<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bitlis Doğru Haber</title>
    <link>https://bitlisdogruhaber.com</link>
    <description>Bitlis Doğru Haber, Bitlis son dakika haberleri, güncel Bitlis haberleri ve Bitlis bülteni ile bölgenin en güvenilir haber kaynağıdır. Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla Bitlis halkına en güncel gelişmeleri sunuyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 22:59:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[BU HASTALIK SİNSİCE GÖRME KAYBINA NEDEN OLUYOR!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle ileri yaştaki kişilerde görme kaybının en önemli nedenleri arasında gösterilen sarı nokta hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. 2020 yılında yaklaşık 196 milyon kişi sarı nokta hastalığıyla mücadele ederken, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2040 yılında 288 milyona çıkması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle ileri yaştaki kişilerde görme kaybının en önemli nedenleri arasında gösterilen sarı nokta hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. 2020 yılında yaklaşık 196 milyon kişi sarı nokta hastalığıyla mücadele ederken, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2040 yılında 288 milyona çıkması bekleniyor. Ülkemizde de benzer şekilde yaşlanan nüfus nedeniyle sarı nokta hastalığının sıklığı giderek artıyor. Tıp literatüründe "Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu" olarak adlandırılan hastalık, gözün retina tabakasında bulunan ve merkezi görmeyi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesi sonucu gelişiyor. Hastalık ilerledikçe okuma, araç kullanma, yüz tanıma ve ayrıntıları seçme gibi durumlarda ciddi zorluklar ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin</strong>, son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada görme düzeyinin korunabildiğini, hatta bazı tablolarda görme kalitesinde belirli ölçüde iyileşme sağlanabildiğini belirterek, “Erken teşhis, sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak ve görmeyi korumak için çok önemlidir. Başlangıç evrelerinde hastalık genellikle belirti vermediği için rutin göz muayeneleriyle erken teşhis edilirse yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli tedavilerle önlemler alınabilmektedir. Bu nedenle özellikle 50 yaş üzerinde olan ve ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri son derece önemlidir” diyor.</p>

<p><img alt="1780901382 P R O F. D R. Z L E M A H N" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1780901382-p-r-o-f-d-r-z-l-e-m-a-h-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Günlük yaşamı önemli ölçüde etkiliyor</strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı, gözün arka kısmında bulunan retina tabakasının merkezindeki makula</p>

<p>bölgesini etkileyen ve özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde görülen ilerleyici bir hastalık. Sarı nokta denmesinin sebebi ise bu bölgede yüksek ışık maruziyetine karşı korunma sağlanması amacıyla bolca lutein ve zeaksantin adlı sarı renkli pigmentler oluşması. Makula; okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görme işlevlerinden sorumlu oluyor. Bu bölgenin zarar görmesi sonucunda merkezi görmede bulanıklık, şekillerde bozulma veya görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Belirtiler önce tek gözde oluşabilirken hastalık ilerleyip her iki gözü de tuttuğunda günlük yaşam önemli şekilde etkileniyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görme kaybının belirginleşmesi nedeniyle hastalarda önemli sorunlar yaşandığına vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Şahin, “Bu tabloda hastalar okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve düz çizgileri görme gibi durumlarda güçlük çekmektedir. Hastalık ileri evrede körlüğe varmasa da güvenli yürüyüşü zorlaştırmakta ve düşme riskini artırmaktadır. Ayrıca görme kaybının yarattığı sosyal izolasyon, depresyon ve bağımsız aktivitelerde azalma (yemek yapma, televizyon izleme vb.) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilmektedir” diye konuşuyor.</p>

<p><strong>Görme yetisinde hızla azalma yaşanabiliyor</strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı temel olarak kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Hastaların büyük çoğunluğunda kuru tip geliştiğini anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, “Kuru tipte retina altında zamanla biriken ve drusen adı verilen birikintiler ile buna eşlik eden hücre kaybı sonucunda görme yetisi yavaşça azalmaktadır. İleri evrelerinde de coğrafik atrofi olarak adlandırılan ve retina hücrelerinde belirgin kayıp ve bunun sonucunda görme kalitesinde azalmayla seyreden tablo gelişebilmektedir” bilgisini veriyor. “Yaş tip ise daha az görülmesine rağmen görme kaybından en sık sorumlu olan formudur” diyen Prof. Dr. Özlem Şahin, şu bilgileri veriyor: “Bu tipte retina altında anormal ve kırılgan yeni damarlar gelişmektedir. Bu damarlar sıvı veya kan sızdırarak makulanın yapısını bozabilmekte ve görmede haftalar, hatta günler içinde belirgin azalmaya neden olabilmektedir. Erken tanı ve zamanında tedavi, yaş tip sarı nokta hastalığında görmenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong>Sigara kullanımı riski yaklaşık 2 kat artırıyor!</strong></p>

<p>İlerleyen yaş sarı nokta hastalığının en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Görülme sıklığı özellikle 55 yaşından sonra belirgin olarak artıyor. Bunun yanı sıra sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar sarı nokta hastalığının gelişme riskini anlamlı ölçüde artıran risk faktörleri arasında yer alıyor. Güncel çalışmalar sigara kullanımının riski yaklaşık iki kat artırdığını gösteriyor. Ayrıca aile öyküsü ve bazı genetik varyasyonların da önemli risk faktörleri olarak kabul edildiğini aktaran Prof. Dr. Özlem Şahin, “Obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük antioksidan alımı gibi faktörlerin de katkıda bulunabileceği düşünülmekle birlikte bunların etkileri konusunda literatürde daha değişken sonuçlar bulunmaktadır” diyor.</p>

<p><strong>Bu sorunları göz ardı etmeyin </strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı erken evrede genellikle belirti vermiyor veya belirtiler çok hafif seyrediyor. Bu nedenle hastalar sorunlarının yaşlılığa bağlı olduğunu düşünüyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görmede bozulma başladığına işaret eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, aşağıda yer alan belirtilerden birinin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<ul>
 <li>Düz çizgilerin eğri veya dalgalı görünmesi</li>
 <li>Okuma sırasında harflerin bulanıklaşması</li>
 <li>Karşıya bakarken silik noktaların oluşması</li>
 <li>Gölgelerin veya birbirine yakın renklerin ayırt edilmesinde güçlük</li>
 <li>Karanlıkta görmenin belirgin şekilde zorlaşması</li>
 <li>Işığa karşı hassasiyet artışı</li>
 <li>Görüntülerdeki detayların kaybolma hissi</li>
</ul>

<p><strong>Tedaviden başarılı sonuçlar elde ediliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı nokta hastalığının tanı sürecinde detaylı göz muayenesinin yanı sıra retina görüntüleme yöntemleri ve optik koherens tomografi gibi gelişmiş teknolojilerden faydalanılıyor. Bu sayede retina tabakasındaki değişiklikler ayrıntılı şekilde incelenebiliyor. Tedavinin temel hedefi ise mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, hastalığın tipi ve evresinin uygulanacak tedaviyi belirlediğini anlatarak, “Kuru tip sarı nokta hastalığında vitamin ve mineral takviyeleri uygun hastalarda hastalığın ilerleme riskini yaklaşık yüzde 25 oranında azaltmaktadır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerden zengin beslenme, omega-3 yağ asitlerinin tüketimi, düzenli egzersiz, tansiyon ve kolesterol kontrolü ile sigaranın bırakılması gibi yaşam tarzı değişiklikleri de önem taşımaktadır” diyor. Son yıllarda ileri evre kuru tip hastaları için göz içi iğne tedavisinin de geliştirildiğini belirten Prof. Dr.<strong> </strong>Özlem Şahin,<strong> </strong>belirli aralıklarla göze uygulanan bu yöntemin hastalığın retina üzerindeki hasarının ilerleme hızını yavaşlatmaya yardımcı olabildiğini söylüyor.</p>

<p><strong>Görme düzeyleri kor</strong><strong>unabiliyor, hatta... </strong></p>

<p>Yaş tip sarı nokta hastalığının tedavisinde ise göz içine enjeksiyonla uygulanan ilaçlar önemli bir yer tutuyor. Bu tedaviyle, retina altındaki anormal damar oluşumunun ve sıvı sızıntısının kontrol altına alınması hedefleniyor. Enjeksiyon tedavisi sayesinde hastaların görme düzeyleri korunabiliyor, hatta bazı hastalarda görme yeteneğinde iyileşme sağlanabiliyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, “Son zamanlarda bu iğne tedavilerinin sıklığının azalmasında önemli gelişmeler yaşanmakla beraber, yılda 10-12’ye varan iğne sayıları görme keskinliğinin korunmasında önemli rol oynamaktadır” diye konuşuyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları koruyucu rol oynuyor</strong></p>

<p>Genetik kökeni ağır bastığından sarı nokta hastalığını önlemek her zaman mümkün olmasa da riski azaltmaya ve ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilecek bazı önlemler bulunuyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, bu önlemleri şöyle sıralıyor: “Özellikle sigara kullanmamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve kardiyovasküler risk faktörlerini kontrol altında tutmak önem taşımaktadır. Ayrıca dengeli beslenme (yeşil yapraklı sebzeler, balıkta bulunan omega-3 yağları), kan basıncı/şeker/kolesterol kontrolü gibi sağlıklı yaşam tarzı faktörleri hastalığın gelişimini yavaşlatmaktadır. Uzun süreli güneş ışığına maruziyeti azaltmak için güneş gözlüğü kullanmak da retina sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/sari-nokta-hastaligi-31842-b.jpg" type="image/jpeg" length="21407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatvan'da pedallar sağlıklı yarınlar için çevrildi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/tatvanda-pedallar-saglikli-yarinlar-icin-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/tatvanda-pedallar-saglikli-yarinlar-icin-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Yeşilay Şubesi tarafından paydaşların desteğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Geleneksel Bisiklet Turu, Bitlisin Tatvan ilçesindeki Vangölü sahilinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis Yeşilay Şubesi tarafından paydaşların desteğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Geleneksel Bisiklet Turu, Bitlisin Tatvan ilçesindeki Vangölü sahilinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p><br />
“Pedallar Bağımlılıklardan Uzak, Sağlıklı Yarınlara” sloganıyla düzenlenen etkinlikte vatandaşlar, bağımlılıklara karşı farkındalık oluşturmak ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla pedal çevirdi.</p>

<p>Tatvan sahilindeki bayrak noktasından başlayan bisiklet turu sahil alanında belirlenen noktada son buldu. Her yaştan bisiklet severin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler oluşurken, katılımcılar hem spor yapma hem de farkındalık oluşturma imkânı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 15.49.56 (1)" height="638" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-154956-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Bitlis Yeşilay Şubesi öncülüğünde düzenlenen etkinliğe Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Bisikletçiler Derneği, Bitlis Bisikletçiler Derneği, Bitlis Yeşilay Spor Kulübü ve Türkiye Bisiklet Federasyonu temsilcileri de destek verdi.</p>

<p><br />
Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Bitlis Yeşilay Spor Kulübü Başkanı Zeynep Uğur, bağımlılıkla mücadelenin sadece tedavi süreçleriyle değil, spor ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasıyla da mümkün olduğunu belirtti.</p>

<p>Uğur, “Bitlis Yeşilay Spor Kulübü olarak çocuklarımızı, gençlerimizi ve toplumun tüm kesimlerini sporla buluşturmayı önemsiyoruz. Bisiklet turumuzun 13 yıldır kesintisiz sürdürülmesi, bu alandaki farkındalığın her geçen yıl daha da güçlendiğini gösteriyor. Sağlıklı nesillerin yetişmesi için sporun teşvik edilmesi büyük önem taşıyor. Bu vesile ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, organizasyon sürecindeki destekleri ve iş birliği dolayısıyla şükranlarımızı sunuyoruz. Ayrıca Türkiye Bisiklet Federasyonu Bitlis İl Temsilciliği ile organizasyonda görev alan ekibine, etkinliğin sorunsuz şekilde yürütülmesine sağladıkları katkılar nedeniyle teşekkür ediyoruz. Yeşilay ailesi olarak etkinliğin planlanmasından uygulanmasına kadar birçok aşamada büyük bir özveriyle çalıştık. Gönüllülerimiz, sporcularımız ve teşkilat mensuplarımızın emekleri sayesinde bağımlılıklara karşı farkındalık oluşturan, sağlıklı yaşamı teşvik eden güzel bir organizasyonu daha geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlıklı nesiller ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile bir kez daha 13. Geleneksel Bisiklet Turu etkinliğimizin başarıyla gerçekleştirilmesinde katkı sunan tüm kurum ve paydaşlarımıza, etkinliğimize katılan ve destek veren herkese teşekkür ederiz.” dedi.</p>

<p>Katılımcılar, Van Gölü manzarası eşliğinde gerçekleşen etkinlikte hem keyifli vakit geçirdi hem de bağımlılıklardan uzak, sağlıklı bir yaşam mesajı verdi. Bisiklet turu, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vahit OLCAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/tatvanda-pedallar-saglikli-yarinlar-icin-cevrildi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-154955.jpeg" type="image/jpeg" length="73725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[47 Kilo Verdi, Kalp Ameliyatından Kurtuldu]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/47-kilo-verdi-kalp-ameliyatindan-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/47-kilo-verdi-kalp-ameliyatindan-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da yaşayan 31 yaşındaki kadın, harfiyen uyguladığı diyet programıyla 131 kilodan geldiği 84 kilo ile hem kalp ameliyatı olmaktan, hem de fazla kilolarından kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da yaşayan 31 yaşındaki Tuba Sayan, uyguladığı disiplinli beslenme programı sayesinde 47 kilo vererek hem yaşam kalitesini artırdı hem de riskli görülen kalp ameliyatını ertelemeyi başardı.</p>

<p>Kronik kalp rahatsızlığı bulunan Tuba Sayan, 9 yıl önce kalp kapakçığı ameliyatı geçirdi. Yıllar sonra rutin kontroller için hastaneye başvuran genç kadın, yeniden ameliyat olması gerektiğini öğrendi. Ancak 131 kiloya ulaşan Sayan için operasyonun yüksek risk taşıdığı belirtilerek öncelikle kilo vermesi tavsiye edildi.</p>

<p>Bu süreçte bir arkadaşının önerisiyle uzman diyetisyen İrem Akpolat’a başvuran Sayan için kişiye özel bir beslenme programı hazırlandı. Yaklaşık 1,5 yıl boyunca düzenli olarak takip edilen genç kadın, diyet programına eksiksiz uyarak 131 kilodan 84 kiloya düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman diyetisyen İrem Akpolat, beslenme tedavisinin yalnızca kilo kaybı sağlamadığını, aynı zamanda kalp sağlığını destekleyerek yaşam kalitesini artırdığını belirtti. Hastasının gösterdiği kararlılık sayesinde 47 kilo verdiğini ifade eden Akpolat, bu başarının herhangi bir cerrahi müdahale ya da ilaç desteği olmadan elde edildiğini vurguladı.</p>

<p>Kalp rahatsızlığı nedeniyle özel bir beslenme planı uyguladıklarını aktaran Akpolat, sürdürülebilir kilo kontrolünün temelinde doğru beslenme alışkanlıklarının yer aldığını söyledi. Hastasının süreç boyunca büyük bir özveri gösterdiğini belirten uzman diyetisyen, düzenli takip ve kararlılığın başarıda önemli rol oynadığını dile getirdi.</p>

<p>Tuba Sayan ise kilo verme sürecinin ardından sağlık durumunda ciddi iyileşmeler yaşadığını söyledi. Doktorlarının kilo vermesi halinde ameliyatın ertelenebileceğini ifade ettiğini belirten Sayan, uyguladığı program sayesinde riskli ameliyat sürecinden uzaklaştığını kaydetti.</p>

<p>Özel ilaçlar kullandığı için beslenmesine dikkat etmek zorunda olduğunu anlatan genç kadın, diyetisyeninin hazırladığı listeye sadık kaldığını ve yalnızca sağlıklı beslenme ile su tüketimine odaklandığını söyledi. Yemek saatlerine titizlikle uyduğunu belirten Sayan, geçmişte ev içinde yürürken bile nefes almakta zorlandığını, şimdi ise zaman zaman koşmasına rağmen nefes darlığı yaşamadığını ifade etti.</p>

<p>Azmi ve kararlılığıyla dikkat çeken Tuba Sayan’ın hikayesi, sağlıklı yaşam ve doğru beslenmenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/47-kilo-verdi-kalp-ameliyatindan-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="16945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Türkiye Sağlıkta Dünyanın En İyi Ülkeleri Arasında]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Hasköy Devlet Hastanesi açılışında yaptığı konuşmada, 'Cumhurbaşkanımız sağlıkta büyük bir değişimi ve gelişimin liderliğini yaptı. Bugün ülkemizde bin 524 hastane ile 271 bin yatak ile yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanıyla Türkiye sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Muş'ta Hasköy Devlet Hastanesi'nin resmi açılışını gerçekleştirirken, Türkiye'nin sağlık altyapısına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, "Bugün ülkemizde bin 524 hastane, 271 bin yatak ve yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanıyla Türkiye, sağlık hizmetlerinde dünyanın en iyi ülkelerinden biri konumunda" dedi.</p>

<p>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Muş'a gelen Bakan Memişoğlu, Hasköy Devlet Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlık alanındaki dönüşümün mimarı olduğunu belirterek, sağlık yatırımlarının hız kesmeden devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>"50 yataklı hastane Hasköy'e uzun yıllar hizmet verecek"</strong></p>

<p>Daha önce hizmet vermeye başlayan 50 yataklı Hasköy Devlet Hastanesi'nin resmi açılışını gerçekleştiren Memişoğlu, Muş'taki sağlık yatırımlarına da değindi. Yapımı devam eden Muş Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yüzde 80 seviyesine ulaştığını belirten Bakan, "İnşallah 2027 yılında Muş Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Muş'un tarihi, doğası ve insanıyla Türkiye'nin özel şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Memişoğlu, kentin sağlık alanındaki eksiklerinin giderilmesi için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.</p>

<p><strong>"Daha ulaşılabilir sağlık hizmeti sunacağız"</strong></p>

<p>Türkiye'nin sağlık alanında önemli bir noktaya ulaştığını belirten Memişoğlu, mevcut seviyeyi yeterli görmediklerini ifade ederek, "Bu bize yetmiyor. Daha iyisini yapacağız. Daha ulaşılabilir ve daha etkin sağlık hizmeti sunacağız" diye konuştu.</p>

<p>Her gün yaklaşık 3 milyon vatandaşın sağlık hizmetlerinden yararlandığını söyleyen Bakan Memişoğlu, 2025 yılında Muş'ta kişi başına ortalama 12 kez sağlık hizmeti alındığını belirtti.</p>

<p><strong>"Önceliğimiz insanımızın sağlıklı kalması"</strong></p>

<p>Sağlık hizmetlerinin yanı sıra koruyucu sağlık politikalarına da ağırlık verdiklerini ifade eden Memişoğlu, vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>"Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" sloganıyla yeni bir kampanya başlattıklarını açıklayan Bakan, vatandaşların beden yaşlarını öğrenebileceklerini ve ücretsiz fizyoterapist desteğinden faydalanabileceklerini söyledi.</p>

<p>Sigara kullanımına karşı da çağrıda bulunan Memişoğlu, "Sigara bıraktırma polikliniklerimiz ücretsiz hizmet veriyor. İlaç desteği de ücretsiz sağlanıyor. Vatandaşlarımızdan sigarayı bırakmalarını, sağlıklı beslenmelerini ve hareketli bir yaşam sürmelerini istiyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Muş'ta sağlık kapasitesi büyüyor</strong></p>

<p>2002 yılından bu yana Muş'ta 41'i birinci basamak olmak üzere toplam 51 sağlık tesisinin hizmete açıldığını aktaran Memişoğlu, kentteki yatak kapasitesinin yeni yatırımlarla önemli ölçüde artacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muş'ta şu anda 700 hasta yatağının bulunduğunu belirten Bakan, "500 yataklık ilave yatırımla bu sayı 1200'ün üzerine çıkacak. Tek ve çift kişilik, banyolu ve tuvaletli odalarla Muş, dünyanın en iyi sağlık altyapılarından birine sahip olacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Vali Çakır: "Taleplerimizin tamamı karşılık buldu"</strong></p>

<p>Muş Valisi Avni Çakır da törende yaptığı konuşmada, kentte planlanan sağlık yatırımlarını Bakan Memişoğlu'na ilettiklerini belirterek, "Sayın Bakanımız taleplerimize son derece olumlu yaklaştı. Muş adına verimli bir gün geçirdik" dedi.</p>

<p>AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ise Bakan Memişoğlu'nun Muş'a önemli müjdelerle geldiğini belirterek sağlık yatırımlarının süreceğini ifade etti.</p>

<p>Muş Müftüsü Nurullah Koçhan'ın duasının ardından Hasköy Devlet Hastanesi'nin resmi açılışı gerçekleştirildi. Törene protokol üyeleri, sağlık çalışanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda.jpg" type="image/jpeg" length="73671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan İnmemiş Testis Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-inmemis-testis-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-inmemis-testis-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Ümit Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, inmemiş testisin prematüre bebeklerde daha sık görüldüğünü belirterek, erkek bebeklerde düzenli genital muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Ümit Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, inmemiş testisin özellikle prematüre erkek bebeklerde daha sık görüldüğünü belirterek ailelere düzenli genital muayene konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p>Tıp dilinde “kriptorşidizm” olarak adlandırılan inmemiş testisin, normal gelişim sürecinde testislerin anne karnında skrotuma inmemesiyle ortaya çıktığını ifade eden Erkul, bu durumun prematüre doğan bebeklerde daha yaygın görülebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Risk gruplarına dikkat çekildi</strong></p>

<p>Uzmanlar, yalnızca prematüre bebeklerin değil, düşük doğum ağırlığıyla doğan ve ikiz erkek bebeklerin de risk grubunda yer aldığını belirtiyor. Ancak risk faktörlerinin varlığının tedavi yaklaşımını değiştirmediği, erken tanı ve düzenli takibin kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Düzenli muayene hayati önem taşıyor</strong></p>

<p>Op. Dr. Aydın Erkul, erkek bebeklerin rutin kontrollerinde genital bölge muayenesinin mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti. Penis yapısı, idrar çıkış deliğinin yeri ve testislerin torbada olup olmadığının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erkul, erken teşhisin ileride oluşabilecek sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük rol oynadığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-inmemis-testis-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzmandan-inmemis-testis-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="33211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LGS ÖNCESİ BU BESİNLERE DİKKAT!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/lgs-oncesi-bu-besinlere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/lgs-oncesi-bu-besinlere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına saatler kala yurt genelinde etkisini sürdüren sıcak hava, başta gıda zehirlenmesi olmak üzere bazı riskleri beraberinde getiriyor<strong>. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade </strong>“LGS öncesine denk gelen aşırı sıcaklarda yeterli su tüketimi, güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılması ve dışarıda beklemiş gıdaların tüketilmemesi son derece önem taşıyor. Yüksek sıcaklıklar; özellikle tavuk, et, süt ve yumurta içeren ürünlerde bozulma riskini artırırken, buna bağlı gelişebilecek mide-bağırsak sorunları öğrencilerin sınav öncesindeki fiziksel ve zihinsel performansını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle hem güvenilir kaynaklardan beslenmek hem de sindirimi zorlayabilecek yiyeceklerden uzak durmak gerekiyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, LGS öncesi uzak durulması gereken besinleri ve sağlıklı beslenmenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img alt="1781162687 Senem Azizzade" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1781162687-senem-azizzade.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Açıkta satılan tavuk ve et ürünleri </strong></p>

<p></p>

<p>Tavuk ve et ürünleri, sıcak havalarda en hızlı bozulan ve risk oluşturan besin gruplarının başında geliyor. Uygun sıcaklıkta saklanmayan veya uzun süre dışarıda bekletilen ürünlerde bakteri üremesi hızlanıyor. Özellikle dışarıda satılan ve saklama koşullarından emin olunamayan tavuk ve et ürünlerinin tüketiminden kaçınılması büyük önem taşır.</p>

<p><strong>Mayonezli ve kremalı ürünler</strong></p>

<p>Mayonez, krema ve süt bazlı soslar sıcak hava koşullarında çabuk bozulur. Uzun süre dışarıda bekleyen sandviçler, salatalar ve kremalı tatlılar sindirim sistemi şikayetlerine neden olabilir. Bu nedenle tazeliğinden emin olunmayan ve açıkta satılan ürünlerin tüketilmemesi gerekir.</p>

<p><strong>Açıkta satılan gıdalar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıkta satılan yiyecekler yalnızca sıcaklıktan değil; toz, kir ve çevresel mikroorganizmalardan da etkilenebiliyor. Hijyen koşullarının yeterince kontrol edilemediği bu ürünler, özellikle sınav öncesinde sağlık riski oluşturabilir.</p>

<p><strong>Ağır yağlı ve kızartılmış besinler</strong></p>

<p>Kızartmalar ve yüksek yağ içeren fast-food ürünleri mideyi yorarak sindirimi zorlaştırabiliyor. Şişkinlik, mide yanması ve rahatsızlık hissi oluşturabilen bu besinler aynı zamanda gün içinde enerji düşüklüğüne de neden olabiliyor. Sınav öncesinde daha hafif ve dengeli öğünlerin tercih edilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>Aşırı şeker içeren atıştırmalıklar </strong></p>

<p>Şekerli yiyecekler kısa süreli enerji artışı sağlasa da kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açabiliyor. Bu durum dikkat süresinde azalma, yorgunluk hissi ve odaklanma güçlüğü oluşturabiliyor. Ara öğünlerde taze meyve, süt veya yoğurt gibi seçenekler daha dengeli bir tercih olacaktır.</p>

<p><strong>İlk kez denenecek besinler</strong></p>

<p>Sınav öncesinde, geçmişte tüketilmeyen yiyeceklere yönelmek sindirim sistemi açısından risk oluşturabilir. Beklenmedik mide rahatsızlıkları veya alerjik reaksiyonların önüne geçebilmek için alışılmış ve güvenilir besinlerin tercih edilmesi daha doğru olacaktır.</p>

<p><strong>Sağlıklı bir sınav için beslenme önerileri</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade “Doğru beslenmek, yeterli su tüketmek ve uyku düzenini korumak; öğrencinin kendini daha enerjik, rahat ve odaklanmış hissetmesine katkı sağlar” derken, sınav öncesi sağlıklı beslenmenin 9 püf noktasını şöyle sıralıyor;</p>

<p>• Düzenli ve dengeli beslenin.</p>

<p>• Öğünlerde yeterli protein tüketin.</p>

<p>•Kahvaltıda yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillik, zeytin, ceviz, pekmez ve tam tahıllı ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tüketin.</p>

<p>• Gün boyunca yeterli miktarda su tüketin.</p>

<p>• Aşırı şekerli yiyecek ve içeceklerden kaçının.</p>

<p>• Sınav öncesinde yeni bir diyet programına başlamayın.</p>

<p>• Doktor veya diyetisyen önerisi olmadan takviye ürün kullanmayın.</p>

<p>• Sebze ve meyvelerle lif alımını destekleyin.</p>

<p>• Sınav sabahı kahvaltı yapın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/lgs-oncesi-bu-besinlere-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/4-23-51843-web-image-b.webp" type="image/jpeg" length="22478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Kene Ve Böcek Isırığı Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kene-ve-bocek-isirigi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kene-ve-bocek-isirigi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, yaz aylarında artış gösteren kene ve böcek ısırıklarına karşı uyarılarda bulunarak, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada geçirilen sürenin artması, kene ve böcek ısırıklarında da yükselişe neden oldu. Uzmanlar, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları uyardı.</p>

<p>Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, kene ve böcek ısırıklarının çoğu zaman kızarıklık, kaşıntı ve şişlik gibi belirtilerle ortaya çıktığını, ancak bazı durumlarda ciddi enfeksiyonlar ve alerjik reaksiyonların habercisi olabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Böcek Isırıklarında İlk Müdahale Kritik</strong></p>

<p>Sivrisinek, arı, karınca ve örümcek gibi canlıların ısırması veya sokması sonrasında cildin hızlı reaksiyon verdiğini belirten Gezdur, ilk olarak bölgenin su ve sabunla temizlenmesi gerektiğini ifade etti. Ardından soğuk kompres uygulanmasının faydalı olduğunu vurgulayan Gezdur, kaşımanın ise enfeksiyon riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kene Üzerine Kolonya Dökülmemeli</strong></p>

<p>Kene ısırıklarının diğer böcek ısırıklarından farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gezdur, kenelerin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığı gibi önemli enfeksiyonların taşıyıcısı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesinin, sigara bastırılmasının ya da gövdesinden sıkılarak çıkarılmaya çalışılmasının yanlış olduğunu ve bulaş riskini artırabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Kene Nasıl Çıkarılmalı?</strong></p>

<p>Kenenin mümkünse bir sağlık kuruluşunda çıkarılması gerektiğini ifade eden Gezdur, sağlık merkezine ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ince uçlu bir cımbız yardımıyla kenenin cilde en yakın noktadan tutulup ezmeden ve dik şekilde çekilerek çıkarılabileceğini söyledi.</p>

<p>Kene çıkarıldıktan sonra kişinin yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemesi gerektiğini belirten Gezdur, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Bu Belirtiler Görülürse Doktora Başvurun</strong></p>

<p>Uzmanlar, ısırık bölgesinde giderek büyüyen halka şeklinde kızarıklık, aşırı ağrı, sıcaklık artışı, iltihaplanma, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları ile nefes darlığı ve yüzde şişlik gibi alerjik reaksiyon belirtilerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Basit Önlemlerle Korunmak Mümkün</strong></p>

<p>Yaz aylarında alınacak basit tedbirlerle kene ve böcek temasının önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Uzm. Dr. Ömer Gezdur, doğa yürüyüşlerinde açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini, pantolon paçalarının çorap içine alınmasını ve böcek kovucu ürünlerin kullanılmasını önerdi.</p>

<p>Açık alan aktivitelerinin ardından kulak arkası, saç dipleri, koltuk altları ve diz arkalarının dikkatlice kontrol edilmesinin erken müdahale açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Uzmanlar, erken fark edilen kene temasının ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik rol oynadığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-kene-ve-bocek-isirigi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="71751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Takviye Kullanımı Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-takviye-kullanimi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-takviye-kullanimi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımına yönelik konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, 'Omega-3, D vitamini, Afrika sardunyası, ekinezya ya da kara mürver gibi ekstrelerin kullanımı çok yaygın. Nöbeti tetikleyebilir, bazen karaciğer, böbrek yetmezliğine, nakile kadar gidebilir. Bazı preparatlar erken ergenliği tetikliyor, birkaç kız hastamda çok küçük yaşta meme oluşumu olmuştu. 4 yaşındaki bir hastam, kara mürver ekstresini biraz da toksik dozda kullanmıştı. Ciddi bir yoğun bakım süreci yaşamak zorunda kaldı. Mutlaka hekim önerisiyle kullanılmalı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Çocuklarda vitamin ve gıda takviyesi kullanımının son yıllarda hızla arttığına dikkat çeken uzmanlar, bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda aileleri uyardı. Özellikle doktor tavsiyesi olmadan kullanılan ürünlerin karaciğer ve böbrek hasarından erken ergenliğe kadar birçok riski beraberinde getirebildiği belirtildi.</p>

<p>Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, pandemi sonrası dönemde ailelerin çocuklarının bağışıklığını güçlendirmek amacıyla vitamin ve bitkisel takviyelere daha fazla yöneldiğini söyledi. Ancak uzmanlara göre her takviye ürün faydalı olmadığı gibi, yanlış ve kontrolsüz kullanım ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor.</p>

<p>Omega-3, D vitamini, Afrika sardunyası, ekinezya ve kara mürver gibi ürünlerin yaygın şekilde kullanıldığını belirten Pekuz, “Bitkisel ürünlerin zararsız olduğu düşüncesi doğru değil. Doğal içerikli olması güvenli olduğu anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzman doktor, bazı takviyelerin çocuklarda nöbetleri tetikleyebildiğini, karaciğer enzimlerinde yükselmeye neden olabildiğini ve ileri vakalarda karaciğer ile böbrek yetmezliğine kadar giden ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Gereksiz kullanımın sağlık üzerinde beklenmedik olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda bağışıklığı güçlendirmek amacıyla kullanılan takviyelerin sanıldığı kadar etkili olmadığını belirten Pekuz, bilimsel araştırmalarda eksikliği bulunmayan çocuklarda vitamin ve bağışıklık destekleyici ürünlerin hastalanma sıklığını azaltmadığının ortaya konulduğunu ifade etti.</p>

<p>Yanlış kullanımın yol açabileceği risklere örnek veren Pekuz, bazı takviyelerin erken ergenlik belirtilerini tetikleyebildiğini söyledi. Küçük yaşlarda meme gelişimi görülen vakalarla karşılaştıklarını belirten uzman isim, aşırı dozda kara mürver ekstresi kullanan 4 yaşındaki bir çocuğun yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve karaciğer enzimlerinde ciddi yükselme yaşandığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, çocuklarda vitamin ve bitkisel takviye kullanımının mutlaka hekim kontrolünde olması gerektiğini vurgulayarak, ailelerin çevreden duydukları tavsiyeler yerine uzman görüşüne başvurmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Çocuk sağlığını korumanın en güvenli yolunun ise dengeli beslenme, düzenli uyku ve doktor önerilerine uygun hareket etmek olduğu ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmandan-takviye-kullanimi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="97032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KALP ÇARPINTISINDA İHMALE GELMEZ 8 SİNYAL!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu,</strong> çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek “Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor” diyor.</p>

<p>Kalp çarpıntısının her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img alt="1780986644 Prof. Dr. Mert Lker Hay Ro Lu" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1780986644-prof-dr-mert-lker-hay-ro-lu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p></p>

<ul>
 <li><strong>Göğüs ağrısı</strong></li>
</ul>

<p>Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Nefes darlığı</strong></li>
</ul>

<p>Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Baş dönmesi ve bayılma hissi</strong></li>
</ul>

<p>Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.</p>

<ul>
 <li><strong>Soğuk terleme</strong></li>
</ul>

<p>Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Halsizlik ve aşırı yorgunluk</strong></li>
</ul>

<p>Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Nabzın düzensiz hissedilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Çarpıntının uzun sürmesi</strong></li>
</ul>

<p>Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Dinlenirken ortaya çıkması</strong></li>
</ul>

<p>Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.</p>

<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>

<p><strong>Kalp ritmi bozukluğunda yeni nesil tedavi </strong></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirterek yeni nesil tedavi yaklaşımlarına yönelik şöyle konuşuyor: “Son yıllarda ritim bozukluklarına daha sık ve daha erken tanı koyabiliyoruz. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde kalpteki ritim bozukluğunun kaynağını daha net tespit edebiliyoruz ve uzun vadede daha yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Kısa vadede önemsenmeyen bazı ritim bozuklukları, ani ölüme neden olmasa da, uzun dönemde diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların zemininde kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Bu nedenle artık beklemeden müdahale etmeyi tercih ediyoruz. Tedavide pil ihtiyacı yoksa, hastaların büyük bir kısmında ablasyon yöntemleri uygulanabiliyor. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde işlem sırasında minimum radyasyon kullanılıyor ve anestezi desteğiyle daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/kalp-carpintisi-1.webp" type="image/jpeg" length="38401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAZ AYLARINDA ÇOCUKLARI BEKLEYEN 3 ÖNEMLİ TEHLİKE!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, </strong>aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, “Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır” diyor. <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel,</strong> yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1781073214 D R. Z L E M A L T A Y Y C E L" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1781073214-d-r-z-l-e-m-a-l-t-a-y-y-c-e-l.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" / height="2681"></p>

<p><strong>SICAK ÇARPMASI</strong></p>

<p>Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, çocuklarda terleme mekanizmasının yetişkinlere göre daha hassas olduğu için vücut ısısının hızlı yükselebildiği uyarısında bulunuyor. Dr. Özlem Altay Yücel, vücut ısısının aşırı yükselmesiyle ortaya çıkan bu tabloda zaman kaybetmeden hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıyabildiğine dikkat çekerek, “Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmektedir” diyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>

<ul>
 <li>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00–16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkarmayın.</li>
 <li>Güneş çarpmasının en önemli tetikleyicilerinden biri yetersiz sıvı alımıdır. Dolayısıyla susama hissi olmasa bile bol su içmesini sağlayın.</li>
 <li>Dışarı çıkarken açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin. Bu tür giysiler vücut ısısının dengelenmesine yardımcı oluyor.</li>
 <li>Dışarı çıkmadan 30 dakika önce en az 30 SPF korumalı güneş koruyucu krem uygulayın. Korumayı her iki saatte bir düzenli olarak yenileyin.</li>
 <li>Güneş altında uzun süre fiziksel aktivite yaptırmayın, gölge alanlarda oynamasını teşvik edin.</li>
 <li>Şapka ve güneş gözlüğü kullanımını alışkanlık haline getirin.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>YAZ İSHALİ</strong></p>

<p>Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor. Ani başlayan ve bazen şiddetli olan bulantı, karın krampları, kusma, halsizlik, iştahsızlık, sulu ve sık dışkılama ile hafif ateşin yaz ishalinin en yaygın belirtileri olduğunu vurgulayan Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>“24 saati aşan belirtilerde veya küçük bebeklerde ishal ve kusmanın, hayatı tehdit eden dehidratasyona, bir başka deyişle sıvı kaybına neden olabileceği için hekime başvurulması son derece önemlidir” diye konuşuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>

<ul>
 <li>Ellerini sık sık sabunlu suyla yıkayın.</li>
 <li>Açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) kaçının.</li>
 <li>Evde hasta birey varsa izole olmasına dikkat edin. Kullandığı tuvaleti mutlaka dezenfekte edin.</li>
 <li>Besinleri 4 °C ve altında muhafaza edin.</li>
 <li>Yemekleri günlük olarak tüketin ve tekrar ısıtmaktan kaçının.</li>
 <li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin.</li>
 <li>Deniz ve havuz suyu yutmaması gerektiği konusunda sık sık uyarın.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>DIŞ KULAK YOLU ENFEKSİYONU</strong></p>

<p>Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor. Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>çocuklarda gelişen bu şikayetlerde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>

<ul>
 <li>Kulağının nemli kalmamasına dikkat edin.</li>
 <li>Kulağını temizlerken kulak çöpü kullanmayın. Havluyla dış bölgesini temizleyin.</li>
 <li>Özellikle havuza girerken silikon kulak tıkaçları veya sıkı bone kullanmasını sağlayın.</li>
 <li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/havuz.webp" type="image/jpeg" length="61581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi’ne Yeni Nesil Tomoterapi Cihazı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bursa-sehir-hastanesine-yeni-nesil-tomoterapi-cihazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bursa-sehir-hastanesine-yeni-nesil-tomoterapi-cihazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi'nde klasik radyoterapi yöntemleriyle tedavisi oldukça güç olan tümörlerde büyük avantaj sağlayan tomoterapi cihazı hizmete girdi. Cihazın sahip olduğu 'ClearRT' teknolojisi sayesinde tedavi öncesi alınan görüntüler, çok daha kısa sürede ve yüksek kalitede elde edilirken; 'Motion Synchrony' (tümör takip sistemi) ile akciğer ve pankreas gibi hareketli organlardaki tümörler solunumla eş zamanlı olarak milimetrik hassasiyetle takip edilebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Şehir Hastanesi’nde klasik radyoterapiye kıyasla daha hassas ve hedefe yönelik tedavi imkânı sunan tomoterapi cihazı hizmete girdi. Kanser tedavisinde kritik bir adım olarak değerlendirilen cihazın, özellikle zor ve hareketli tümörlerde önemli avantaj sağladığı belirtildi.</p>

<p>Dünyadaki en gelişmiş tomoterapi sistemlerinden biri olarak gösterilen cihazın ilk hastaya uygulanması gerçekleştirilirken, süreci Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ve hastane yöneticileri yerinde takip etti.</p>

<p>Yeni sistemde yer alan ClearRT teknolojisi sayesinde tedavi öncesi görüntülemelerin daha hızlı ve yüksek çözünürlükte yapıldığı, böylece hastaların cihazda kalma süresinin azaldığı ifade edildi. Motion Synchrony özelliği ile akciğer ve pankreas gibi hareketli organlardaki tümörlerin solunumla eş zamanlı takip edilerek milimetrik hassasiyetle ışınlanabildiği kaydedildi.</p>

<p>Sağlık yetkilileri, cihazın özellikle çevre dokulara zarar vermeden yalnızca tümörlü bölgeye odaklanarak tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Bu sayede hem tedavi etkinliğinin arttığı hem de yan etkilerin azaltıldığı belirtildi.</p>

<p>Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, cihazın Türkiye’de sınırlı sayıda bulunduğunu belirterek, kanser tedavisinde en büyük hedefin sağlıklı dokuları koruyarak tümörü yok etmek olduğunu söyledi. Çetin ayrıca erken teşhisin önemine dikkat çekerek vatandaşları KETEM merkezlerinde düzenli tarama yaptırmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Öznur Dönmez ise cihazın baş-boyun, omurga ve karmaşık tümörlerde daha homojen ve kontrollü doz dağılımı sağladığını ifade etti. Dönmez, sistemin aynı zamanda kraniyospinal ve tüm vücut ışınlaması gibi kompleks tedavileri daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini belirtti.</p>

<p>Tedavi gören hasta yakınları ise hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Yeni tomoterapi cihazı ile Bursa Şehir Hastanesi’nin, kanser tedavisinde ileri teknoloji uygulamalarında önemli bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bursa-sehir-hastanesine-yeni-nesil-tomoterapi-cihazi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="86597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migren Hastalarına Botoks Umudu]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/migren-hastalarina-botoks-umudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/migren-hastalarina-botoks-umudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde uygulanan 'Migren Botoksu' tedavisi hakkında bilgi veren Nöroloji Uzmanı Dr. Zeynep Zerrin Göz, 'Baş ağrısı ile yaşamak zorunda değilsiniz. Uygun tedavi ve yaklaşımla hayat kalitenizi geri kazanabilirsiniz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi’nde uygulanan migren botoksu tedavisi, kronik baş ağrısı yaşayan hastalara umut oluyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Zeynep Zerrin Göz, doğru hasta grubunda uygulanan tedavinin migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltarak yaşam kalitesini artırdığını belirtti.</p>

<p>Migrenin günlük yaşamı olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu ifade eden Dr. Göz, botulinum toksin uygulamasının yalnızca estetik amaçlı kullanılmadığını, aynı zamanda kronik migren tedavisinde de etkili sonuçlar verdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi kapsamında alın, şakak, ense, boyun ve omuz bölgelerindeki belirli kas gruplarına düşük dozlarda enjeksiyon yapıldığını aktaran Göz, işlemin kısa sürede tamamlandığını ve hastaların aynı gün normal yaşamlarına dönebildiğini kaydetti.</p>

<p>Botoks uygulamasının migreni tamamen ortadan kaldırmadığını ancak atakların süresi, sıklığı ve ağrı şiddetinde belirgin azalma sağladığını vurgulayan Göz, tedavinin etkisinin birkaç hafta içinde başladığını ve yaklaşık 12 hafta devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Her baş ağrısının migren olmadığını ve her migren hastasının da bu tedaviye uygun görülmediğini belirten Göz, tedavi kararının uzman nöroloji hekimi tarafından yapılacak değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kronik migren nedeniyle yaşam kalitesi düşen hastalara çağrıda bulunan Dr. Göz, “Baş ağrısı ile yaşamak zorunda değilsiniz. Uygun tedavi ve yaklaşımla hayat kalitenizi geri kazanabilirsiniz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Migren botoksu tedavisinin Manisa Şehir Hastanesi’nde uygulandığı belirtilirken, detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların nöroloji polikliniklerine başvurabileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/migren-hastalarina-botoks-umudu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/migren-hastalarina-botoks-umudu.jpg" type="image/jpeg" length="80176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’de Sağlıkta Yerli Yazılım Dönüşümü]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/mardinde-saglikta-yerli-yazilim-donusumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/mardinde-saglikta-yerli-yazilim-donusumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, TÜBİTAK Bilgem tarafından geliştirilen yerli ve milli işletim sistemi Pardus'un sağlık tesislerinde kullanımı il genelinde yaygınlaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Mardin İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen yerli işletim sistemi Pardus’un sağlık tesislerinde kullanımı il genelinde yaygınlaştırıldı. Yaklaşık 500 cihazın aktif olarak kullanıldığı sistem, sağlık bilişimi altyapısında dijital dönüşüm adımı olarak değerlendiriliyor.</h1>

<p>Uygulama süreci ilk olarak Midyat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde başlatıldı. Ardından Nusaybin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile birlikte il genelindeki hastane ve sağlık tesislerine yayıldı. Böylece Mardin’de sağlık kurumlarında kullanılan bilişim altyapısında yerli ve açık kaynak tabanlı sisteme geçiş süreci hız kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, Pardus geçişinin yalnızca bir yazılım değişimi olmadığını, aynı zamanda güvenlik, sürdürülebilirlik ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefiyle yürütülen kapsamlı bir dijital dönüşüm çalışması olduğunu belirtiyor. Sistem uyumluluğu için sahadan gelen ihtiyaçlar doğrultusunda teknik düzenlemeler yapıldığı ve kurulum süreçlerinin standart hale getirildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Mardin İl Sağlık Müdürlüğü sağlık bilgi sistemleri birimi bilişim uzmanı Berzan Bayram, Cumhurbaşkanlığı genelgesi sonrası Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği çalıştayla birlikte sürecin hızlandığını belirterek, Midyat ve Nusaybin’deki sağlık merkezlerinde geçişin başarıyla tamamlandığını söyledi. Bayram, ilerleyen süreçte Mardin Şehir Hastanesi’nin de Pardus altyapısıyla hizmet vermesinin planlandığını ifade etti.</p>

<p>Teknik personel Eyyüp Efeoğlu ise yaklaşık 500 cihazın bulunduğu yapıda kurulum, izleme ve destek süreçlerinin geliştirilen açık kaynak araçlarla daha verimli hale getirildiğini belirtti. Efeoğlu, sağlık bilişim altyapısının daha güvenli ve yönetilebilir olması için eğitim ve teknik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Midyat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Yunus Deniz de yerli işletim sistemine geçişten duydukları memnuniyeti dile getirerek, sürece katkı sağlayan kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Mardin’de hayata geçirilen bu uygulamanın, sağlık bilişiminde yerli yazılım kullanımını artırarak diğer illere de örnek olması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/mardinde-saglikta-yerli-yazilim-donusumu</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="89353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Sürekli Gelişim İçin Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/saglikta-surekli-gelisim-icin-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/saglikta-surekli-gelisim-icin-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İl genelinde sunulan sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefler, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl genelinde sunulan sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefler, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı.<br />
İl Sağlık Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen programa, Destek Hizmetleri Başkanı Güner Alptekin, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Seda Yılmazer, hastanelerin başhekimleri ve hastane müdürleri katıldı.<br />
Toplantıda; sağlık hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi, sağlıkta verimliliğin güçlendirilmesi ve vatandaş memnuniyetinin en üst seviyeye çıkarılmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi.<br />
Ayrıca kurumlar arası koordinasyonun daha da güçlendirilmesi, hizmet süreçlerinde verimliliğin artırılması ve vatandaşlara daha kaliteli, etkin ve erişilebilir sağlık hizmeti sunulması amacıyla yürütülen mevcut projeler ve planlamalar ele alındı.<br />
Toplantı, sağlık alanında sürekli gelişim anlayışıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgusuyla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 09 At 00.06.23" height="600" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-000623.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serap BOYAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/saglikta-surekli-gelisim-icin-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-000622.jpeg" type="image/jpeg" length="65124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr. Ahmet İnanır diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr. Ahmet İnanır diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Eğer dizlerinizde gitgide artan ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğu özellikle uyku halinde dayanılmaz bir acı yaşıyorsanız siz de diz kireçlenmesi sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz.</p>

<p>Kireçlenme Belirtileri Nelerdir ?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ekleminde sertlik ve şişlik, diz hareketlerinde kısıtlılık, hareket sırasında dizde çıtırtı sesi, diz ekleminde veya bacaklarda şekil bozukluğu gibi belirtiler kireçlenmeyi işaret ediyor olabilir.</p>

<p>Diz Kireçlenme Nedenleri Nelerdir ?</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 09 At 09.00.33" height="800" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-090033.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Şikayetlerin farklı sebepleri olabilir.Yaralanmalar, ani hareketler, bedeni zorlayacak fazla hareketler, sporsal faaliyetler, uzun süre bilgisayar başında oturmak , uzun süre ayakta kalmak , enfeksiyonlar veya diz ekleminin aşınması sayılabilir. Bunun haricinde yaşın ilerlemesi, özellikle aşırı kilo, ağır sporlar ,yanlış yürüme tekniği ve kalıtımsal faktörler diz rahatsızlığı riskini artırır.</p>

<p>Kireçlenmenin Evreleri Nelerdir ?</p>

<p>Diz kireçlenmesi, diz ekleminde oluşan hasara göre 1-4 arasında derecelendirilir. Sağlıklı bir diz bu aralığa dahil değildir ve genellikle ‘’0’’ olarak nitelendirilir. En yüksek derece olan 4. evre ise, “şiddetli” diz kireçlenmesi anlamına gelir. Özellikle 4. evreye kadar ilerlemiş olan bir diz kireçlenmesi, şiddetli diz ağrısına neden olur ve diz ekleminin hareket yeteneğini bozar. Bu durumda ameliyattan önce son çıkış olarak günümüzün en iyi ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biri ‘Hidrojel Tedavisi’ veya diğer adıyla ‘Sıvı Diz Protezi’ dir</p>

<p>Hidrojel Tedavisi (Sıvı Diz Protezi )Nedir ? Nasıl Uygulanır ?</p>

<p>Doku hasarlarından kaynaklanan ağrıların hafifletilmesi ve doku iyileşmesinin desteklenmesinde kullanılan bir maddedir. Bu jel, vücut biyolojisiyle uyumlu olması sayesinde hastane ya da ameliyathaneye gerek olmadan steril ortamda diz ekleminin içine anestezi almadan 15 dk' lık bir sürede iğne aracılığıyla enjekte edilerek uygulanır. İşlem sırasında oluşabilecek ağrıları azaltmak için bazen hafif bir lokal anestezik (soğutucu sprey vb.) kullanılabilir. İçeriğinin %97,5'i steril su ve %2,5'i poliakrilamid (PAAG) adlı bir bileşenden oluşmaktadır.</p>

<p>Hidrojel Tedavisinin Amacı Nedir ?</p>

<p>Tedavide amaç diz içinde bulunan sinovyal sıvıya eski alışkanlığını geri kazandırmaktır. Hidrojel, kıkırdak dokuyu taklit ederek eklemi kayganlaştırır ve ağrının azalmasına yardımcı olur.Eklemin yağlanması ile tamponlanması iyileştirilir.Ayrıca iç eklem kapsülünün zarına entegre olarak yastık benzeri bir etki yaratır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceren Çalışkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-090013.jpeg" type="image/jpeg" length="42467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muş’ta Mevsimlik Tarım İşçilerine Sağlık Taraması ve KKKA Eğitimi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/musta-mevsimlik-tarim-iscilerine-saglik-taramasi-ve-kkka-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/musta-mevsimlik-tarim-iscilerine-saglik-taramasi-ve-kkka-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, mevsimlik tarım işçilerinin sağlık durumlarını yerinde takip etmek amacıyla konaklama alanlarında sağlık taraması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, mevsimlik tarım işçilerinin sağlık hizmetlerine erişimini artırmak amacıyla konaklama alanlarında kapsamlı sağlık taraması ve bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalarda işçilerin genel sağlık durumları değerlendirilirken, çocuklardan yetişkinlere kadar birçok konuda sağlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, mevsimlik tarım işçilerinin kaldıkları alanlar ziyaret edildi. Sağlık taramaları kapsamında çocukların ağız ve diş sağlığı kontrolleri yapılırken, yetişkinlere ise doğru diş fırçalama teknikleri uygulamalı olarak anlatıldı. Ağız ve diş sağlığının korunmasına yönelik eğitimlerle vatandaşların bilinçlendirilmesi hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın işçilere yönelik çalışmalarda aile planlaması ve üreme sağlığı konularında detaylı bilgiler verilirken, gerekli bilgilendirici materyaller de dağıtıldı. Çevre Sağlığı ekipleri ise konaklama alanlarında kullanılan içme ve kullanım sularından numuneler alarak analiz gerçekleştirdi. Ayrıca atık yönetimi ve çevre sağlığı konularında da bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Yaz aylarında görülme riski artan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı da işçilere eğitim verildi. Keneler aracılığıyla bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hastalık hakkında korunma yöntemleri anlatılırken, kene tutunması durumunda yapılması gerekenler konusunda uyarılarda bulunuldu.</p>

<p>Çalışmalar hakkında bilgi veren Dr. Elif Aktaş Akşar, mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşulları nedeniyle sağlık açısından risk altında bulunduğunu belirterek, koruyucu sağlık hizmetlerinin büyük önem taşıdığını söyledi. Akşar, çocukların sağlık kontrollerinin yapıldığını, yetişkinlere ağız ve diş sağlığı eğitimi verildiğini, su kontrollerinin gerçekleştirildiğini ve aile planlaması konusunda kapsamlı bilgilendirmeler yapıldığını ifade etti.</p>

<p>Kene vakalarının özellikle belirli bölgelerde yoğun görülmesine rağmen Muş Ovası'nda da karşılaşılabildiğine dikkat çeken Akşar, işçilere açık renkli ve uzun kollu kıyafetler giymeleri, tarla dönüşlerinde vücutlarını kontrol etmeleri ve kene konusunda dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunduklarını söyledi.</p>

<p>Muş İl Sağlık Müdürlüğü, mevsimlik tarım işçilerinin koruyucu sağlık hizmetlerinden etkin şekilde yararlanabilmesi amacıyla sağlık taramaları ve bilinçlendirme faaliyetlerinin belirlenen program kapsamında devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/musta-mevsimlik-tarim-iscilerine-saglik-taramasi-ve-kkka-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/musta-mevsimlik-tarim-iscilerine-saglik-taramasi-ve-kkka-egitimi.jpg" type="image/jpeg" length="80129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalara Karşı Kritik Uyarı: Uzmanlardan Hayati Tavsiyeler]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalara-karsi-kritik-uyari-uzmanlardan-hayati-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalara-karsi-kritik-uyari-uzmanlardan-hayati-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin etkisini göstermeye başladığı Haziran ayında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte acil servislere sıcak hava kaynaklı sağlık sorunları nedeniyle yapılan başvurularda da artış yaşanıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve açık alanda çalışanların sıcak havaların olumsuz etkilerine karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haziran ayıyla birlikte hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, sıcak hava kaynaklı sağlık sorunlarını da beraberinde getirdi. Artan sıcaklıklarla birlikte acil servislere yapılan başvurularda yükseliş yaşanırken, uzmanlar özellikle risk grubunda bulunan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan, yüksek sıcaklıkların vücutta sıvı ve mineral kaybına neden olarak ciddi sağlık problemlerini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve açık alanda çalışanların sıcak havanın olumsuz etkilerine karşı daha dikkatli davranması gerektiğini ifade eden Durukan, uzun süre güneş altında kalmanın ve yetersiz sıvı tüketiminin sıcak bitkinliği ile sıcak çarpması riskini artırdığını söyledi.</p>

<p>Sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturabilecek önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Durukan, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı, bayılma, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguladı. Sıcak çarpmasında vücudun ısı dengesinin bozulduğunu belirten Durukan, erken müdahalenin olası organ hasarlarının önüne geçebileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara korunma yöntemleri hakkında da bilgi veren Durukan, günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasını önerdi. Bol su tüketilmesi, açık renkli ve hafif kıyafetlerin tercih edilmesi, gölge alanlarda bulunulması ve sıvı kaybının önlenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Durukan, özellikle yaşlılar ve kronik hastaların sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Çocukların kapalı araçlarda kısa süreliğine bile yalnız bırakılmaması gerektiğini hatırlatan Durukan, bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Yaz aylarının başlamasıyla birlikte sıcak hava kaynaklı rahatsızlıkların yanı sıra trafik kazaları ve açık alan aktivitelerine bağlı yaralanmalar nedeniyle acil servislerde yoğunluk yaşandığını belirten uzmanlar, vatandaşların koruyucu önlemleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, sıcak havanın etkilerine karşı bilinçli hareket edilmesinin hem bireysel sağlığın korunması hem de sağlık hizmetlerinin daha etkin kullanılması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havalara-karsi-kritik-uyari-uzmanlardan-hayati-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/sicak-havalara-karsi-kritik-uyari-uzmanlardan-hayati-tavsiyeler.jpg" type="image/jpeg" length="30964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Çalışanlarının İş-Yaşam Dengesi Yönetimsel Bir Zorunluluk Haline Geldi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/saglik-calisanlarinin-is-yasam-dengesi-yonetimsel-bir-zorunluluk-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/saglik-calisanlarinin-is-yasam-dengesi-yonetimsel-bir-zorunluluk-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Burak Sayar, sağlık çalışanlarının iş-yaşam dengesinin yalnızca bireysel bir ihtiyaç değil, sağlık kurumlarının sürdürülebilirliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. Sayar, modern sağlık yönetimi anlayışında çalışan refahının, hizmet kalitesi ve kurumsal verimliliğin temel unsurlarından biri olarak kabul edildiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Burak Sayar, sağlık çalışanlarının iş-yaşam dengesinin yalnızca bireysel bir ihtiyaç değil, sağlık kurumlarının sürdürülebilirliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. Sayar, modern sağlık yönetimi anlayışında çalışan refahının, hizmet kalitesi ve kurumsal verimliliğin temel unsurlarından biri olarak kabul edildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık sektörünün yoğun stres, yüksek sorumluluk ve belirsizlik içeren çalışma koşullarına sahip olduğunu ifade eden Sayar, sağlık çalışanlarının insan yaşamına doğrudan dokunan görevleri nedeniyle diğer meslek gruplarına göre daha fazla duygusal yük taşıdığını söyledi. Bu nedenle iş ve özel yaşam arasında sağlıklı bir denge kurulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Vardiyalı çalışma sistemi, uzun mesai saatleri, nöbet uygulamaları ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etme zorunluluğunun iş-yaşam dengesini olumsuz etkilediğini belirten Sayar, bu durumun çalışanlarda tükenmişlik sendromuna yol açabildiğini ifade etti. İş-yaşam dengesinin bozulmasının yalnızca çalışanları değil, hasta güvenliğini, hizmet kalitesini ve kurum performansını da doğrudan etkilediğini kaydeden Sayar, konunun insan kaynakları politikalarının ötesinde kurumsal bir strateji olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Sağlık kurumlarında iş-yaşam dengesini destekleyen uygulamaların önemine değinen Sayar, esnek çalışma modelleri, adil nöbet planlamaları, psikososyal destek programları ve empati odaklı liderlik anlayışının çalışan memnuniyetini artırdığını belirtti. Bu tür uygulamaların iş gücü devir oranlarını düşürdüğünü, çalışan bağlılığını güçlendirdiğini ve kurumların daha verimli hizmet sunmasına katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Pandemi sonrası dönemde yapılan araştırmaların destekleyici kurum kültürüne sahip sağlık kuruluşlarında çalışan bağlılığı ve hizmet kalitesinin önemli ölçüde yükseldiğini ortaya koyduğunu belirten Sayar, iş-yaşam dengesinin göz ardı edilmesinin ise ciddi ekonomik ve insani maliyetlere neden olabileceğini söyledi. Tükenmişlik sendromu, iş kazaları, hasta bakım hataları ve erken emeklilik taleplerinin bu sorunların başında geldiğini aktardı.</p>

<p>Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunmasının sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sayar, yöneticilerin iş-yaşam dengesi politikalarını yalnızca çalışan memnuniyeti kapsamında değil, kurumsal başarı ve hizmet kalitesi açısından stratejik bir yatırım olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Burak Sayar, sağlık çalışanlarının iş-yaşam dengesinin bireysel bir konfor alanı olmaktan çıktığını belirterek, sağlık hizmetlerinin güvenliği, kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından etik, stratejik ve kurumsal bir zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serap BOYAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/saglik-calisanlarinin-is-yasam-dengesi-yonetimsel-bir-zorunluluk-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-111832.jpeg" type="image/jpeg" length="76354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara İçenler Bu Haberi Mutlaka Okusun! Kilo Vermeyi Zorlaştırıyor]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/sigara-icenler-bu-haberi-mutlaka-okusun-kilo-vermeyi-zorlastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/sigara-icenler-bu-haberi-mutlaka-okusun-kilo-vermeyi-zorlastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigaranın yalnızca akciğer sağlığını değil, kilo kontrolünü ve metabolik dengeyi de olumsuz etkilediği belirtildi. Uzmanlar, sigarayı bırakmanın kısa vadede bazı kişilerde kilo artışına neden olabileceğini ancak uzun vadede daha sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolü sağladığını vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sigaranın yalnızca akciğer sağlığını değil, kilo kontrolünü ve metabolik dengeyi de olumsuz etkilediği belirtildi. Uzmanlar, sigarayı bırakmanın kısa vadede bazı kişilerde kilo artışına neden olabileceğini ancak uzun vadede daha sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolü sağladığını vurguluyor.<br />
Tütün bağımlılığı, insülin direnci, diyabet riski ve kronik inflamasyon gibi birçok sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlara göre sigara kullanımının devam etmesi, vücudun metabolik dengesini bozarak kilo verme sürecini zorlaştırabiliyor.<br />
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, sigarayı bırakmanın insülin direncinin azalmasına yardımcı olduğunu, kilo kontrolünü kolaylaştırdığını ve diyabet riskini düşürdüğünü ifade etti. Savaş, kalp ve damar sağlığında da önemli iyileşmeler görüldüğünü belirterek, yaşam kalitesinin genel olarak arttığını söyledi.<br />
Uzmanlar, sigarayı bırakmanın tek başına yeterli olmadığını; dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da sürece eşlik etmesi gerektiğini kaydediyor.<br />
Sağlık uzmanları, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara profesyonel destek almalarını önerirken, atılacak her adımın daha sağlıklı bir yaşam için önemli olduğunu hatırlatıyor. “Sigarayı bırakın, hayatınızı değiştirin” mesajı ise sağlıklı yaşamın temel çağrılarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gönül OLCAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/sigara-icenler-bu-haberi-mutlaka-okusun-kilo-vermeyi-zorlastiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-000058.jpeg" type="image/jpeg" length="47562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksekten Suya Atlamak Kulak Zarını Yırtabilir]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kulak Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin yüksekten suya atlamasının ciddi kulak sağlığı sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Yaz aylarında artan deniz ve havuz kullanımına dikkat çeken Tekat, basınç değişimlerinin kulak zarında hasara neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Medicana International Samsun Hastanesi KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, suya yüksekten yapılan atlayışlarda oluşan ani basınç değişiminin kulak zarını zorlayabileceğini belirterek, özellikle geçmişte kulak enfeksiyonu geçiren kişilerde kulak zarı yırtılmasının görülebileceğini ifade etti.</p>

<p>Yüksekten suya atlamanın kulak üzerindeki etkilerine değinen Tekat, belirli derinliklerde basınç artışının hissedildiğini ve bu durumun kulak sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Daha önce enfeksiyon geçiren kişilerde kulak zarının zayıflayabileceğini belirten Tekat, bu nedenle dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Suya atlayış sırasında burnun kapatılmasının bazı kişilerde basınç etkisini azaltmak amacıyla yapıldığını ancak bu durumun da her zaman koruyucu olmayabileceğini ifade eden Tekat, hızlı suya girişlerde sinüsler ve orta kulak arasında basınç etkisi oluşabileceğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Tekat, kulakta dolgunluk hissi, baş ağrısı ve sudan çıkınca burundan su gelmesi gibi belirtilerin de görülebileceğini kaydederek, bu durumların dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ veya internetten elde edilen bilgilerle tedavi uygulanmasının doğru olmadığını da vurgulayan Tekat, kulak hastalıklarında doğru tanının ancak hekim muayenesi ile konulabileceğini belirtti. Kulak ağrısı ve benzeri şikâyetlerde sadece dijital kaynaklara güvenilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kulak içine bilinçsiz şekilde zeytinyağı, soğan suyu veya sarımsak suyu damlatılmasının da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Tekat, kulak zarında fark edilmeyen bir delik olması durumunda bu maddelerin orta kulağa geçerek kalıcı hasara neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında artan su aktiviteleri sırasında kulak sağlığını korumak için dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir.jpg" type="image/jpeg" length="33647"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
