Bitlis’te Görünmeyen Hastalık:Çocuklar İyileşemeden Yeniden Hastalanıyor

Bitlis’te son günlerde sessiz ama etkisi büyük bir hastalık kabusu yaşanıyor. Sessiz diyoruz çünkü resmi bir açıklama yok; ama etkisi her yerde. Özellikle okul çağındaki çocuklar hastanelerin acil servislerini doldurmuş durumda. Ateş, öksürük, boğaz enfeksiyonu, mide-bağırsak şikâyetleri… Liste uzayıp gidiyor.

Acil polikliniklerde manzara aynı: Kucakta çocuklar, endişeli anne babalar, saatlerce sıra bekleyen aileler… Doktorlar yoğun, sağlık çalışanları yorgun, veliler ise çaresiz.

En çok duyulan cümle ise şu:

“Çocuğu iyileştiriyoruz ama okula gidiyor, iki gün sonra yeniden hasta oluyor.”

Veliler haklı olarak isyan ediyor. Çünkü çocuklar daha tam toparlanamadan kalabalık sınıflara dönüyor, aynı havayı soluyor, aynı sıraları paylaşıyor. Sonuç? İyileşemeden yeniden hastalanan çocuklar ve bitmeyen bir döngü.

Okullar eğitim yuvasıdır, evet. Ama sağlık olmadan eğitimin anlamı kalır mı?
Bir haftalık ara, bir haftalık tedbir, belki de aylarca sürecek sağlık sorunlarının önüne geçecek.

Velilerin talebi çok net ve makul:
“Okullar 1 hafta tatil edilsin.”

Bu bir tatil isteği değil, bu bir sağlık çağrısı.
Ne öğrenciler ders kaybetsin istiyorlar ne de öğretmenler. Sadece çocuklarının biraz nefes almasını, vücutlarının toparlanmasını istiyorlar.

Yetkililere düşen görev ise sahaya kulak vermek.
Hastanelerin doluluğu bir veri değil mi?
Acil servislerin yükü bir uyarı değil mi?

Bazen doğru kararlar cesur olmayı gerektirir.
Belki de bugün atılacak küçük bir adım, yarın yaşanacak büyük bir krizi önleyecektir.

Bitlis’te çocuklar hasta…
Sorulması gereken soru şu:
Biz bunu sadece izlemekle mi yetineceğiz, yoksa önlem mi alacağız?