<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bitlis Doğru Haber</title>
    <link>https://bitlisdogruhaber.com</link>
    <description>Bitlis Doğru Haber, Bitlis son dakika haberleri, güncel Bitlis haberleri ve Bitlis bülteni ile bölgenin en güvenilir haber kaynağıdır. Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla Bitlis halkına en güncel gelişmeleri sunuyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Jul 2026 00:45:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı Uyardı: Klima Çarpmasına Karşı Bu Önlemleri Alın]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, yanlış kullanım önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, yanlış kullanım önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Central Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer "klima çarpması" olarak bilinen durumun özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve uzun süre klimalı ortamlarda çalışan kişiler için risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Klima çarpması; ani sıcaklık değişimine maruz kalınması, klimanın çok düşük derecelerde çalıştırılması veya hava akımının doğrudan vücuda gelmesi sonucu ortaya çıkabiliyor. Boyun ve sırt ağrıları, kas tutulmaları, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, halsizlik ve bazı durumlarda ateş gibi belirtiler görülebiliyor. Uzun süre bakımı yapılmayan klimalar ise ortam havasına bakteri, küf ve diğer mikroorganizmaları yayarak solunum yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Dr. Leyla Yağcı Tuncer, yaz aylarında klimanın doğru kullanılmasının önemli olduğunu belirterek, ortam sıcaklığının dışarıyla arasında 6 ila 8 dereceden fazla fark olmayacak şekilde ayarlanmasını öneriyor. Dr. Tuncer, klimanın doğrudan yüze veya vücuda üflemesinden kaçınılması gerektiğini, terliyken aniden çok soğuk ortama girmenin kas spazmları ve üst solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini ifade ediyor. Ayrıca klima filtrelerinin düzenli aralıklarla temizlenmesi ve bakımının ihmal edilmemesinin hem hava kalitesini artırdığını hem de enfeksiyon riskini azalttığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Central Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer klima çarpmasından korunmak için şu önerilere dikkat edilmesini tavsiye ediyor:</p>

<ul>
 <li>Klima sıcaklığını 23-26 derece arasında tutun.</li>
 <li>İç ve dış ortam sıcaklığı arasındaki farkı mümkün olduğunca düşük tutun.</li>
 <li>Klimanın hava akımını doğrudan üzerinize gelecek şekilde ayarlamayın.</li>
 <li>Terliyken aniden çok soğuk ortamlara girmemeye özen gösterin.</li>
 <li>Klima filtrelerini düzenli olarak temizletin ve periyodik bakımını yaptırın.</li>
 <li>Gün boyunca yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun.</li>
 <li>Kapalı ve klimalı ortamlarda uzun süre kalıyorsanız belirli aralıklarla temiz hava almaya çalışın.</li>
</ul>

<h3><strong>Araç Kliması Kullanırken Bunlara Dikkat Edin</strong></h3>

<ul>
 <li><strong>Araca biner binmez klimayı en düşük dereceye ayarlamayın.</strong> Önce camları kısa süre açarak içeride biriken sıcak havanın dışarı çıkmasını sağlayın.</li>
 <li><strong>Klima hava akımını doğrudan yüzünüze veya göğsünüze gelecek şekilde yönlendirmeyin.</strong> Hava akımını ön cam veya ayak bölgesine doğru ayarlamak daha sağlıklıdır.</li>
 <li><strong>Uzun yolculuklarda araç içi sıcaklığını 23-26 derece arasında tutmaya özen gösterin.</strong> Dış ortamla aşırı sıcaklık farkı oluşturmayın.</li>
 <li><strong>Araç klima filtrelerini üreticinin önerdiği periyotlarda değiştirin ve klima sisteminin bakımını düzenli yaptırın.</strong> Temiz filtreler hem hava kalitesini artırır hem de alerjen ve mikroorganizma riskini azaltır.</li>
 <li><strong>Özellikle uzun yolculuklarda belirli aralıklarla mola vererek temiz hava alın ve yeterli su tüketin.</strong> Bu, hem vücudun sıvı dengesini korumaya hem de klima kaynaklı rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olur.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/inverter1.jpg" type="image/jpeg" length="36546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAZIN AŞIRI TERLEMEDEN KURTULMAK İÇİN DOĞRU YÖNTEMİ SEÇİN]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/yazin-asiri-terlemeden-kurtulmak-icin-dogru-yontemi-secin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/yazin-asiri-terlemeden-kurtulmak-icin-dogru-yontemi-secin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumda sık görülen ve genç yaşlarda başlayan aşırı el ve koltuk altı terlemeleri tedavi edilmediği takdirde yıllarca devam edebiliyor. Basit bir rahatsızlık olarak görülen el ve koltuk altı terlemeleri, bireylerin el sıkışmaktan kaçınmasına, yazı veya bilgisayar kullanırken zorlanmasına, kıyafet seçimlerinde kısıtlamalar yaşamasına neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda sık görülen ve genç yaşlarda başlayan aşırı el ve koltuk altı terlemeleri tedavi edilmediği takdirde yıllarca devam edebiliyor. Basit bir rahatsızlık olarak görülen el ve koltuk altı terlemeleri, bireylerin el sıkışmaktan kaçınmasına, yazı veya bilgisayar kullanırken zorlanmasına, kıyafet seçimlerinde kısıtlamalar yaşamasına neden olabiliyor. Aşırı terleme rahatsızlığı nedeniyle özgüven kaybı da yaşayan hastalar sosyal ortamlardan da uzaklaşabiliyor. Pek çok hasta, aşırı el ve koltuk altı terlemesinin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunun farkında olmadan yaşamını bu kısıtlamalarla yıllarca sürdürmeye çalışıyor. Oysa günümüzdeki gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde aşırı terleme sorunları kalıcı olarak tedavi edilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Çağatay Saim Tezel, aşırı el ve koltuk altı terlemesinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><img alt="1782796967 Prof. Dr. A Atay Saim Tezel" height="539" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1782796967-prof-dr-a-atay-saim-tezel.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>El ve koltuk altı terlemesi sosyal hayattan uzaklaşmanıza neden olmasın</strong></p>

<p>Terleme, vücudun ısı dengesini korumak için gerekli olan doğal bir mekanizma olarak görev yapmaktadır. Ancak bazı kişilerde sempatik sinir sisteminin normalden fazla çalışmasına bağlı olarak, ortam sıcaklığı veya fiziksel aktivite ile açıklanamayacak düzeyde terleme meydana gelebilmektedir. Tıpta “primer hiperhidroz” olarak adlandırılan bu durum, çoğunlukla çocukluk veya ergenlik döneminde başlayarak erişkin yaşlara kadar devam edebilmektedir. Özellikle el içlerinde ve koltuk altlarında görülen yoğun terleme, kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilmektedir.</p>

<p>Sürekli ıslak kalan eller nedeniyle tokalaşmaktan çekinmek, evrakların veya elektronik cihazların zarar görmesi, sosyal ortamlarda rahatsızlık hissi yaşamak ve özgüven kaybı bu hastalığın en sık karşılaşılan sonuçları arasında yer almaktadır. Araştırmalar, aşırı terleme sorunu yaşayan bireylerde sosyal kaygı ve stres düzeylerinin daha yüksek olabildiğini göstermektedir. Bu nedenle aşırı terleme yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal yönleriyle de değerlendirilmesi gereken bir sağlık sorunudur.</p>

<p><strong>El terlemenize koltuk altı terlemesi de eşlik ediyorsa</strong></p>

<p>Aşırı terleme nedeniyle yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenen hastalar, cerrahi tedavi açısından değerlendirilebilmektedir. Her hastanın durumunun farklı olduğu unutulmamalı, uygun tedavi seçeneği ayrıntılı uzman değerlendirmesi sonrasında belirlenmelidir. Cerrahi tedavi özellikle şu kişiler için uygun olabilmektedir;</p>

<ul>
 <li>Günlük yaşamını etkileyen ileri derecede el terlemesi yaşayanlar</li>
 <li>El terlemesine koltuk altı terlemesinin eşlik ettiği kişiler</li>
 <li>Tokalaşma, yazı yazma veya bilgisayar kullanırken zorlananlar</li>
 <li>Sosyal ortamlarda özgüven kaybı hissedenler</li>
 <li>Botoks, ilaç tedavisi veya iyontoforez gibi yöntemlerden yeterli sonuç alamayan hastalar</li>
</ul>

<p><strong>Bir santimetrelik kesilerle terleme sorunundan kurtulabilirsiniz</strong></p>

<p>Göğüs cerrahisi tarafından uygulanan Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) işleminde, terlemeye neden olan sempatik sinir zincirinin ilgili bölümü video yardımlı minimal invaziv yöntemlerle kontrol altına alınmaktadır. Günümüzde yaygın olarak uygulanan bu yöntem, aşırı el terlemesinde en etkili ve kalıcı tedavi seçeneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. İşlem her iki tarafta yaklaşık 1 santimetrelik küçük kesilerden gerçekleştirilmektedir. Kamera yardımıyla yapılan girişimde kaburgalar açılmadan ve büyük cerrahi kesiler yapılmadan operasyon kısa sürede tamamlanabilmektedir. Minimal invaziv teknikler sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, iyileşme süreci hızlanmakta ve hastalar günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebilmektedir. Hastaların büyük çoğunluğu aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, kısa süre içerisinde normal aktivitelerine devam edebilmektedir. Bu özellikleri sayesinde ETS, hem hasta konforu hem de tedavi başarısı açısından önemli avantajlar sunmaktadır.</p>

<p><strong>Botoks mu, cerrahi mi? </strong></p>

<p>Aşırı terleme tedavisinde ilaç uygulamaları, iyontoforez ve botoks gibi farklı yöntemler kullanılabilmektedir. Ancak bu yöntemlerin bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Botoks uygulamaları birçok hastada etkili sonuçlar sağlasa da etkisinin belirli bir süre sonra azalması nedeniyle düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. İlaç tedavileri ise ağız kuruluğu, çarpıntı ve benzeri yan etkiler nedeniyle bazı hastalar tarafından uzun süre kullanılamamaktadır. Cerrahi tedavi ise uygun hastalarda tek seferlik bir girişimle uzun dönemli ve kalıcı sonuçlar sağlayabilmektedir. Özellikle ileri derecede el terlemesi bulunan kişilerde başarı oranlarının yüksek olması nedeniyle günümüzde en etkili tedavi seçeneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Terleme sorunundan kurtulabilir, özgüveninizi geri kazanabilirsiniz</strong></p>

<p>El ve koltuk altı terlemesi, kişinin yaşamını sessizce etkileyen ancak çoğu zaman dile getirilmeyen sağlık sorunlarından biridir. Birçok kişi bu durumla yaşamaya alışmak zorunda olduğunu düşünse de günümüzde modern tıp, aşırı terleme sorununa yönelik etkili ve kalıcı çözümler sunabilmektedir. Minimal invaziv göğüs cerrahisi tekniklerindeki gelişmeler sayesinde aşırı terleme rahatsızlığının büyük bölümünde tedavi edilebilmektedir.</p>

<p>Terleyen eller nedeniyle tokalaşmaktan çekinen, sosyal ortamlarda kendini rahatsız hisseden, iş veya eğitim hayatında zorluk yaşayan kişilerin bu sorunu kader olarak görmemesi gerekmektedir. Yaşam kalitesini düşüren aşırı terleme şikâyeti bulunan bireylerin, uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurmaları büyük önem taşımaktadır. Erken değerlendirme ve doğru tedavi yaklaşımı sayesinde hastalar hem sosyal yaşamlarında hem de günlük aktivitelerinde önemli ölçüde rahatlama sağlayabilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/yazin-asiri-terlemeden-kurtulmak-icin-dogru-yontemi-secin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/images-54.jpg" type="image/jpeg" length="63127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Kulak Enfeksiyonu Riskine Dikkat]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/yazin-kulak-enfeksiyonu-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/yazin-kulak-enfeksiyonu-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcaklıklarla birlikte havuz ve deniz kullanımı artarken, dış kulak yolu enfeksiyonuna karşı uyaran Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Saim Pamuk, 'Başvuruları 2-3 kat artırdığını görüyoruz. Hastalar dış kulak yolunun tamamen kapanması nedeniyle işitmenin geçici bir şekilde gitmesi ve kulakta akıntı ile başvurabiliyor. Yüzme sonrası havluyla kulaklarını nazikçe kurulamalarını tavsiye edebiliriz, Dış kulak yolunu kuru tutmak önemli' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte havuz ve deniz kullanımının yaygınlaşması, dış kulak yolu enfeksiyonu vakalarında da ciddi artışa neden oluyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Saim Pamuk, yaz döneminde poliklinik başvurularının 2 ila 3 kat arttığını belirterek, kulak sağlığını korumak için dış kulak yolunun kuru tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nde görev yapan Dr. Saim Pamuk, halk arasında "yüzücü kulağı" olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonunun özellikle yaz aylarında sık görüldüğünü ifade etti. Havuz ve deniz sonrası kulağın uzun süre nemli kalmasının bakteri ve mantarların çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Pamuk, kulakta ağrı, kaşıntı, akıntı ve tıkanıklık gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dr. Pamuk, yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonu nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların belirgin şekilde arttığını belirterek, "Temmuz ve ağustos aylarında vakalar kış dönemine göre 2 ila 3 kat artabiliyor. Hastalar bazen dış kulak yolunun tamamen kapanmasına bağlı olarak geçici işitme kaybı ve kulak akıntısı şikayetleriyle başvuruyor" dedi.</p>

<p>Kulak kanalında bulunan kulak kirinin doğal bir koruyucu bariyer görevi gördüğünü hatırlatan Pamuk, sık yapılan kulak temizliği ve pamuklu çubuk kullanımının bu koruyucu tabakaya zarar verdiğini söyledi. Kulak içerisine yabancı cisim sokmanın enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çeken Pamuk, pamuklu kulak çubuklarıyla kulağı karıştırma alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Yüzme sonrasında kulakların yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanmasını öneren Pamuk, gerekirse düşük ayarda çalışan saç kurutma makinesinin uzaktan tutulabileceğini belirtti. Ayrıca sık yüzen kişilerin su geçirmeyen kulak tıkacı veya bone kullanmasının enfeksiyon riskini azaltabileceğini ifade etti.</p>

<p>Dış kulak yolu enfeksiyonlarının tedavisinde ilk hedefin kulağı kuru tutmak olduğunu söyleyen Pamuk, gerekli durumlarda antibiyotikli, steroidli veya kulak kanalının asit dengesini düzenleyen damlaların kullanıldığını aktardı. Yaz aylarında yalnızca enfeksiyon değil, böcek gibi yabancı cisimlerin de kulak kanalına kaçabildiğini belirten Pamuk, kulakta ağrı, kaşıntı veya işitme kaybı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/yazin-kulak-enfeksiyonu-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="40643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis Devlet Hastanesi'nde MR Cihazı Hizmete Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-devlet-hastanesinde-mr-cihazi-hizmete-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-devlet-hastanesinde-mr-cihazi-hizmete-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'te uzun süredir eksikliği hissedilen ve bu nedenle birçok hastanın tetkik için Tatvan Devlet Hastanesi'ne sevk edilmesine neden olan Manyetik Rezonans (MR) cihazı, Bitlis Devlet Hastanesi'ne getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bitlis'te uzun süredir eksikliği hissedilen ve bu nedenle birçok hastanın tetkik için Tatvan Devlet Hastanesi'ne sevk edilmesine neden olan Manyetik Rezonans (MR) cihazı, Bitlis Devlet Hastanesi'ne getirildi.<br />
Sağlık hizmetlerinin daha etkin sunulması amacıyla temin edilen yeni MR cihazının hastane içerisinde kurulum çalışmalarına başlandı. Kurulum ve gerekli teknik testlerin tamamlanmasının ardından cihaz, vatandaşların hizmetine sunulacak.<br />
MR cihazının faaliyete geçmesiyle birlikte hastaların sevk edilme ihtiyacının büyük ölçüde azalması, tanı süreçlerinin hızlanması ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması bekleniyor.<br />
Yetkililer, kurulum çalışmalarının tamamlanmasının ardından cihazın kısa süre içerisinde hasta kabulüne başlayacağını belirtti. Yeni MR cihazının hizmete girmesiyle birlikte Bitlis Devlet Hastanesi'nin teşhis ve tedavi kapasitesinin önemli ölçüde güçleneceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gönül Olcay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-devlet-hastanesinde-mr-cihazi-hizmete-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/1d7ac36a-4408-469f-a790-349332f6bfc1.jpeg" type="image/jpeg" length="21153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SICAK HAVADA UYKU KALİTESİNİ DÜZENLEYEN 8 ÖNERİ]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havada-uyku-kalitesini-duzenleyen-8-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havada-uyku-kalitesini-duzenleyen-8-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, yalnızca günlük yaşam konforunu değil, uyku düzenini de olumsuz etkiliyor. Aşırı sıcaklar; uykuya dalmayı güçleştirirken sık uyanmalara neden olarak bireyin bedensel ve zihinsel performansını düşürebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, yalnızca günlük yaşam konforunu değil, uyku düzenini de olumsuz etkiliyor. Aşırı sıcaklar; uykuya dalmayı güçleştirirken sık uyanmalara neden olarak bireyin bedensel ve zihinsel performansını düşürebiliyor. Kaliteli uyku ise gün içerisinde harcanan enerjinin yeniden kazanılmasını, bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve zihinsel fonksiyonların sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesini sağlıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Fatma Arıcak, yaz sıcaklarında uyku kalitesini korumanın yolları hakkında önemli bilgiler verdi.</p>

<p><strong>Oda sıcaklığını uyku koşullarına göre hazırlayın </strong></p>

<p>Uyku, günün yorgunluğunu atmak ve sonraki güne fiziksel ve psikolojik olarak hazır olmak için gerekli fizyolojik bir süreçtir. Ancak yeterli süre uyunmasına rağmen uyku kalitesinin düşük olması, beklenen fiziksel ve zihinsel yenilenmeyi sağlayamaz. Özellikle sıcak havalarda uygun olmayan oda koşulları, psikolojik stres, beslenme alışkanlıkları, aşırı kafein tüketimi ve kronik hastalıklar uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Uykuya geçiş sürecinde vücut çekirdek ısısının doğal olarak düşmesi gerekir. Yüksek çevre sıcaklığı bu fizyolojik süreci bozarak uykuya dalma süresini uzatabilir, derin uyku evrelerini azaltabilir ve gece boyunca sık uyanmalara neden olabilir. Özellikle REM ve derin uyku evrelerindeki bozulma, ertesi gün dikkat, hafıza, öğrenme kapasitesi ve ruh hâli üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Serin, karanlık ve iyi havalandırılmış bir uyku ortamı ise melatonin hormonunun salgılanmasını destekleyerek daha kaliteli bir uyku düzenine katkı sağlar.</p>

<p><strong>Yetersiz uyku beden ve zihninizi olumsuz etkileyebilir</strong></p>

<p>Kalitesiz uyku; dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik ve gün boyu yorgunluk hissine yol açabilir. Uzun vadede ise bağışıklık sisteminin zayıflaması, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların kontrolünün zorlaşması gibi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir.</p>

<p><strong>Sıcak havalarda daha rahat uyuyabilmek için</strong></p>

<ol>
 <li>Uyku öncesinde ağır egzersizlerden kaçının.</li>
 <li>Yatmadan önce ılık bir duş alarak vücut ısınızı dengeleyin.</li>
 <li>Pamuklu ve terletmeyen uyku kıyafetleri tercih edin.</li>
 <li>Hafif nevresim ve çarşaflar kullanın.</li>
 <li>Yatak odasını serin, karanlık tutun, iyi havalandırın.</li>
 <li>Akşam saatlerinde kafeinli içecek tüketimini sınırlandırın.</li>
 <li>Gün içerisinde yeterli sıvı alımına özen gösterin.</li>
 <li>Düzenli uyku saatlerini korumaya çalışın.</li>
</ol>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uzun süren uyku sorunlarının nedeni başka hastalıklar olabilir</strong></p>

<p>Uyku düzensizliğinin haftalar boyunca devam etmesi, gündüz yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilemesi veya horlama, nefes durması ve aşırı gündüz uykululuğu gibi belirtilerle birlikte görülmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir. Uzun süre devam eden uyku problemlerinde altta yatan nörolojik, psikiyatrik veya sistemik hastalıklar araştırılmalıdır. Hastanın ayrıntılı öyküsü alınır, gerekirse laboratuvar tetkikleri ve uyku testleri planlanabilir. Uyku hijyeninin düzenlenmesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli görülen durumlarda uygulanacak uygun tedavi yöntemleriyle hastaların uyku kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilir.” dedi. Yeterli süre ve kaliteli uyku, kişinin yeni güne hem fiziksel hem de zihinsel açıdan daha dinç başlamasını sağlarken, yaşam kalitesinin korunmasına da önemli katkı sunar.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-havada-uyku-kalitesini-duzenleyen-8-oneri</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/images-1-7.jpg" type="image/jpeg" length="22948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de Yayımlandı! 1 Milyon Kişiye Destek]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-1-milyon-kisiye-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-1-milyon-kisiye-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Önemli bir kararla sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz ilaç desteğinin önü açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, sigarayı bırakma tedavisi gören en fazla 1 milyon kişi, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilecek ilaçlardan ücretsiz yararlanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önemli bir kararla sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz ilaç desteğinin önü açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, sigarayı bırakma tedavisi gören en fazla 1 milyon kişi, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilecek ilaçlardan ücretsiz yararlanabilecek.<br />
Karar kapsamında, başvuru yapan vatandaşların sosyal güvencesinin bulunup bulunmadığına bakılmayacak. Böylece sigarayı bırakma tedavisine başvuran herkes, belirlenen şartlar dahilinde destekten faydalanabilecek.<br />
Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına dağıtılacak nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCl, Vareniklin ve Sitizin etken maddeli ilaçlar ücretsiz olarak hastalara sunulacak.<br />
İlaçlardan yararlanmak isteyen vatandaşlar, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla başvuruda bulunabilecek. Kararın uygulanmasına ilişkin süreç ise Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-1-milyon-kisiye-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-115328.jpeg" type="image/jpeg" length="76407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun Estetiğinde Yaş Uyarısı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/burun-estetiginde-yas-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/burun-estetiginde-yas-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de en sık yapılan estetik operasyonlardan biri olan burun estetiğine ilişkin uyarılarda bulunan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiğinin tıbbi gereklilik halinde ve ideal olarak 18 yaşından sonra yapılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiği ameliyatlarının yalnızca estetik kaygılarla değil, tıbbi gereklilik doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ideal yaşın 18 ve üzeri olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de en sık tercih edilen estetik operasyonlardan biri olan burun estetiği hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hayati Akbaş, ameliyat kararının doğru zamanda ve doğru gerekçelerle alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Burun estetiğinin doğuştan gelen yapısal bozukluklar ya da çocukluk döneminde yaşanan travmalar sonucu oluşan deformasyonların giderilmesi amacıyla uygulandığını belirten Akbaş, kemerli burun, düşük burun ucu, geniş burun tabanı ve büyük burun gibi şekil bozukluklarının kişinin hem yüz estetiğini hem de psikolojik durumunu olumsuz etkileyebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Burundaki şekil bozukluğunun kişinin özgüvenini, sosyal yaşamını ve yaşam kalitesini etkilediği durumlarda burun estetiğinin önemli bir tedavi seçeneği olduğunu vurgulayan Akbaş, özellikle fiziksel ve ruhsal gelişimin tamamlanmasının ardından ameliyatın planlanmasının daha doğru olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyanın etkisiyle son yıllarda estetik operasyonlara yönelimin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Akbaş, 14, 15, 16 ve 17 yaşındaki bireylerde yalnızca daha güzel görünme isteğiyle burun estetiği yapılmasının doğru olmadığını ifade etti. Burun estetiğinin ancak tıbbi gereklilik bulunması halinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akbaş, fiziksel gelişimin tamamlandığı 18 yaş sonrasının operasyon için en uygun dönem olduğunu kaydetti.</p>

<p>Cerrahi müdahalelerin her zaman belirli riskler taşıdığına işaret eden Akbaş, gereksiz estetik ameliyatların kişiye hem fiziksel hem de psikolojik yük oluşturabileceğini söyledi. Burun estetiğinin yalnızca gerçek bir deformasyonun bulunduğu ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediği durumlarda tedavi amacıyla uygulanması gerektiğini belirten Akbaş, "Endikasyon olmadığı sürece ameliyata gerek yoktur. Ancak burundaki şekil bozukluğu kişinin psikolojisini, eğitim hayatını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa, istisnai durumlarda 17 yaş civarında da ameliyat düşünülebilir. Genel olarak ise burun estetiği için en ideal yaş 18 ve üzeridir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/burun-estetiginde-yas-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="26815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin Kanaması Geçiren Hasta Helikopterle Sevk Edildi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/beyin-kanamasi-geciren-hasta-helikopterle-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/beyin-kanamasi-geciren-hasta-helikopterle-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanası geçiren bir hasta, ambulans helikopter ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanaması geçiren 81 yaşındaki hasta, acil müdahalenin ardından ambulans helikopterle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Pınarbaşı ilçesinde yaşayan 81 yaşındaki M.A., düşmesi sonucu ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından yaşlı hastayı Pınarbaşı Devlet Hastanesi'ne kaldırdı.</p>

<p>Burada yapılan tetkiklerde M.A.'ya beyin kanaması tanısı konulması üzerine ileri tedavi ihtiyacı nedeniyle ambulans helikopter talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan ambulans helikopter, hastayı alarak Kayseri kent merkezine ulaştırdı.</p>

<p>Helikopter pistinde hazır bekleyen sağlık ekipleri tarafından ambulansa alınan M.A., Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Hastanın sağlık durumunun hastanede yakından takip edildiği öğrenildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/beyin-kanamasi-geciren-hasta-helikopterle-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2025/11/logo-site-2.png" type="image/jpeg" length="52016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer’da bakım verenlere uzman tavsiyeleri:]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/alzheimerda-bakim-verenlere-uzman-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/alzheimerda-bakim-verenlere-uzman-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Hastalığı tanımak, süreci kolaylaştırıyor”

“Kişiselleştirmeyin, değişimleri tanıyın, sorumluluğu paylaşın”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Hastalığı tanımak, süreci kolaylaştırıyor”</strong></p>

<p><strong>“Kişiselleştirmeyin, değişimleri tanıyın, sorumluluğu paylaşın”</strong></p>

<p><strong>Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi. Eyüpoğlu, bakım verenlerin beklentilerini gerçekçi tutmaları, hastalığın etkilerini kişiselleştirmemeleri ve sosyal destek mekanizmalarından yararlanmalarının önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p></p>

<p>Demans hastalarıyla yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalığında bakım verenlerin sürecin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Alzheimer sürecinde bakım verenlerin rolü büyük</strong></p>

<p>Bakım veren kavramının, hastanın günlük ihtiyaçlarını karşılayan kişi ya da kişiler için kullanıldığını belirten Eyüpoğlu, bu kişilerin eş, çocuk, kardeş ya da başka bir yakın olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Alzheimer ile baş etmenin ilk adımının hastalığı tanımak olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, “Bakım verenler Alzheimer hakkında ne kadar bilgi sahibi olursa hem hastaya yönelik beklentilerini daha doğru yönetebilir hem de hastalığın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı olabilirler” dedi.</p>

<p><strong>“Herkesin demansı kendine”</strong></p>

<p>Alzheimer’ın nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Eyüpoğlu, Alzheimer’ın en yaygın demans türü olduğuna dikkat çekti. Alzheimer tanısının nörologlar tarafından konulduğunu ve tedavi sürecinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının gerekebileceğini ifade eden Eyüpoğlu, alan uzmanlarının sıkça kullandığı “Herkesin demansı kendine” ifadesini hatırlatarak, her hastanın süreci farklı yaşayabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebiliyor</strong></p>

<p>Alzheimer hastalığının belirli evreleri olsa da bireyin eğitim düzeyi, sosyal çevresi, yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve eşlik eden sağlık sorunlarının hastalığın seyrini etkileyebildiğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin doktorlarıyla iş birliği içinde hareket etmelerinin önem taşıdığını kaydetti. Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, “Her ne kadar Alzheimer evreleri ve her evrede tahmini olarak görebileceğimiz değişimler sabit olsa da özellikle Alzheimer hastalığında bireyin sahip olduğu bilgi birikim, sosyal çevre, aktif ilgi alanları gibi faktörlerin ve bunlarla beraber komorbid hastalıklarının yani Alzheimer’a eşlik eden hastalıklarının etkili olabileceğini göz önüne almak gerekmektedir. Bu anlamda doktorunuz ile birlikte adımlar atmak ve hastalığı tanımak son derece kıymetlidir ”diye konuştu.</p>

<p><strong>Davranışlardaki değişimlerin nedeni; hastalığın kendisi</strong></p>

<p>Alzheimer’ın yalnızca hafıza kaybına neden olmadığını, aynı zamanda muhakeme, problem çözme ve karar verme becerilerinde bozulmalara yol açtığını belirten Eyüpoğlu, ilerleyen evrelerde kişilik ve davranış değişikliklerinin de görülebileceğini söyledi.</p>

<p>Eyüpoğlu, “Alzheimer hastalığının bireyde neden olduğu bellek, yargı, muhakeme, problem çözme işlevlerindeki bozulmaların yanı sıra ilerleyen evrelerinde bireyin karakter özelliklerinde de değişikliğe sebep olabileceği bilinmektedir. Sevdiklerimiz Alzheimer ile giderek bize yabancılaşırken bakım verenler olarak bu durumu kabul etmek, sevdiklerimizin değişimini onlarla beraber yaşamak bu durumun bir parçasıdır” dedi.</p>

<p>Bakım verenlerin, sevdiklerinde gözlemledikleri değişimlerin hastalığın bir sonucu olduğunu unutmamaları gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, “Sevdiklerimizdeki değişimin nedeni onların tercihleri değil, Alzheimer hastalığının yarattığı bilişsel yıkımdır. Bu gerçeği kabul etmek bakım verenlerin beklentilerini daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur” dedi.</p>

<p><strong>Bakım veren yükü, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açabiliyor</strong></p>

<p>Alzheimer bakımının uzun soluklu ve kesintisiz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bakım verenlerde zamanla sosyal izolasyon, psikolojik yorgunluk ve ekonomik zorlukların ortaya çıkabileceğini belirtti. Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, bu yükü hafifletmek için şu önerilerde bulundu:</p>

<p><strong>Ortam değişikliklerinden kaçının: </strong>Alzheimer’ın özellikle ileri evrelerinde hastaların alışık oldukları ortamda kalmalarının önem taşıdığını belirten Eyüpoğlu, sık ortam değişikliklerinin kafa karışıklığını artırabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Sorumluluğu paylaşın: </strong>Bakım sürecinin tek bir kişinin omuzlarında olmaması gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, aile bireyleri ve yakın çevrenin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hastanın sınırlarını tanıyın: </strong>Kalabalık ve yüksek ses gibi çevresel faktörlerin Alzheimer hastalarında huzursuzluk ve ajitasyona yol açabileceğini belirten Eyüpoğlu, bakım planının bu durumlar göz önünde bulundurularak yapılmasını önerdi.</p>

<p><strong>Destek kaynaklarından yararlanın: </strong>Bakım verenlerin kamu kurumları, sosyal destek programları ve ücretsiz hizmetler hakkında bilgi edinmelerinin hem ekonomik hem de psikolojik yükü azaltabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>Günümüzde uygulanan Alzheimer tedavilerinin hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik olduğunu belirten Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, özellikle erken evrede tanı alan bireylerde tedaviye erken başlanmasının yaşam kalitesini artırdığını ve bakım veren yükünü azaltabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Alzheimer hastalarına bakım verenlere 5 önemli tavsiye</strong></p>

<p>Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarına bakım verenler için şu önerilerde bulundu:</p>

<p><strong>1. Hastalığın evrelerini ve değişimleri öğrenin: </strong>Hastalığın her evresinde ortaya çıkabilecek davranışsal ve bilişsel değişiklikleri bilmek, olası sorunlara karşı önlem almayı kolaylaştırır.</p>

<p><strong>2. Davranışları kişiselleştirmeyin. </strong>Hastanın sergilediği zorlayıcı davranışların bilinçli tercihlerden değil, Alzheimer’ın neden olduğu bilişsel kayıplardan kaynaklandığını unutmayın.</p>

<p><strong>3. Tekrarlayan sorular karşısında sabırlı olun: </strong>Yeni bilgileri öğrenme ve hatırlama güçlüğü nedeniyle aynı soruların tekrar tekrar sorulabileceğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin sakin kalmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4. Davranışların altındaki nedeni araştırın: </strong>Yemek yemeyi reddetme, duş almak istememe veya ilaç kullanmaktan kaçınma gibi davranışların altında fiziksel bir rahatsızlık ya da ifade edilemeyen bir ihtiyaç bulunabileceğini göz önünde bulundurun.</p>

<p><strong>5. Agresyonun nedenini anlamaya çalışın: </strong>Öfke ve saldırganlık davranışlarının çoğu zaman kişinin kendisini ifade etmekte zorlanmasından veya çevresini anlamlandıramamasından kaynaklanabileceğini unutmayın.</p>

<p><strong>Bakım verenlerin yükünü hafifletmek büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalığının her bireyde farklı seyrettiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bakım verenlerin yolculuğu uzun ve zaman zaman yıpratıcı olabiliyor. Bu süreçte karşılaştıkları güçlükleri tanımak ve yüklerini hafifletecek destek mekanizmalarını güçlendirmek, gösterdikleri kıymetli emeğin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/alzheimerda-bakim-verenlere-uzman-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/alzheimer-hastaliginin-belirtileri.jpg" type="image/jpeg" length="59446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis'te Merkez Semt Polikliniği Hizmete Açıldı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-merkez-semt-poliklinigi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-merkez-semt-poliklinigi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'te vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. Şehir merkezinde hizmet verecek Bitlis Merkez Semt Polikliniği kapılarını vatandaşlara açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'te vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. Şehir merkezinde hizmet verecek Bitlis Merkez Semt Polikliniği kapılarını vatandaşlara açtı.<br />
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene'nin öncülüğünde hizmete başlayan semt polikliniği, Bitlis Merkez 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi binasında faaliyet gösterecek. Poliklinikte Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, İç Hastalıkları (Dahiliye) ile Göz Hastalıkları branşlarında uzman hekimler görev yapacak.<br />
Yeni hizmet noktasıyla özellikle hastaneye ulaşımda zorluk yaşayan vatandaşların uzman hekim hizmetine daha hızlı ve kolay erişmesi hedefleniyor. Şehir merkezindeki konumuyla sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini artıracak olan semt polikliniğinin, hastanelerdeki yoğunluğun azaltılmasına da katkı sağlaması bekleniyor.<br />
Yetkililer, Bitlis'te sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, vatandaşların kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti alabilmesi için yeni yatırımların devam edeceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 03 At 22.52.07 (1)" height="446" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-03-at-225207-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 03 At 22.52.07 (2)" height="458" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-03-at-225207-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serap Boyar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-merkez-semt-poliklinigi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-03-at-225207.jpeg" type="image/jpeg" length="65189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇOCUKLARDA SÜNNET İLE İLGİLİ AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-sunnet-ile-ilgili-ailelerin-dikkat-etmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-sunnet-ile-ilgili-ailelerin-dikkat-etmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okulların kapanmasıyla birlikte birçok aile çocukları için sünnet planları yapmaya başladı. Sünnetin yalnızca geleneksel bir uygulama olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sünnet öncesinde yapılacak kısa bir uzman değerlendirmesinin, bazı doğumsal anomalilerin erken fark edilmesini sağlayabileceğini belirterek aileleri uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla birlikte birçok aile çocukları için sünnet planları yapmaya başladı. Sünnetin yalnızca geleneksel bir uygulama olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sünnet öncesinde yapılacak kısa bir uzman değerlendirmesinin, bazı doğumsal anomalilerin erken fark edilmesini sağlayabileceğini belirterek aileleri uyarıyor. Özellikle halk arasında “peygamber sünneti” olarak bilinen hipospadias vakalarında, bilinçsizce yapılan sünnet işlemi ileride gerekli olabilecek cerrahi tedaviyi zorlaştırabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Kocaman, sünnet operasyonu ve sünnet öncesi muayenenin önemi hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Sünnet için her yaş uygun değildir</strong></p>

<p>Sünnetin en uygun zamanlamasının çocuğun hem fiziksel hem de psikolojik gelişimi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Tıbbi açıdan 2 yaşından önce veya 6 yaşından sonraki dönem ideal olabilir. 2 yaşından önce çocuk henüz bilinçli farkındalık geliştirmediği için psikolojik etkilenme riski de daha düşük olur. Buna karşılık 2-4 yaş arası dönem çocukların beden algısının gelişmeye başladığı hassas bir süreç olduğundan mümkün olduğunca kaçınılması gereken bir zamandır. 6 yaşından sonra ise çocuğun da psikolojik gelişimi göz ününe alınarak sünnet yapılabilir.</p>

<p><strong>Sünnet öncesi muayene ile doğumsal anomaliler tespit edilebilir</strong></p>

<p>Yaz aylarında sünnet yaptırmayı planlayan ailelere en önemli önerimiz, işlemi öncesinde mutlaka bir çocuk cerrahisi uzmanına başvurmalarıdır. Ailelerin en sık yaptığı hatalardan biri, sünneti basit bir işlem olarak görerek uzman değerlendirmesini atlamaktır. Her erkek çocuk mutlaka sünnet edilmeden önce muayene edilmeli ve değerlendirilmelidir. Basit gibi görünse de birkaç dakikalık bu genel değerlendirme ile bazı doğumsal ürolojik anomaliler kolaylıkla tespit edilebilir ve çocuğun ileride yaşayabileceği büyük sağlık sorunlarının önüne geçilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hipospadias sünnete engel olabilir</strong></p>

<p>Erkek çocuklarda görülen en yaygın doğumsal ürolojik anomalilerden biri olan hipospadias, idrar kanalının penis ucunda değil daha aşağı bir bölgede sonlanmasıyla ortaya çıkmaktadır. Halk arasında “peygamber sünneti” olarak da bilinen bu durumda sünnet derisi, ileride yapılacak düzeltici ameliyat için önemli bir cerrahi doku görevi görür. Bu nedenle hipospadiaslı çocuklarda erken veya kontrolsüz şekilde yapılan sünnet, tedavi seçeneklerini azaltabiliyor ve ameliyat sürecini zorlaştırabilir.</p>

<p><strong>Aileler hangi belirtilere dikkat etmeli?</strong></p>

<p>Anne ve babaların bazı belirtileri fark ederek erken dönemde hekime başvurabilir. Sünnet derisinin üst tarafta fazla, alt tarafta eksik görünmesi, idrar deliğinin penis ucu yerine daha aşağıda yer alması veya peniste eğrilik bulunması hipospadias açısından dikkat edilmesi gereken önemli işaretler arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>Her 200-300 erkek çocuğundan biri hipospadias </strong></p>

<p>Toplumda nadir olduğu düşünülse de hipospadias yaklaşık olarak her 200-300 erkek doğumundan birinde görülebilmektedir. Bu nedenle özellikle sünnet planlanan çocuklarda detaylı muayene büyük önem taşır. Hipospadiasın tedavisi cerrahi olarak gerçekleştirilmektedir. Amaç idrar kanalını olması gereken yere taşımak, varsa eğriliği düzeltmek ve çocuğun normal anatomik yapıya kavuşmasını sağlamaktır.</p>

<p><strong>Sünnet günübirlik bir cerrahi işlemdir</strong></p>

<p>Sünnet, doğru teknik ile uygulandığında kısa süren ve genellikle aynı gün taburculukla tamamlanan bir cerrahi işlemdir. Çocuğun yaşına ve genel durumuna göre uygun anestezi yöntemleri tercih edilir. İşlem sonrasında çocuklar çoğunlukla birkaç saat gözlem altında tutulduktan sonra evlerine dönebilir. Günümüzde kullanılan modern cerrahi teknikler sayesinde iyileşme süreci konforlu geçmekte, operasyon bölgesinde oluşabilecek izler zamanla belirginliğini büyük ölçüde kaybetmektedir. Ancak sağlıklı bir iyileşme süreci için sünnetin mutlaka uygun koşullarda ve uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><strong>Sünnet sonrası dikkat edilmesi gerekenler…</strong></p>

<ul>
 <li>İlk 24 saat dinlenmeye özen gösterilmeli, koşma ve zıplama gibi hareketlerden kaçınılmalıdır.</li>
 <li>Doktorun önerdiği ilaçlar ve bakım uygulamaları düzenli olarak yapılmalıdır.</li>
 <li>Sünnet bölgesi temiz ve kuru tutulmalı, hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.</li>
 <li>Çocuğun bol sıvı tüketmesi sağlanmalı, normal beslenmesine devam etmesine destek olunmalıdır.</li>
 <li>İlk günlerde rahat ve bol kıyafetler tercih edilmelidir.</li>
 <li>Yara iyileşmesi tamamlanana kadar deniz ve havuza girilmemelidir.</li>
 <li>Şiddetli ağrı, yoğun kanama, ateş veya idrar yapmada güçlük gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-sunnet-ile-ilgili-ailelerin-dikkat-etmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1527588064-1.jpg" type="image/jpeg" length="93319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde Mesai Dışı Poliklinik Hizmeti Başladı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-agiz-ve-dis-sagligi-merkezinde-mesai-disi-poliklinik-hizmeti-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-agiz-ve-dis-sagligi-merkezinde-mesai-disi-poliklinik-hizmeti-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'te vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla önemli bir uygulama hayata geçirildi. Bitlis Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Temmuz ayı boyunca mesai dışı poliklinik hizmeti vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'te vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla önemli bir uygulama hayata geçirildi. Bitlis Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Temmuz ayı boyunca mesai dışı poliklinik hizmeti vermeye başladı.<br />
Yeni uygulama kapsamında, hafta içi her hafta 17.00 ile 19.00 saatleri arasında poliklinikler hizmet vermeyi sürdürecek. Böylece mesai saatleri içinde sağlık kuruluşuna gitme imkânı bulamayan vatandaşlar, akşam saatlerinde de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden yararlanabilecek.<br />
Bitlis Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından yapılan açıklamada, çalışma saatlerinin vatandaşlara daha kesintisiz ve kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek amacıyla genişletildiği belirtilerek, Temmuz ayı boyunca mesai dışı poliklinik uygulamasının devam edeceği ifade edildi.<br />
Yeni uygulamanın özellikle çalışanlar, öğrenciler ve gündüz saatlerinde sağlık kuruluşuna başvuramayan vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceren Çalışkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bitlis-agiz-ve-dis-sagligi-merkezinde-mesai-disi-poliklinik-hizmeti-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-03-at-225408.jpeg" type="image/jpeg" length="17763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatvan Devlet Hastanesinde 5,5 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/tatvan-devlet-hastanesinde-55-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/tatvan-devlet-hastanesinde-55-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis’in Tatvan ilçesinde sağlık alanında büyük bir başarıya imza atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis’in Tatvan ilçesinde sağlık alanında büyük bir başarıya imza atıldı. Daha önce geçirdiği ameliyatlar ve rahatsızlıkları nedeniyle Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesine başvuran 70 yaşındaki Hudeyda Demir, bölgede ilk kez devlet hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen ileri seviye kapalı (laparoskopik) ameliyatla sağlığına yeniden kavuştu.<br />
Tatvan ilçesine bağlı Adabağ köyünün Beştaş mezrasında yaşamını sürdüren Demir’in ameliyatını, Genel Cerrahi uzmanları Dr. Faruk Türkeş ve Dr. Harun Ölmez liderliğindeki 5 kişilik profesyonel bir ekip gerçekleştirdi.<br />
Genellikle tam teşekküllü üniversite hastanelerinde gerçekleştirilebilen ileri seviye laparoskopik operasyonun, bölgede ilk kez bir devlet hastanesinde başarıyla tamamlandığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Faruk Türkeş, şunları söyledi:<br />
"Hastamızda oldukça geniş bir karın fıtığı defekti ve aynı zamanda çift taraflı kasık fıtığı mevcuttu. Tıbbi adı 'Laparoskopik Transversus Abdominis Release' olan bu ileri seviye ameliyatla, hastamızın karın kaslarını kesmeden ve karın ön duvarını gevşeterek orta hattaki defektini kapattık. Tüm bu işlemleri, hastanın sağ ve sol tarafında açtığımız toplamda yalnızca 6 küçük delikten gerçekleştirdik. Aynı seansta her iki taraftaki kasık fıtıklarını da kapatarak operasyonu tamamladık."<br />
5 KİŞİLİK EKİPLE 5,5 SAATLİK TİTİZ ÇALIŞMA<br />
Ameliyatın büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirten Dr. Türkeş, "Yaklaşık 5,5 saat süren bu zorlu operasyonu, iki doktor ve üç hemşireden oluşan 5 kişilik bir ekiple başarıyla neticelendirdik. Bölgede devlet hastanesi düzeyinde bir ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.<br />
KAPALI AMELİYAT KONFORU SAĞLADI<br />
Açık ameliyatlara oranla laparoskopik yöntemin hasta için çok daha büyük avantajlar sağladığını ifade eden uzmanlar, bu yöntem sayesinde hastanın yara iyileşme sürecinin hızlandığını, ameliyat sonrası konforunun üst düzeye çıktığını ve oluşabilecek komplikasyon risklerinin en aza indirildiğini belirtti.<br />
Geçirdiği başarılı operasyonun ardından hızla toparlanan Hudeyda Demir, kendisini sağlığına kavuşturan Tatvan Devlet Hastanesi hekimlerine ve sağlık personeline teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vahit Olcay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/tatvan-devlet-hastanesinde-55-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/36f479f0-b281-4231-a8e4-47f4c4ac22dd.jpeg" type="image/jpeg" length="30292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak çarpmasının ilk belirtisi soğuk cilt olabilir]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-carpmasinin-ilk-belirtisi-soguk-cilt-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/sicak-carpmasinin-ilk-belirtisi-soguk-cilt-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde Avrupa'nın birçok ülkesinde etkisini artıran aşırı sıcaklar, sıcak çarpması riskini yeniden gündeme taşıdı. Yüksek sıcaklıkların yalnızca konforu değil, sağlığı da tehdit ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Sıcak çarpması kısa sürede gelişebilen ve müdahale edilmediğinde hayati sonuçlara yol açabilen acil bir durum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son günlerde Avrupa'nın birçok ülkesinde etkisini artıran aşırı sıcaklar, sıcak çarpması riskini yeniden gündeme taşıdı. Yüksek sıcaklıkların yalnızca konforu değil, sağlığı da tehdit ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Sıcak çarpması kısa sürede gelişebilen ve müdahale edilmediğinde hayati sonuçlara yol açabilen acil bir durum. Yüksek sıcaklıklar vücudun ısı dengesini bozarak başlangıçta fark edilmeyen belirtilerin hızla ciddi sağlık sorunlarına dönüşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle sıcak havalarda vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak büyük önem taşıyor” dedi.</strong></p>

<p>Sıcak çarpmasının ilk belirtileri arasında, vücudun kendini soğutmak için yoğun terlemesine bağlı olarak görülen soğuk ve terli cilt, bitkinlik, aşırı susama, kas krampları, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma ve idrar renginin koyulaşması yer alıyor. Vücut sıcaklığı arttıkça cilt sıcak, kuru ve kızarık bir görünüm alırken solunum ve nabız hızlanıyor, bilinç bulanıklığı gelişebiliyor diyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Damarların genişlemesine bağlı olarak tansiyon düşüyor ve kalp daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Yoğun terlemeyle gelişen sıvı ve tuz kaybı ise sıcak bitkinliğine, ileri vakalarda hayati organlara giden kan akışının azalmasına ve kalp krizi riskinin artmasına yol açabiliyor. Bu belirtiler görüldüğünde kişi vakit kaybetmeden serin bir ortama alınmalı ve tıbbi destek istenmeli” dedi.</p>

<p><strong>Yaz sofralarının yıldızı taze fasulye, tatlı tercihi vişne</strong></p>

<p>Sıcak havalarda beslenme alışkanlıklarını mevsim koşullarına göre düzenlemenin önemine dikkat çeken Özok, “Mısır, domates, kabak ve taze fasulye gibi yaz sebzeleri ile vişne, ahududu, yaban mersini ve çilek gibi meyveler bu dönemdeki en iyi seçenekler arasında yer alıyor. Karpuz da yaz aylarının en çok tercih edilen meyvelerinden biri ancak kontrollü tüketilmeli. Yaklaşık 200 gram karpuz veya kavunda 13-15 gram karbonhidrat bulunuyor. Bu nedenle özellikle diyabetli bireylerin ara öğünde 200 gramdan fazla karpuz ya da kavun tüketmemesi gerekli. İçecek tercihlerinde ise buzlu kahve ve buzlu çay ölçülü miktarlarda tüketilebilir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Vücudun kendini serinletme sistemi yaşla değişiyor </strong></p>

<p>Sıcak çarpmasının herkesi etkileyebileceğini ancak bazı grupların daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Özok, “Özellikle 5 yaş altındaki çocuklar, 65 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olanlar, hamileler ile aşırı kilolu ya da aşırı zayıf bireylerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor. Çocuklarda vücut ısısını düzenleyen mekanizmalar henüz tam gelişmediği, ileri yaşlarda ise bu mekanizmaların etkinliği azaldığı için aşırı sıcaklar daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Kronik hastalıklar ve gebelik de vücudun sıcakla baş etmesini zorlaştırabiliyor. Bu dönemde vücudu serin tutmak, sıvı kaybını önlemek ve günlük alışkanlıklarda küçük değişiklikler yapmak önemli. Örneğin düzenli koşu yapanlar egzersizlerini öğle sıcağı yerine akşam saatlerine bırakabilir. Ayrıca gün boyunca yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini korumak da büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p><strong>Güneşte beklemiş araçlara hemen binilmemeli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücut ısısını dengede tutmanın ve sıvı kaybını önlemenin sıcak çarpmasına karşı en etkili korunma yöntemleri arasında yer aldığını belirten Özok, “Özellikle güneşin etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, mecbur kalındığında ise gölge veya klimalı ortamlar tercih edilmeli. Güneş altında ağır egzersiz ve yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla yeterli miktarda sıvı tüketilmeli. Dışarıda bulunurken açık renkli, hafif ve bol giysiler giyilmeli, şapka kullanılmalı, gözleri ultraviyole ışınlarından koruyan güneş gözlüğü takılmalı ve cildi korumak için güneş koruyucu krem kullanılmalı. Ayrıca alkol ve aşırı kafein tüketiminden kaçınılmalı, güneşte uzun süre beklemiş araçlara binmeden önce araç mutlaka havalandırılmalı” dedi.</p>

<p><strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, sıcak çarpmasından şüphelenilen birine yapılması gereken ilk müdahale adımlarını sıraladı:</strong></p>

<ol>
 <li>Sıcak çarpması geçirdiğinden şüphelendiğiniz kişiyi vakit kaybetmeden serin ve gölgeli bir ortama alın.</li>
 <li>Bilinç bulanıklığı, bayılma veya yüksek ateş varsa zaman kaybetmeden 112’yi arayın.</li>
 <li>Hastanın üzerindeki kalın veya sıkı giysileri gevşetin ya da çıkarın.</li>
 <li>Vücut ısısını düşürmeye çalışın. Serin suyla vücudunu ıslatın, vantilatör kullanın veya ense, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk kompres uygulayın.</li>
 <li>Bilinci açıksa küçük yudumlarla su içmesini sağlayın. Bilinci kapalı ya da yarı kapalıysa ağızdan su veya herhangi bir içecek vermeyin.</li>
 <li>Sağlık ekipleri gelene kadar hastayı yalnız bırakmayın. Solunumunu ve bilinç durumunu yakından takip edin.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/sicak-carpmasinin-ilk-belirtisi-soguk-cilt-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/images-56.jpg" type="image/jpeg" length="21229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklukta Ağız Bakımı Sağlıklı Gülüşün Anahtarı]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklukta-agiz-bakimi-saglikli-gulusun-anahtari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/cocuklukta-agiz-bakimi-saglikli-gulusun-anahtari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı ve estetik bir gülüşün temeli çocukluk yıllarında atılıyor. Uzmanlar, bebeklik döneminden itibaren düzenli ağız ve diş bakımının yalnızca süt dişlerini korumakla kalmadığını, aynı zamanda çene gelişimi, kalıcı dişlerin dizilimi ve yetişkinlik dönemindeki gülüş estetiğini de doğrudan etkilediğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı ve estetik bir gülüşün temeli çocukluk yıllarında atılıyor. Uzmanlar, bebeklik döneminden itibaren düzenli ağız ve diş bakımının yalnızca süt dişlerini korumakla kalmadığını, aynı zamanda çene gelişimi, kalıcı dişlerin dizilimi ve yetişkinlik dönemindeki gülüş estetiğini de doğrudan etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, ağız bakım alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasının ilerleyen yıllarda diş çürükleri ve ortodontik problemlerin önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Demir'e göre yaşamın ilk yıllarında uygulanan doğru bakım, çocukların gelecekte daha sağlıklı bir ağız yapısına sahip olmasını sağlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, dişlerin çıkmaya başlamasının ardından anne sütüyle beslenen bebeklerde ağız temizliğinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle gece emzirmelerinden sonra ağız içinde kalan süt artıklarının çürük riskini artırabileceğini belirten Demir, bebeğe bir miktar su verilmesini veya ağız içinin nemli bir gazlı bezle temizlenmesini öneriyor.</p>

<p>Ek gıda döneminde sıkça tercih edilen bal, pekmez ve keçiboynuzu özü gibi doğal tatlandırıcıların da dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demir, bu ürünlerin içerdiği doğal şeker nedeniyle erken çocukluk çağı çürüklerine yol açabileceğini ifade etti. Özellikle bal veya pekmezle tatlandırılmış emzik ve biberon kullanımının diş sağlığı açısından risk oluşturduğu uyarısında bulundu.</p>

<p>Biberon ve emziğin uzun süre kullanılmasının yalnızca diş çürüklerine değil, çene gelişimi ve diş dizilimine de olumsuz etki edebileceğini belirten uzmanlar, biberon kullanımının 1 yaşından sonra, emzik kullanımının ise yaklaşık 18 aylık dönemde sonlandırılmasını tavsiye ediyor. Aksi durumda ilerleyen yaşlarda ortodontik tedavi gerektirebilecek sorunların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş fırçalama alışkanlığının tüm süt dişlerinin çıkmasını beklemeden başlatılması gerektiğini söyleyen Demir, ilk süt dişlerinin görüldüğü 6 ila 12 aylık dönemden itibaren yaşa uygun diş fırçası ve çocuklara özel diş macunuyla düzenli bakım yapılmasının çürükleri önlemede önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Tedavi edilmeyen diş çürüklerinin erken süt dişi kaybına neden olabileceğini belirten Demir, süt dişlerinin zamanından önce kaybedilmesinin kalıcı dişlerin yerleşimini olumsuz etkileyerek çapraşıklık ve kapanış bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini söyledi. Bu nedenle süt dişlerinin de en az kalıcı dişler kadar korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzmanlar, çocukların diş hekimiyle tanışması için herhangi bir ağrı veya şikâyetin beklenmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Altı ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilen diş hekimi kontrollerinin olası sorunların erken teşhis edilmesini sağladığı, aynı zamanda çocukların yaşam boyu sağlıklı ve estetik bir gülüşe sahip olmasına katkıda bulunduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklukta-agiz-bakimi-saglikli-gulusun-anahtari</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/cocuklarda-agiz-hijyeni.webp" type="image/jpeg" length="72682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beslenmede Yeni Dönem:Zayıflama İğneleri, Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş Sağlık]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/beslenmede-yeni-donemzayiflama-igneleri-yapay-zeka-ve-kisisellestirilmis-saglik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/beslenmede-yeni-donemzayiflama-igneleri-yapay-zeka-ve-kisisellestirilmis-saglik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğneleri, bağırsak mikrobiyotası, yapay zeka destekli beslenme uygulamaları, çocukluk çağı obezitesi ve uzun yaşam stratejileri, Acıbadem Üniversitesi'nde, Gastroenteroloji Diyetisyenliği Derneği iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Sağlıklı Yaşam Kongresi'nin en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><i>Obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğneleri, bağırsak mikrobiyotası, yapay zeka destekli beslenme uygulamaları, çocukluk çağı obezitesi ve uzun yaşam stratejileri, Acıbadem Üniversitesi'nde, Gastroenteroloji Diyetisyenliği Derneği iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Sağlıklı Yaşam Kongresi'nin en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. 4 gün süren, </i></strong><strong><i>toplamda 801 katılımcı, 25 stand, 19 sponsor firma, 6 uydu sempozyumu, 15 panel, 3 konferans ve 1 kurs ile fark yaratan kongrede, </i></strong><strong><i>Türkiye’nin dört bir yanından uzmanlar, beslenme ve sağlık alanındaki en güncel bilimsel gelişmeleri değerlendirdi. Kongrede ortaya konulan veriler, önümüzdeki yıllarda sağlık hizmetlerinde kişiselleştirilmiş beslenme uygulamalarının ve dijital sağlık teknolojilerinin daha fazla yer alacağını gösterdi…</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı yaşam alanında son yılların en büyük değişiminin, beslenmenin yalnızca kilo kontrolüyle ilişkilendirilmemesi olduğunu belirten Kongre Başkanı, Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, “Bugün artık beslenmenin bağırsak sağlığından ruh sağlığına, genetik yapıdan yaşlanma sürecine kadar insan sağlığının hemen her alanını etkilediğini biliyoruz. Kongrede paylaşılan çalışmalar, beslenme biliminin yeni bir döneme girdiğini açıkça ortaya koydu” diyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Zayıflama İğneleri Obezite Tedavisinde Yeni Bir Sayfa Açtı</strong></p>

<p>Kongrede en yoğun ilgi gören oturumlardan biri GLP-1 agonistleri olarak bilinen ve halk arasında "zayıflama iğneleri" olarak adlandırılan ilaçlar oldu. Prof. Dr. Murat Baş, bu ilaçların kilo kaybında önemli başarılar sağladığını ancak tek başına çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor: “Kas kaybı, protein yetersizliği, bağırsak sistemi üzerindeki etkiler ve tedavi sonrasında kilonun geri alınması gibi konuların dikkatle takip edilmesi gerekiyor. Kongrede değerlendirilen bilimsel veriler, GLP-1 tedavilerinin obeziteyle mücadelede önemli bir araç olduğunu gösteriyor. Ancak ilacın başarısını belirleyen en önemli unsur hala doğru beslenme alışkanlıkları. Özellikle kas kaybının önlenmesi ve tedavi sonrasında ağırlık kontrolünün sürdürülebilmesi için beslenme desteği kritik önem taşıyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p><strong>Çocuklarda Zayıflama İğneleri Tartışılıyor</strong></p>

<p>Kongrede dikkat çeken bir diğer konu ise çocuk ve ergenlerde zayıflama iğnelerinin kullanımı oldu. Son yıllarda çocukluk çağı obezitesinin dünya genelinde hızla artması nedeniyle bu tedavilerin genç yaş gruplarında kullanımı gündeme gelirken, uzmanlar uzun dönem etkiler konusunda daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Baş, "Çocukluk çağı obezitesi ciddi bir halk sağlığı sorunu. Ancak çocuklarda uygulanacak her tedavinin çok daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. İlaç tedavisi, ancak uzman ekipler tarafından yürütülen kapsamlı yaşam tarzı programlarının bir parçası olarak düşünülmesi gerekiyor” diyor.</p>

<p><strong>Bağırsaklarımız Ruh Halimizi Etkiliyor</strong></p>

<p>Bağırsak-beyin ilişkisi, kongrede öne çıkan başlıklardan biri oldu. Son araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerin depresyon, anksiyete, stres yönetimi ve genel ruh hali üzerinde etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Bilim insanları, önümüzdeki dönemde bağırsak sağlığının psikolojik sağlık uygulamalarında daha fazla yer bulacağını ifade ediyor.</p>

<p>“Artık bağırsaklarımızı yalnızca sindirim sisteminin bir parçası olarak değerlendirmiyoruz. Mikrobiyotanın bağışıklık sistemi, metabolizma ve hatta zihinsel sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin çok güçlü kanıtlar bulunuyor” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Murat Baş, önümüzdeki yıllarda kişiselleştirilmiş mikrobiyota uygulamalarını daha sık konuşacağımızın altını çiziyor.</p>

<p><strong>Herkese Aynı Diyet Dönemi Bitiyor</strong></p>

<p>Genetik ve epigenetik alanındaki gelişmeler, kongrede ele alınan önemli başlıklar arasında yer aldı. Bireylerin genetik özelliklerine, yaşam tarzlarına ve metabolik yapılarına göre oluşturulan kişiselleştirilmiş beslenme modellerinin sağlık alanında yeni bir dönemi başlattığını belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Beslenme önerileri artık giderek daha kişisel hale geliyor. Gelecekte genetik yapı, bağırsak mikrobiyotası, uyku düzeni ve fiziksel aktivite verileri birlikte değerlendirilerek kişiye özel beslenme programları oluşturulacak” diyor.</p>

<p><strong>Yapay Zeka ve Dijital Sağlık Beslenmeyi Değiştiriyor</strong></p>

<p>Kongrede yapay zeka uygulamaları, giyilebilir teknolojiler ve dijital sağlık çözümleri de masaya yatırıldı. Uzmanlara göre gelecekte bireylerin beslenme davranışları akıllı cihazlar tarafından anlık olarak takip edilecek ve kişiye özel öneriler sunulacak. Yapay zeka destekli sistemlerin özellikle kronik hastalıkların önlenmesinde ve davranış değişikliğinin sürdürülmesinde önemli rol oynayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Beslenme artık yalnızca ne yediğimizle ilgili değil. Genetikten yapay zekaya, mikrobiyotadan uzun yaşam stratejilerine kadar çok disiplinli bir dönüşüm yaşanıyor. Sağlıklı yaşamın geleceğini şekillendirecek pek çok yenilik bugün bilimsel verilerle desteklenmiş durumda” şeklinde konuşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/beslenmede-yeni-donemzayiflama-igneleri-yapay-zeka-ve-kisisellestirilmis-saglik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/images-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="22322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis’te ilk defa tükürük bezi tümörü ameliyatı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-ilk-defa-tukuruk-bezi-tumoru-ameliyati-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-ilk-defa-tukuruk-bezi-tumoru-ameliyati-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Cemil Kılıç, tükürük bezi tümörü teşhisinin ardından Bitlis’te ilk defa gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Cemil Kılıç, tükürük bezi tümörü teşhisinin ardından Bitlis’te ilk defa gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu.<br />
Uzun yıllardan beridir sağ kulağının altında bulunan bir kitlenin rahatsızlığından şikayet eden Kılıç, önce Bitlis Devlet Hastanesine başvurdu. Bu ameliyatın Bitlis’te yapılamayacağı çevre illerde yapılacağı cevabının ardından Van’da ameliyat için randevu alan Kılıç, Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesinde görev yapan İran asıllı Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Reza Badıeı ile görüştü. Bu ameliyatı Bitlis’te gerçekleştirebilecekleri cevabını alan Cemil Kılıç doktora güvenerek ameliyat oldu.<br />
Sağlığına kavuşan Cemil Kılıç, doktora ve ekibine teşekkür ederek, "Allah devletimizden ve doktorumuzdan razı olsun. Doktorumuzun bu ameliyatı yaptığını öğrenince burada ameliyat olmaya karar verdim. Burada gün aldıktan sonra Van'ı iptal ettim." dedi.<br />
Hastayı taburcu eden Dr. Badıeı, yaptığı açıklamasında, kulak burun ve boğaz bölgesinde tükürük bezi ile farklı tümörlerin bulunduğunu söyledi. Parotis denilen büyük tükürük bezinin bulunduğu yerden yüz sinirlerinin geçtiğini anlatan Badıeı, şunları söyledi:<br />
"O tümür alırken sinire zarar verebiliriz. Yani ameliyatın yan etkileri olabilir. O nedenle ince ve zarif bir ameliyat olduğu için genelde bu tür hastaları büyük şehirlere eğitim ve araştırma hastanelerine sevk ediliyormuş. Hastamız Van'da ameliyat olmaya karar verdi ama ben buradayken o ameliyatları yapabilirim dedim. Hastamız bize güven güvendi. Allah'a şükür kusursuz ve hasarsız bir ameliyat geçirdi. Burada her türlü kulak burun tümörü ameliyatlarını yapabiliriz."<br />
Hastanenin şartlarının ve ekiplerin çok iyi olduğunu kaydeden Dr. Badıeı, "İstanbul ve Ankara'dan gelen iki meslektaşımız çok becerili. Kulak burun boğaz tümörü, kulak, sinüs ve burun ameliyatlarının tamamını burada yapabiliriz. Diyarbakır'a, Van'a ve İstanbul'a sevke gerek yok. Hastamızın da sağlık durumu çok iyi. Yüz hareketlerini yapabiliyor. Bugün taburcu edeceğiz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serap Boyar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ahlat, Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/bitliste-ilk-defa-tukuruk-bezi-tumoru-ameliyati-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/b7573ef3-5ce6-45cd-a573-772cf25ead36-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AŞURENİN KALORİSİNİ AZALTMANIN 7 PÜF NOKTASI]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/asurenin-kalorisini-azaltmanin-7-puf-noktasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/asurenin-kalorisini-azaltmanin-7-puf-noktasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşure ayının başlamasıyla birlikte sofralarda yeniden aşure bereketi yaşanıyor. Buğday, nohut, kuru fasulye, kuru meyveler ve çeşitli kuruyemişlerden oluşan aşure; içerdiği lif, bitkisel protein, vitamin ve minerallerle tam bir şifa deposu ancak aşırı tüketiminden kaçınmak şart!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşure ayının başlamasıyla birlikte sofralarda yeniden aşure bereketi yaşanıyor. Buğday, nohut, kuru fasulye, kuru meyveler ve çeşitli kuruyemişlerden oluşan aşure; içerdiği lif, bitkisel protein, vitamin ve minerallerle tam bir şifa deposu ancak aşırı tüketiminden kaçınmak şart! <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur,</strong> aşureyi hazırlarken içine eklenen şeker ve kuruyemiş miktarıyla, tüketim esnasında porsiyon büyüklüğüne dikkat etmek gerektiğini belirterek “Aşureyi tatlandırmak için yüksek miktarda şeker kullanmak yerine kuru üzüm, kuru kayısı, hurma, tarçın, nar taneleri ve mevsim meyvelerinden yararlanılabilir. Hatta yaz aylarında şeftali gibi meyveler de doğal tat vermek amacıyla tercih edilebilir. Böylece hem besin değeri artar hem de gereksiz kalori yükünün önüne geçilmiş olur” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, aşurenin kalorisini azaltmanın 7 püf noktasını ve ortalama 200 gramlık kase aşurenin kalorisinin nelere eşdeğer olduğunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img alt="1782887788 Tuba Sungur" height="1043" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/1782887788-tuba-sungur.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Şekeri azaltın, tarçını artırın</strong></p>

<p>Tarçın, kendine özgü aroması sayesinde aşureye daha yoğun bir lezzet kazandırır. Bu sayede ilave şeker miktarını azaltmak mümkün olabilir. Ayrıca tarçın, aşurenin kendine özgü kokusunu ve aromasını zenginleştirerek daha dengeli bir tat elde edilmesine katkı sağlar.</p>

<p><strong>Kuru meyvelerin doğal tatlılığından yararlanın</strong></p>

<p>Kuru üzüm, kuru kayısı, incir ve hurma gibi meyveler doğal şeker içerikleri sayesinde aşureyi tatlandırırken ilave şeker ihtiyacını azaltabilir. Aynı zamanda lif, potasyum ve çeşitli vitamin-mineraller açısından da katkı sağlayarak aşurenin besin değerini yükseltir.</p>

<p><strong>Nar tanelerini eksik etmeyin</strong></p>

<p>Nar taneleri aşureye hem renk hem de ferah bir lezzet katar. Güçlü antioksidan bileşenler içeren nar, aşurenin besleyici değerini artırırken şeker ilavesine ihtiyaç duymadan lezzetini de zenginleştirmeye yardımcı olur.</p>

<p><strong>Kuruyemişleri ölçülü kullanın</strong></p>

<p>Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler sağlıklı yağlar, protein ve mineral açısından değerli besinlerdir. Ancak enerji yoğunlukları yüksek olduğu için miktarları arttıkça aşurenin kalori değeri de hızla yükselir. Bu nedenle kuruyemişleri bir avuçla sınırlamak daha dengeli bir tercih olacaktır.</p>

<p><strong>Porsiyonu büyütmeyin</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşure ne kadar sağlıklı içeriklerden hazırlanırsa hazırlansın, büyük porsiyonlar kalori alımını artırabilir. Yaklaşık 200 gramlık orta boy bir kase, hem tatlı ihtiyacını karşılamak hem de enerji alımını kontrol altında tutmak için yeterli bir miktardır.</p>

<p><strong>Yanında ikinci tatlıya yer vermeyin</strong></p>

<p>Aşure tüketilen günlerde baklava, şöbiyet, dondurma veya şerbetli tatlılar gibi ek tatlılar tüketmek günlük enerji alımını gereksiz şekilde yükseltir. Tatlı tercihini aşureden yana kullanıp aynı öğünde başka tatlılara yer vermemek daha dengeli bir yaklaşım sağlar.</p>

<p><strong>Aşureyi ara öğün olarak değerlendirin</strong></p>

<p>Aşureyi ana öğünün hemen ardından tüketmek yerine ara öğünde tercih etmek hem porsiyon kontrolünü kolaylaştırır hem de kan şekerindeki ani dalgalanmaların önüne geçmeye yardımcı olabilir. Yanında şekersiz çay veya süt ürünleriyle tüketildiğinde daha uzun süre tokluk sağlayabilir.</p>

<p><strong>1 kase (200 gram) aşure nelere eşdeğer?</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, yaklaşık 250-350 kalori içeren 1 kase (200 gram) aşurenin belirterek, hangi besinlerin enerji değerine eşdeğer olduğunu şöyle sıralıyor;</p>

<ul>
 <li>4-5 ince dilim tam buğday ekmeği</li>
 <li>6 orta porsiyon (900 gram) karpuz</li>
 <li>15 orta boy kayısı ile 2 orta boy şeftali</li>
 <li>2-3 orta boy kase cacık</li>
 <li>1 porsiyon ızgara balık (150 gr) ile salata</li>
 <li>2 adet baklava (80 gr)</li>
 <li>1 saat tempolu yürüyüşle harcanan enerji (orta/yüksek tempoda, yaklaşık 73 kg ağırlığında biri)</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/asurenin-kalorisini-azaltmanin-7-puf-noktasi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/07/asure-aa-1893317.jpg" type="image/jpeg" length="41117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇOCUKLARI SICAK ÇARPMASINDAN KORUYAN 8 ÖNEMLİ ÖNERİ!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklari-sicak-carpmasindan-koruyan-8-onemli-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/cocuklari-sicak-carpmasindan-koruyan-8-onemli-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminde çocukların en sevdikleri aktiviteler deniz ve havuzda yüzmek, parklarda oynamak oluyor. Ancak uzun süre güneş altında kalmak pek çok sağlık problemine yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çocukların en sevdikleri aktiviteler deniz ve havuzda yüzmek, parklarda oynamak oluyor. Ancak uzun süre güneş altında kalmak pek çok sağlık problemine yol açabiliyor. Bunlardan belki de en tehlikelisi olan sıcak çarpması; aşırı sıcak ortamda veya güneş altında uzun süre kalmaya bağlı olarak vücudun ısı dengesini kaybetmesiyle ortaya çıkan acil bir durum olarak tanımlanıyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması vakalarında da belirgin bir yükseliş görülüyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, </strong> ısı düzenleme mekanizmalarının tam gelişmemiş olması ve terleme yoluyla çok hızlı sıvı kaybetmeleri nedeniyle sıcak çarpmasının 5 yaş altındaki çocuklarda daha sık görüldüğünü belirterek, “Özellikle açık havada uzun süre kalan, yeterince sıvı almayan veya günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunan çocuklar risk grubunda yer almaktadır. Bu nedenle yaz aylarında çocukların susamaları beklenmeden bol bol su içmelerini sağlamak ve onları güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği öğle saatlerinde açık hava aktivitelerinden uzak tutmak büyük bir önem taşımaktadır” diyor.</p>

<p><img alt="1782802346 D R. D E M E T M A T B E N" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1782802346-d-r-d-e-m-e-t-m-a-t-b-e-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Belirtiler hafif başlayıp, hızla ağırlaşabiliyor!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıcak çarpmasının başlangıçta basit halsizlik ve huzursuzlukla kendini gösterebileceğini belirten Dr. Demet Matben, ilerleyen aşamalarda tablonun ciddi boyutlara ulaşabileceğini vurguluyor. Dr. Demet Matben, sıcak çarpmasının belirtilerini, “Vücut sıcaklığının aniden 39-40°C’nin üzerine çıkması, mide bulantısı ve kusma, halsizlik ile aşırı uyku hali, baş ağrısı ve baş dönmesi, sıcak, kırmızı ve kuru cilt” olarak sıralıyor. Sıcak çarpmasına bağlı ateş, çocuk serin bir ortama alınıp yeterli sıvı desteği sağlandığında kademeli olarak düşmeye başlıyor ve genellikle bir gün içerisinde geçiyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Günün en kritik saatleri: 11.00 – 16.00 arası</strong></p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında çocukların mümkün olduğunca dışarı çıkarılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Bu saatlerde oyun oynayan ya da spor yapan çocuklarda vücut ısısının kısa sürede tehlikeli seviyelere çıkabileceğine dikkat çeken Dr. Demet Matben, “Eğer çocuğun dışarıda bulunması zorunluysa mutlaka gölgede kalınmalı, sık sık su içmesi teşvik edilmeli ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınması sağlanmalıdır” diye konuşuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Bol sıvı tüketimi hayati önem taşıyor</strong></p>

<p>Yaz aylarında çocukların yeterli su içmemesi de sıcak çarpması riskini artıran önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Çocukların susama hissi oluşmadan düzenli aralıklarla su içmeye teşvik edilmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Demet Matben, “Çocuklar oyun oynarken su içmeyi unutabiliyor. Bu nedenle düzenli aralıklarla su içmelerinin sağlanması çok önemlidir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Acil müdahale çok önemli!</strong></p>

<p>Sıcak çarpmasında vücut sıcaklığının kontrol edilemeyecek düzeyde yükselmesi beyin, böbrekler ve kalp gibi hayati organların işlevlerini olumsuz etkileyebiliyor. Tedavide gecikildiğinde ise organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle sıcak çarpmasının acil müdahale gerektiren bir durum olduğu uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, ilk süreçte yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: “Çocuk hemen serin ve gölgeli bir ortama alınmalıdır. Ardından, bilinci yerindeyse yeterli sıvı desteği sağlanmalı, mümkünse serin bir duş veya ıslak bezlerle vücut sıcaklığının düşmesine yardımcı olunmalıdır. Elektrolit ve sıvı kaybını yerine koymak için bol sıvı tüketimi desteklenmelidir. Gerekli durumlarda hekim önerisiyle ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.” Dr. Demet Matben, çocuğun ağızdan yeterli sıvı alamadığı veya genel durumunun bozulduğu ağır vakalarda ise zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söylüyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Sıcak çarpmasına karşı 8 kritik kural! </strong></p>

<p>Dr. Demet Matben,<strong> </strong>sıcak çarpmasının aslında büyük ölçüde önlenebilir bir durum olduğuna dikkat çekerek, ailelere basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor:</p>

<ul>
 <li>Açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin.</li>
 <li>Güneş altında uzun süre kalmamasına dikkat edin.</li>
 <li>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında açık hava aktivitelerinden ve egzersizden uzak tutun.</li>
 <li>Güneşe çıkmadan en az 15-20 dakika önce 30+ koruma faktörlü güneş kremi kullanın.</li>
 <li>Baş bölgesini korumak için geniş kenarlıklı şapkalar ve güneş gözlüğü kullanın.</li>
 <li>Tente veya şemsiye yerine ağaç gölgesini tercih edin.</li>
 <li>Her fırsatta su içirin, susamasını veya istemesini beklemeyin.</li>
 <li>Asla araçta bırakmayın. Araç içi sıcaklık bir saat içinde bile hayati tehlike oluşturabiliyor.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklari-sicak-carpmasindan-koruyan-8-onemli-oneri</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/bebeklerde-ve-cocuklarda-sicak-carpmasi-belirtileri-ve-tedavisijpg.webp" type="image/jpeg" length="11470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇOCUKLARDA YAZ İSHALİNDE İLK 24 SAAT ÇOK KRİTİK!]]></title>
      <link>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Araştırmalar, bu dönemde ishal görülme sıklığının yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Araştırmalar, bu dönemde ishal görülme sıklığının yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor. Çoğu ishal tablosu hafif geçiyor ve bir hafta içinde bağırsak düzeni normale dönüyor. Ancak, özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda oluşan sıvı<strong> </strong>kaybı hayatı tehdit edebilecek ciddi tablolar oluşturabiliyor.<strong> </strong>Bunun nedeni ise bu yaş grubundaki çocukların vücutlarındaki su oranının yüksek olması ve metabolizmalarının hızlı çalışması. Bu sebepler nedeniyle ishal ve kusmayla oluşan sıvı kaybı kısa sürede tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini belirterek, “Dolayısıyla, özellikle küçük çocuklarda gelişen ciddi sıvı kaybı kısa sürede organ fonksiyonlarının bozulmasına ve acil müdahale gerektiren tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle, çocuklarda ishal tablosunda sıvı kaybının yakından takip ve takviye edilmesi hayati önem taşımaktadır” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Tedavide ilk 24 saatin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> “Erken tanı ve tedavi ishalin yol açabileceği ciddi sıvı kaybını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. İshalin ilk dönemlerinde yeterli sıvı alımı ve uygun beslenme desteğiyle hastalık çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir” diyor.</p>

<p><img alt="1782713883 D R. B E R R N A R S L A N" height="1009" src="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/1782713883-d-r-b-e-r-r-n-a-r-s-l-a-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>En sık kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşıyor! </strong></p>

<p>Yaz ishallerinin yaklaşık yüzde 90’ından virüs, bakteri ve parazit gibi mikrobik etmenler sorumlu oluyor. Özellikle E. coli, rotavirüs, norovirüs, salmonella ve shigella gibi mikroorganizmalar yaz aylarında enfeksiyona daha sık neden olabiliyor. Dr. Berrin Arslan, yaz ishalinin genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan bakteri ve virüslerden kaynaklandığını belirterek, “Sıcakta uzun süre bekleyen et, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, iyi klorlanmamış havuz suları, kirli içme suları ve yeterince yıkanmamış meyve ile sebzeler ishal riskini artırmaktadır. Ayrıca, yaz aylarında aşırı miktarda tüketilen bazı meyveler, içeriklerindeki yüksek fruktoz nedeniyle, özellikle çocuklarda ishale yol açabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde gıda ve su hijyenine dikkat etmek son derece önemlidir” bilgilerini veriyor.</p>

<p><strong>Bu belirtiler varsa, dikkat! </strong></p>

<p>Yaz ishali; sıcaklık ve nemin artmasıyla mikropların hızla çoğalması sonucu ortaya çıkan, genellikle kirli su veya bozulmuş gıdaların tüketimiyle bulaşan bir bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Çoğunlukla ani başlayan karın ağrısı ve krampların ardından gelişen sulu dışkılamayla kendini gösteriyor. Belirtilerin şiddeti ise enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebiliyor. Hastalığın ilk ve en yaygın belirtisinin normalden daha sık ve sulu dışkılama olduğunu söyleyen Dr. Berrin Arslan, “Buna mide bulantısı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve zaman zaman ateş de eşlik edebilmektedir. Özellikle enfeksiyona bağlı gelişen tablolarda genel bir kırgınlık hissi de oluşabilmektedir” diyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İlk 24 saat kritik önem taşıyor</strong></p>

<p>İshalin ilk 24 saati, vücudun sıvıyı en hızlı kaybettiği dönem olması nedeniyle kritik önem taşıyor. Hastalığın tedavisinde temel amaç, ishal sırasında kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konularak vücudun susuz kalmasını (dehidratasyonu) önlemek. Bu süreçte doğru sıvı ve beslenme desteğinin sağlanması, hastalığın ağırlaşmasını ve hastanede tedavi gerektirecek düzeyde sıvı kaybı gelişmesini önlemede kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, idrar miktarının takip edilerek olası sıvı kaybı belirtilerinin mutlaka izlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Berrin Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor: <strong> </strong>“İlk 24 saat içinde sık aralıklarla su, ayran veya hekim önerisine uygun sıvılar verilmesi, anne sütü alan bebeklerin daha sık emzirilmesi ve çocuğun yaşına uygun hafif beslenmenin sürdürülmesi çok önemlidir. Beslenmede muz, yoğurt, pirinç ve haşlanmış patates gibi sindirimi kolay gıdalar tercih edilmektedir. Bazı durumlarda hekim önerisiyle probiyotik veya çinko desteği verilebilir.”</p>

<p></p>

<p><strong>Doktora danışmadan asla! </strong></p>

<p>Bu dönemde şekerli ve gazlı içeceklerin, yağlı ve ağır gıdaların belirtileri artırabileceği için tercih edilmemesi gerektiğini aktaran Dr. Berrin Arslan, “Çocuğu aç bırakmak da doğru bir yaklaşım değildir; az ve sık öğünlerle beslenmenin sürdürülmesi gerekir” diyor. Dr. Berrin Arslan, bunların yanı sıra doktora danışmadan ishal kesici ilaç veya antibiyotiklerin asla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde hastalığın seyrinin gizlenebileceğini, altta yatan enfeksiyonun ilerleyebileceğini ve sıvı kaybının fark edilmeden ağırlaşabileceğini aktarıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Yaz ishalinden korumak için 12 önemli öneri!</strong></p>

<p>Yaz ishallerinin önemli bir kısmı basit hijyen ve beslenme önlemleriyle önlenebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, çocuklarda yaz ishaline karşı alınması gereken önlemleri şöyle anlatıyor:</p>

<ul>
 <li>Çocuğunuza düzenli olarak el yıkama alışkanlığını kazandırın</li>
 <li>Güvenilir içme suyu kullanın, güneş altında uzun süre beklemiş olan sulardan kaçının</li>
 <li>Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın</li>
 <li>Pişmiş yiyecekleri uzun süre oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun koşullarda saklayın</li>
 <li>Bebek mamalarını her öğünde taze hazırlayın</li>
 <li>Biberonların ve emziklerin temizliğine dikkat edin</li>
 <li>Hijyeninden emin olmadığınız havuzları kullanmayın</li>
 <li>Havuzdan veya denizden çıktıktan sonra mutlaka duş almasını sağlayın</li>
 <li>Havuz suyunu yutmaması konusunda bilinçlendirin</li>
 <li>Özellikle açıkta satılan ve uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerden kaçının</li>
 <li>Çözülmüş gıdaları yeniden dondurmayın</li>
 <li>Evde ishal geçiren biri varsa havlu, bardak ve çatal gibi kişisel eşyalarını ortak kullanmayın</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://bitlisdogruhaber.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bitlisdogruhabercom.teimg.com/crop/1280x720/bitlisdogruhaber-com/uploads/2026/06/images-53.jpg" type="image/jpeg" length="75156"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
