DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, Bitlis’te yıllardır devam eden çığ tehlikesi ile son dönemde artan GES projelerine ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaparak yetkililere acil çağrıda bulundu. Olan, hem can güvenliğini tehdit eden çığ riski hem de tarım ve doğaya zarar verdiği belirtilen enerji projeleri nedeniyle kamu otoritelerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Bitlis’in Türkiye’de kış şartlarının en ağır yaşandığı illerin başında geldiğini hatırlatan Olan, 1956 yılında ölçülen 13,5 metrelik kar yağışı rekorunun hâlâ kırılamadığını belirtti. Yoğun kar yağışının çığ felaketleri, çatı çökmeleri ve ciddi maddi-manevi kayıplara yol açtığını ifade etti.
Gazibey ve İnönü Mahalleleri Alarm Veriyor
Yaklaşık 30 yıldır Bitlis merkez Gazibey ve İnönü Mahallelerinde yaşayan yurttaşların çığ tehdidi altında olduğunu belirten Olan, yılbaşında İnönü Mahallesi’ne düşen çığda 3 kişinin göçük altında kaldığını, bir yurttaşın yaklaşık 1,5 saat sonra kurtarıldığını hatırlattı.
Bu sorunun yıllardır Afet İşleri ve Valilik kanalıyla gündeme getirilmesine rağmen sürekli ertelendiğini söyleyen Olan, olası bir can kaybının telafisinin olmayacağını vurguladı. Çığ riski altındaki 43 haneye acilen çözüm bulunması, gerekirse taşınma, tahliye ve koruyucu önlemlerin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çatı Çökmeleri Can Aldı, Esnaf Büyük Zarar Gördü
Olan, geçtiğimiz günlerde Tatvan’da bir binanın çatısından düşen kar kütlesi sonucu 21 yaşındaki bir gencin hayatını kaybettiğini, Bitlis merkezde ise onlarca iş yerinin çatısının çöktüğünü belirtti. Bir iş yerinde 12 aracın enkaz altında kalarak kullanılamaz hale geldiğini aktaran Olan, zor durumda olan esnaf için acil destek çağrısında bulundu.
Ayrıca Bitlis’teki il ve ilçe belediyelerine her yıl olduğu gibi bu yıl da kardan kaynaklı özel destek sağlanması gerektiğini dile getirdi.
GES Projeleri Tarımı ve Doğayı Tehdit Ediyor
Basın açıklamasında, Bitlis genelinde son yıllarda artan GES, RES, HES, maden ve taş ocağı projeleri de sert bir dille eleştirildi. Bitlis’te halihazırda 4 GES projesinin bulunduğunu belirten Olan, bu projelerin Güroymak, Rahva Ovası ve Ahlat Ovakışla bölgelerinde yoğunlaştığını söyledi.
Özellikle Ahlat Ovakışla’nın, Bitlis’in tarıma elverişli en önemli ve verimli alanlarından biri olduğuna dikkat çekilerek; bölgenin Nemrut Krater Gölü, Süphan Dağı, Nazik Gölü ve Van Gölü arasında kalan kritik bir ekosistem olduğu vurgulandı.
Nazik Gölü Uyarısı: “Ciddi Bir Ekolojik Yıkım Var”
Nazik Gölü’nün Cumhurbaşkanı kararıyla korunması gereken doğal alan ilan edildiğini hatırlatan Olan, yaz aylarında gölden su çekilmek istendiğini ancak bu girişimin engellendiğini belirtti. Zaten kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan göl için yaşanan süreci “ciddi bir ekolojik yıkım” olarak nitelendirdi.
Köylülerin Yüzde 95’i Projeye Karşı
Ovakışla’daki GES projesine köylülerin yüzde 95’inin karşı olduğunu belirten Olan, bölgenin mera alanı olduğunu ve halkın tarım ile hayvancılıkla geçindiğini söyledi. Arıcılık açısından büyük öneme sahip geven bitkisinin koruma altında olmasına rağmen projeye izin verilmek istenmesini de eleştirdi.
Sulama kanalları ve önemli ulaşım yollarının proje alanından geçtiğine dikkat çekilerek, tüm bu unsurlara rağmen GES ısrarının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
“Bölge Bilinçli Şekilde İnsansızlaştırılıyor”
Açıklamanın sonunda Olan, enerji ve maden projeleriyle bölgenin bilinçli olarak insansızlaştırılmak istendiğini savundu. 1980 ve 1990’lı yıllara atıfta bulunarak, bugün benzer bir sürecin ekonomik projeler üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Yetkililere çağrıda bulunan Olan, üreticilerin, köylülerin ve doğanın yaşadığı alanlardan sermaye projelerinin çekilmesi, halkın ve doğanın korunması gerektiğini vurguladı.