Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milli parklar ve tabiat parklarında yapılabilecek uygulamaların kapsamını genişleten düzenlemeler kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden olurken, doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından dikkat çeken bir açıklama geldi.
VanGölü Aktivistleri Derneği ile Nemrut Jeopark Derneği tarafından yapılan ortak açıklamada, korunan alanlarda kaçak yapılaşmaya karşı denetim ve yaptırımların güçlendirilmesinin olumlu bir gelişme olduğu belirtildi. Ancak düzenlemelerin uygulanma sürecinde doğal alanların korunmasının her türlü kullanım yaklaşımının önünde tutulması gerektiği vurgulandı.
Bilimsel Veriler ve Ekosistem Dikkate Alınmalı
Açıklamada, Nemrut Kalderası’nın sahip olduğu eşsiz jeolojik yapı, biyolojik çeşitlilik ve doğal peyzajıyla Türkiye’nin en değerli doğal miraslarından biri olduğu ifade edildi. Bu nedenle bölgede yapılacak planlama ve uygulamaların bilimsel veriler ışığında yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Dernekler, Nemrut Kalderası’nda atılacak adımlarda özellikle ekosistem bütünlüğünün korunması, alanın taşıma kapasitesinin dikkate alınması ve doğal peyzajın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğine dikkat çekti.
“Doğal Miras Gelecek Kuşaklara Aktarılmalı”
Ortak açıklamada, Nemrut Kalderası gibi hassas doğal alanlarda yürütülecek çalışmaların şeffaf, katılımcı ve doğa odaklı bir yönetim anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Dernek yetkilileri, doğal mirasın korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da hakkı olduğunu belirterek, Nemrut Kalderası’nda atılacak her adımın doğanın korunmasını önceleyen bir anlayışla planlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.