir şifa kapısı haline geldi. Kimi vatandaşlar topladıkları semizotunu yakınlarına dağıtırken, kimileri de pazarda satarak aile bütçesine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Batman'ın Gercüş ilçesinde domates ve biber bahçelerinde kendiliğinden yetişen semizotu, hem sofraların vazgeçilmezi hem de aile bütçesine katkı sağlayan doğal bir ürün olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, topladıkları semizotunu yakınlarıyla paylaşırken, bazıları ise ilçe pazarında satarak gelir elde ediyor.</p>

<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sebze bahçelerinde doğal olarak yetişen semizotu, Gercüş'te yoğun ilgi görüyor. Vitamin ve mineral açısından zengin içeriğiyle bilinen bitki, yöre halkı tarafından salatalarda ve çeşitli yemeklerde tüketiliyor.</p>

<p>Bahçesindeki semizotlarını komşu ve akrabalarına dağıtan Şehmus Barlak, bu bitkinin faydalarının nesilden nesile aktarıldığını belirterek, ihtiyacı olan herkese ücretsiz olarak semizotu verdiklerini söyledi.</p>

<p>Kalp rahatsızlığının ardından doktorunun tavsiyesiyle semizotu tüketmeye başladığını ifade eden Şerif Aslan ise doğal ürünlerin dengeli beslenmenin önemli bir parçası olduğunu belirterek semizotunu düzenli olarak tükettiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçelerden topladığı semizotunu pazarda satışa sunan Veysel Alev de ürünün ilçe halkı tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Doğal ürünlere olan talebin her geçen gün arttığını belirten Alev, semizotunun hem ekonomik değer oluşturduğunu hem de sofralarda sıkça tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar ise semizotunun vitamin, mineral ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir besin olduğunu ancak herhangi bir hastalığın tedavisinde tek başına çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sağlıkla ilgili konularda mutlaka hekim tavsiyesine uyulması öneriliyor.:::</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/gercuste-semizotu-ilgi-goruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/gercuste-semizotu-ilgi-goruyor.jpg" type="image/jpeg" length="55988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arı Sokması Ölümcül Olabilir]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/ari-sokmasi-olumcul-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/ari-sokmasi-olumcul-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan arı sokmaları, bazı kişilerde hayati tehlike oluşturan alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Senanur Işık, özellikle nefes darlığı ve bilinç kaybı gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda zaman kaybetmeden tıbbi müdahale gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yaz aylarında artan arı sokmaları, bazı kişilerde hayati tehlike oluşturan alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Senanur Işık, özellikle nefes darlığı ve bilinç kaybı gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda zaman kaybetmeden tıbbi müdahale gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Doç. Dr. Senanur Işık, yaz mevsimiyle birlikte insanların arılarla daha sık karşılaştığını belirterek, arı sokmalarının çoğunlukla hafif belirtilerle atlatıldığını ancak bazı vakalarda ölümcül alerjik reaksiyonların gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Toplumun yaklaşık yüzde 2'sinde arı alerjisi bulunduğunu ifade eden Işık, arı sokmasına bağlı ölümlerin resmi kayıtlara yansıyan rakamların üzerinde olabileceğini belirtti. Özellikle kırsal bölgelerde kalp krizi olarak değerlendirilen bazı ani ölümlerin altında arı alerjisinin yatabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Arı sokmasının ardından genellikle sokulan bölgede kaşıntı, kızarıklık ve şişlik oluştuğunu belirten Işık, bu belirtilerin buz uygulaması ve ağrı kesici ilaçlarla büyük oranda kontrol altına alınabildiğini söyledi. Bal arılarının sokma sonrası deride iğne ve zehir kesesi bırakabildiğini hatırlatan Işık, bu kesenin sıkılmadan 10 ila 15 dakika içinde dikkatlice çıkarılması gerektiğini ifade etti. Yaban arılarının ise birden fazla kez sokabildiğini kaydetti.</p>

<p>Bazı kişilerde arı sokmasından saatler sonra 20 santimetreden büyük şişlik ve kızarıklık oluşabileceğini belirten Işık, bu geniş lokal reaksiyonların genellikle bir hafta içinde kendiliğinden geçtiğini ve tek başına ileride ağır alerjik reaksiyon gelişeceği anlamına gelmediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayati risk oluşturan asıl tablonun sistemik alerjik reaksiyonlar olduğunu vurgulayan Işık, nefes darlığı, boğazda tıkanma hissi, çarpıntı, baş dönmesi, karın ağrısı, bilinç kaybı ve bayılma gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini ifade etti. Bu tür şikayetleri yaşayan kişilerin mutlaka bir alerji uzmanına başvurması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Şiddetli reaksiyon geçiren hastaların yanlarında mutlaka adrenalin otoenjektörü bulundurması gerektiğini belirten Işık, belirtilerin ne kadar erken başladığının reaksiyonun şiddetini gösterdiğini ve adrenalinin erken uygulanmasının hayat kurtarıcı olduğunu söyledi.</p>

<p>Arı alerjisi tanısının deri ve kan testleriyle konulduğunu ancak bu testlerin tarama amacıyla kullanılmadığını ifade eden Işık, ölümle sonuçlanan birçok vakada daha önce bilinen bir alerji öyküsünün bulunmadığına dikkat çekti.</p>

<p>Arı zehri immünoterapisinin ağır alerjik reaksiyon geçiren hastalar için en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Senanur Işık, bu tedavinin ciddi reaksiyonları yaklaşık yüzde 95 oranında önlediğini veya önemli ölçüde hafiflettiğini söyledi. Tedavinin yalnızca deneyimli alerji uzmanları tarafından uygulanması gerektiğini vurgulayan Işık, gerekli şartların sağlanması halinde arı alerjisi aşılarının devlet tarafından karşılandığını sözlerine ekledi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/ari-sokmasi-olumcul-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/a-w749289-01.jpg" type="image/jpeg" length="45027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola Virüsüne Karşı Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/ebola-virusune-karsi-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/ebola-virusune-karsi-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ebola virüsü, yüksek ateş ve grip benzeri belirtilerle başlayıp iç ve dış organlarda kanamalara kadar ilerleyebilen ölümcül bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, virüsün bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Ebola virüsü, yüksek ateş ve grip benzeri belirtilerle başlayıp iç ve dış organlarda kanamalara kadar ilerleyebilen ölümcül bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, virüsün bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel Sular Akademi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, ilk kez 1976 yılında Kongo Cumhuriyeti'nde tespit edilen Ebola virüsünün, çoğunlukla yabani hayvanlardan insanlara bulaştığını söyledi. Virüsün özellikle maymun, antilop ve yarasa gibi hayvanların salgılarıyla temas edilmesi sonucu ağız, burun, göz ve deri üzerindeki çatlaklardan vücuda girebildiğini ifade etti.</p>

<p>Ebola virüsünün başlangıç belirtilerinin grip hastalığına benzediğini belirten Atlı, hastalarda ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik, kırgınlık, bulantı ve kusma görülebildiğini kaydetti. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise ciltte, iç organlarda ve dış organlarda kanamalar meydana gelebildiğini vurgulayan Atlı, bu nedenle Ebola'nın ağır seyrederek ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'de bugüne kadar Ebola vakalarının yaygın şekilde görülmediğini ifade eden Atlı, hastalıktan korunmak için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Ellerin ve yüzün sık sık yıkanmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Atlı, virüsün göz, ağız ve burun yoluyla bulaşabileceğini hatırlatarak özellikle riskli bölgelerde çalışan kişilerin maske kullanması ve şüpheli belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Aşı geliştirme sürecinin oldukça uzun ve titiz bir çalışma gerektirdiğini belirten Op. Dr. Faruk Atlı, virüsün laboratuvar ortamında elde edilmesinin zorluğuna dikkat çekti. Etkili bir aşının geliştirilebilmesi için önce virüsün izole edilmesi, ardından etkili maddenin belirlenmesi ve hayvan ile insan deneylerinin tamamlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>COVID-19 döneminde geliştirilen aşıları örnek gösteren Atlı, farklı teknolojilerle üretilen aşıların bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, aşıların temel hedefinin vücudu hastalık etkenine karşı önceden hazırlayarak enfeksiyonlara karşı koruma sağlamak olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/ebola-virusune-karsi-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/ebola-virusu-1200x800.webp" type="image/jpeg" length="48704"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
