5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün ardından Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde bir araya gelen çevreciler ve bölge sakinleri, maden faaliyetlerinin genişletilmesine tepki gösterdi. Yapılan basın açıklamasında, yeni maden sahalarının açılması halinde ormanlık alanların, tarım arazilerinin ve su kaynaklarının zarar görebileceği uyarısında bulunuldu.
Kurşunlu'da düzenlenen etkinliğe çevre örgütü DOĞADER üyeleri ile çok sayıda köylü katıldı. Basın açıklamasında konuşan DOĞADER Başkanı Murat Demir, doğal alanların madencilik faaliyetleri nedeniyle giderek daha fazla baskı altına girdiğini savunarak, çevreyi korumaya yönelik yasal düzenlemelerin zaman içerisinde zayıflatıldığını öne sürdü.
Demir, bölgede yaklaşık 100 dönümlük ormanlık alanın risk altında olduğunu belirterek, mevcut maden faaliyetlerinin genişletilmesine yönelik yeni başvuruların yapıldığını ifade etti. Devam eden ÇED sürecine dikkat çeken Demir, mevcut çalışmaların sürdüğü alanlara ek olarak yeni bölgelerin de madenciliğe açılmasının planlandığını ve bunun önemli miktarda ormanlık alanın zarar görmesine yol açabileceğini dile getirdi.
Basın açıklamasında, madencilik faaliyetlerinin yalnızca orman varlığını değil, su kaynaklarını, tarım arazilerini ve kırsal yaşamı da olumsuz etkileyebileceği yönündeki endişeler paylaşıldı. Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen patlatmalar nedeniyle bazı evlerde hasar oluştuğu, ağır tonajlı araçların köy yollarına zarar verdiği ve bölgedeki su kaynaklarında azalma yaşandığı yönündeki iddiaların ilgili kurumlar tarafından detaylı şekilde incelenmesi talep edildi.
Etkinlikte söz alan köylüler ise günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları anlattı. Tarımsal üretimin her geçen gün zorlaştığını belirten vatandaşlar, yoğun araç trafiği ve çalışmalar nedeniyle köy düzeninin olumsuz etkilendiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca Kurşunlu ve çevresinin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarım, arıcılık ve termal turizm potansiyeliyle de önemli bir değer taşıdığı vurgulandı. Bölgede geçmiş dönemlerde ortaya çıkarılan tarihi buluntular hatırlatılarak, kültürel mirasın korunması adına kapsamlı arkeolojik incelemelerin yapılması gerektiği belirtildi.
Bölge sakinleri ve çevreciler, alınacak kararların yalnızca ekonomik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, çevresel, sosyal ve kültürel etkilerin de göz önünde bulundurulmasını istedi. Sürecin şeffaf şekilde yürütülmesini talep eden vatandaşlar, kamu yararının öncelikli tutulması çağrısında bulundu.