SON DAKİKA

YAPTIĞI TAKILARI TAKAS ETTİĞİ OYUNCAKLARLA KÖYLERDEKİ ÇOCUKLARIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR

Bu haber 14 Aralık 2020 - 9:02 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Nurettin Büyüm, sosyal medya üzerinden topladığı ve yaptığı takıları takas ederek aldığı oyuncakları gittiği köylerde çocuklara dağıtarak yüzlerini güldürüyor.

İlçenin Cami Nebi Mahallesi’nde yaşayan Büyüm, farklı yerlere olan merakı nedeniyle otostopla Türkiye’yi gezmeye başladı.

Köylerde evlere misafir olan, ev işlerinde vatandaşlara yardım eden Büyüm, çocukları mutlu etmek için oyuncak hediye etme kararı aldı.

Daha önce taşlarla tasarladığı kolye, bileklik, tespih gibi ürünleri satarak elde ettiği gelirle Türkiye’yi gezen Büyüm, yaptığı ürünleri oyuncaklarla takas ederek çocuklara dağıtmak için sosyal medya üzerinden “Bir çocuk da sen mutlu et” kampanyasını başlattı.

Takılardan elde ettiği ve sosyal medya üzerinden kendisine gönderilen oyuncakları toplayan Büyüm, Diyarbakır’ın yanı sıra gittiği bir çok ilde ziyaret ettiği köylerde çocuklara hediye vermeye başladı.

Büyüm, oyuncak götürdüğü köylerde kendisine hediye edilen bal, ceviz, elma gibi ürünleri de satarak aldığı oyuncakları yine çocuklara ulaştırıyor.

Şu ana kadar 275 ilçedeki yüzlerce köye giderek çocukların yüzünü güldüren Büyüm, bu kapsamda Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Sarpkaya köyünde çocuklara kırtasiye malzemesi ve oyuncak dağıttı.

“10 OYUNCAĞA BİR KOLYE VERİYORDUM”

Büyüm, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  babasını erken yaşta kaybettiğini, otostopla Türkiye’yi gezdiği için çevresindekilerin kendisine “Garip Seyyah” lakabını taktığını söyledi.

81 ildeki 2 binden fazla köyü dolaştığını, insanların evine konuk olduğunu belirten Büyüm, şöyle konuştu:

“Köy evlerinde kaldığım zamanlarda çocukların elinde hiç oyuncak olmaması beni üzüyordu. Merkeze gittiğimde kendi imkanlarım doğrultusunda kaldığım evdeki çocuklara oyuncak alıyordum. Sosyal medya üzerinde ‘Canım ailem’ dediğim takipçilerimle bu durumu paylaşarak sadece kaldığım evin çocuklarına değil de tüm köydeki çocuklara oyuncak istedim. ‘Sizler de bir çocuğu sevindirmek istemez misiniz?’ diye sordum. Kullanılmış oyuncak ya da eşya olsa bile kabul ettim. Kendim bir şeyler yapmaya başladım. Esnaftan topladığım bakır, kehribar, tahta gibi fazla parçaları toplayarak çocuklar için işledim. Yaptığım kolye ve hediyelik eşyaları oyuncak karışlığı satmaya başladım. 10 tane oyuncağa bir bileklik ya da oyuncak karşılığı bir kolye veriyordum.”

“BU YOLDAKİ TEK MENFAATİM ÇOCUKLARIN GÜLÜŞÜ”

Vatandaşlarla köylerdeki çocuklar arasında bir köprü vazifesi gördüğünü aktaran Büyüm, insanların kendisine çeşitli hediyeler verdiğini, bunları da oyuncak karşılığında sattığını ifade etti.

Sadece oyuncak karşılığı takasta bulunduğunu söyleyen Büyüm, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kimseden bir kuruş para almam. Oyuncak gönderen insanları ya hediyelerle ya da çocukların gülüşüyle mutlu etmişimdir. Bu yoldaki tek menfaatim çocukların gülüşü. Her geçen gün gülüşleri çoğaltıyoruz. Çocukların gülüşleri çoğalırsa yarınlar bizim olacak. Köydeki bir çocuğa hediye ettiğim oyuncağın yarattığı mutluluk dünyaya bedel.

Sadece Hizan’da 37 köy ve 13 mezraya giderek bine yakın çocuğun mutluluğuna vesile oldum. Diyarbakır’da ise 578 köyün tamamına giderek oyuncak ve hediyelik eşya dağıttım. Bazı köy okullarına masa tenisi, oyun sahaları yaptırdım. Bir oyuncağa hasret büyüdüm. Çocukların benim yaşadıklarımı yaşamasını istemedim. Diyarbakır ve çevre illerde 85 bisiklet dağıttım.” BİTLİS (AA)