Bitlis’te yayın hayatına 33 yıldır devam eden Bitlis Dideban gazetesinin bugün kuruluş yıldönümü.Kuruluş günü nedeniyle gazete yazı işleri müdürü Safa OLCAY bir köşe yazısı kaleme aldı.
Bitlis’in hafızası vardır…
O hafızanın satır aralarında ise yıllardır dimdik duran bir isim bulunur: Nejdet OLCAY
24 Mayıs 1993 tarihi, Bitlis için sıradan bir gün değil. Çünkü o gün, şehrin sesi olacak Bitlis Dideban Gazetesi yayın hayatına başladı.
Kurulduğu günden bu yana yalnızca bir gazete olmayan Dideban; kimi zaman şehrin vicdanı, kimi zaman susanların sesi, kimi zaman ise karanlığın ortasında yakılan bir umut ışığı oldu.
Bugün herkes konuşuyor, herkes bir şeyler yazıyor. Ancak 1993 yılında Bitlis’te gazete çıkarmak, bugünkü gibi birkaç tuşa basmaktan ibaret değildi. O yıllarda gazetecilik; cesaret, emek ve fedakârlık demekti. Yokluk içinde memleketin sorunlarını omuzlamak, halkın sesi olabilmek anlamına geliyordu.
İşte o yükü yıllardır taşıyan isimlerden biri de Nejdet OLCAY oldu.
Tam 33 yıldır aynı şehirde, aynı toprağın hikâyesini yazmak kolay değil. Çünkü zaman değişiyor, insanlar değişiyor, güç dengeleri değişiyor. Ancak hakikatin peşinde yürüyenler kolay kolay değişmiyor.
Bugün Bitlis’te gazetecilik yapan birçok kişinin yolu, yıllar önce karanlıkta ilk lambayı yakan isimlerden biri olan Dideban’dan geçti. Sosyal medyada birkaç paylaşım yaparak “gazeteciyim” diyenlerin arttığı bir dönemde; matbaanın mürekkep kokusunu bilen, ömrünü bu mesleğe veren gazetecilerin değeri daha da iyi anlaşılıyor.
Gazetecilik makam değil emektir.
Gazetecilik reklam değil hafızadır.
Gazetecilik alkış almak değil, gerektiğinde yalnız kalmayı göze almaktır.
Bu nedenle Bitlis Dideban Gazetesi sıradan bir yayın organı değil, Bitlis’in yaşayan arşivi olarak görülüyor.
Bir şehrin geçmişi unutulursa geleceği de kaybolur. Bugün hâlâ yayın hayatını sürdüren yerel bir gazetenin varlığı; sadece bir kurumun ayakta kalması değil, aynı zamanda şehrin hafızasının yaşamaya devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
33 yıl boyunca nice kış geçti, nice manşetler atıldı, nice zorluklar yaşandı. Ancak bazı kalemler hiçbir zaman eğilmedi.
Kuruluş yıl dönümünde yalnızca bir gazeteyi değil; emeği, direnci, basın mücadelesini ve memleket sevdasını selamlamak gerekiyor.
İyi ki varsın Dideban…
İyi ki Bitlis hâlâ kendi hikâyesini yazabilen insanlara sahip…
Ve iyi ki bazı insanlar, yıllar geçse de kalemini satmadan yaşamayı başarabiliyor.