Bölgesel Amatör Lig 1. Grup’ta yaşananları artık sadece saha sonuçlarıyla açıklamak mümkün değil. Ortada ciddi soru işaretleri, kamuoyunda oluşan büyük bir güvensizlik ve cevabı beklenen kritik konular var. Bunları konuşmamak, sorgulamamak ve irdelememek; hem futbola hem de emeğe yapılacak en büyük haksızlık olur.
Bir Bitlisli ve koyu bir Bitlis Spor taraftarı olarak susmayı doğru bulmuyorum. Çünkü gerçekleri yazmak, doğruların yanında durmak ve kamu vicdanının sesi olmak herkesin sorumluluğudur.
Bitlis Spor sezon boyunca ne gerekiyorsa yaptı. Yönetiminden futbolcusuna, taraftarından teknik heyetine kadar maddi manevi büyük fedakârlıklarla geçen bir sezonun sonunda takım grubunu şampiyon tamamladı. Ancak bu sezon getirilen yeni sistem nedeniyle doğrudan 3. Lig’e yükselme hakkı elde edemedi. Şimdi gözler oynanacak play-off final maçlarına çevrildi.
Fakat tam da bu süreçte yaşanan bazı gelişmeler futbol kamuoyunda büyük tartışmalara neden oldu.
Geçtiğimiz hafta oynanan Kurtalan Spor – Şırnak Spor karşılaşması hâlâ herkesin aklında. Şırnak Spor’un deplasmanda 4-1 önde götürdüğü maçın son 20 dakikada 5-4’e dönmesi, doğal olarak büyük soru işaretlerini beraberinde getirdi. Çünkü bu sonuçla küme düşme hattındaki Kurtalan Spor bir anda ligde kalmayı başardı.
Elbette futbolun içinde her sonuç mümkündür. Ancak kamuoyunun vicdanını rahatsız eden bir tablo oluşmuşsa, burada federasyonun hızlı ve şeffaf davranması gerekir. Nitekim sosyal medyada günlerdir bu maçla ilgili yüzlerce yorum yapılıyor, farklı iddialar konuşuluyor.
Şimdi herkes Türkiye Futbol Federasyonu’nun vereceği kararı bekliyor.
Burada en önemli konu şudur: Süreç uzatılmamalıdır. Bitlis Spor’un play-off maçları yaklaşırken belirsizliğin devam etmesi kabul edilemez. Bitlis Spor Kulübü de yaptığı açıklamada sürece tepki göstermiş, federasyonun adil karar vereceğine inandıklarını ifade etmişti.
Açık konuşmak gerekirse; geciken her karar yeni soru işaretlerini beraberinde getiriyor. İnsanların aklına farklı senaryoların gelmesi de kaçınılmaz oluyor. Ancak bizler yine de Türkiye Futbol Federasyonu’nun adaletli davranacağına ve futbolun ruhuna zarar verecek hiçbir girişime izin vermeyeceğine inanmak istiyoruz.
Öte yandan Şırnak Spor’un Bitlis deplasmanında sergilediği görüntüler de hafızalarda yerini koruyor. Gerek saha içindeki tavırlar gerekse tribünlerde yaşananlar spor kültürüne yakışmadı. Maç sırasında koltukların kırılması, maç sonunda stat içerisindeki alanlara zarar verilmesi futbol adına üzücü görüntülerdi. Futbol; kardeşlik, centilmenlik ve rekabetin güzelliğiyle anılmalıdır, vandalizmle değil.
Bugün artık herkes aynı soruyu soruyor:
“Birinci Grup’ta gerçekten neler oluyor?”
Bu sorunun cevabı gecikmeden verilmelidir. Çünkü mesele yalnızca bir maç değil; emeğin, alın terinin ve adaletin korunması meselesidir.