ÇOCUK PARKINA DÜŞEN GÖLGE


Değerli okurlar
Bitlis’in kaderini bilmem ama şehir sanki kendi kendine kötülük etmeye yemin etmiş gibi.
Üzerinde karabulutlar dolaşmıyor belki, fakat o karabulutların yerini “hain eller” misali yanlış kararlar alıyor.
İçimizi ferahlatan bir güzelliğin yanına mutlaka iç daraltan bir olumsuzluk eklemeyi ne zaman alışkanlık haline getirdik, doğrusu anlamış değilim.
Bakın Mevlana Parkı.
Bitlis’in kalbi. Nefes aldığımız, çocuklarımızın güldüğü, ailelerin huzur bulduğu bir nokta.
Yapılan olumlu işlerin başında gelir.
Ama ne hikmetse bu güzelliğin tam yanı başına bir baz istasyonu dikiliyor.
Bu nasıl bir çelişki?
Bu nasıl bir karar?
Bu izin nasıl çıktı?
Vatandaş haklı olarak tepkili.
Bitlislinin ateşi, parkın ortasında kurulan cihazın antenlerinden daha yüksek yayılıyor.
“Biz çocuklarımızı güvenle oynasın diye parka getiriyoruz, gölgesinde baz istasyonu olacağı için değil” diyiyor vatandaşlar.
Yetkililer “Radyasyon değeri referans sınırlarının altında” diyebilir.
Peki mesele sadece bu mu?
Meskun bir alanın, üstelik çocuk parkının yanı başında, insanların uzun süreli maruziyet yaşayacağı bir noktaya bu istasyonun dikilmesi hangi akla hizmet?
Evet, bilimsel sınırlar aşılmamış olabilir; fakat büyük şehirlerde dahi baz istasyonlarını yerleşim yerlerinden uzaklaştırma eğilimi varken Bitlis’in kalbine böyle bir yükü bindirmek nasıl bir yönetim anlayışıdır?
Bu şehir, güzel yapılanları alkışlamaya da yanlışları söylemeye de hazırdır.
Ama yapılan iyi işler, yanlış kararlarla gölgelenmesin artık.
Mevlana Parkı’nın güzelliğini yok eden bu karar, derhal geri alınmalıdır.
İstasyon, yerleşim yerlerinden uzak ve uygun bir noktaya taşınmalıdır.
Bitlis’in kalbi çocukların kahkahasıyla çarpmalı, anten gölgesiyle değil.
Bitlis, kendi kalbine bu darbeyi hak etmiyor.