Değerli okurlar,
Geçtiğimiz hafta sizlerle, Bitlis Merkez Atatürk Camisi’nin yıllardır çözülemeyen tuvalet sıkıntısının nihayet Erenlerin desteğiyle çözüme kavuştuğunu paylaşmıştık. “Yılan hikayesine dönen” bu mesele, üç yıl boyunca her gündeme geldiğinde “yaparız, ederiz, sıkıntı olmaz” sözleriyle karşılanmasına rağmen bir türlü hayata geçmedi. Ne beş katlı, ne altı katlı dev bir bina talebimiz vardı; sadece 5-6 göz tuvalet. Ama olmadı.
Bu süreçte biz de boş durmadık. İç dizaynı ahşapla yenilenmiş, mimarisi özenle korunmuş Atatürk Camisi’nin bu temel ihtiyacının giderilmesi için kapı kapı dolaştık. Ve nihayet, Erenler bu çağrımıza kayıtsız kalmadı. “Bu ihtiyacı, caminin mimarisine uygun şekilde karşılayacağız” dediler ve hemen harekete geçtiler.
Geçtiğimiz gün, bu sürecin bir başka anlamlı anına şahitlik ettim. Tuvaletlerin yapılacağı alanda çalışmaların rahat yürütülebilmesi için eski abdest alma yerleri yıkıldı, mecburen sular kesildi. Tam bu esnada, camiye gelenlerden biri olan belediyeden emekli Murat abimiz, abdest alamayıp geri dönenleri görünce kolları sıvadı.
Kendi el ustalığıyla, kendi malzemelerini ve masraflarını karşılayarak buraya geçici çeşmeler ve ayaklı lavabolar kurdu. Yani, hem maddi hem de manevi olarak örnek bir fedakârlık sergiledi.
İşte o an duygulandım. “Acaba bu duyarlılık kimlere örnek olacak?” diye düşündüm. Çünkü eğer bir emekli abimiz bu imkânlarla bunu yapabiliyorsa, üç yıldır bekleyen bu tuvaletler neden bu kadar gecikti?
Bizim için artık laflar değil, somut adımlar önemli. “He yaparız ederiz” sözlerine karnımız tok. Erenler olmasaydı, belki üç yıl daha bekleyecektik.
Bu yüzden bir kez daha, Allah razı olsun Erenlerden… Ve gönülden teşekkürler, emekli Murat abimize.