SON DAKİKA

Okulun Bacasını Tüttüren “Eğitim Meleği”

Bu haber 23 Kasım 2017 - 12:17 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bitlis merkeze bağlı İçgeçit Köyü İlkokulunda görevli sınıf öğretmeni Ayşegül Havuz, öğrencilerinin üşümemesi için her sabah sobayı yakıyor.

Sabahın erken saatlerinde kalkarak merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki okuluna her gün servisle giden Havuz, öğrenciler okula gelmeden önce odun kırarak ve kömür taşıyarak yaktığı sobayla sınıfı ısıtıyor.

Yaklaşık 2 yıl önce Bitlis’e atanan ve daha önce hiç soba yakmayan Ayşegül Havuz, öğrencilerinin üşümemesi için büyük fedakarlık gösteriyor.

Havuz’a zaman zaman köylüler de odun kırılması ve kömür taşınması işlerinde yardımcı oluyor.

– “Köy öğretmeniyim, fedakar olmamız lazım”

Ayşegül Havuz, geçen yıl eylül ayında köy okuluna atandığını ve burada tek öğretmen olarak görev yaptığını söyledi.

Sabah saat 08.00’de okula geldiğini ve ardından çalı, odun ve kömür taşıyarak sobayı yaktığını anlatan Havuz, şöyle devam etti:

“Sabah öncelikle sınıfı ısıtmaya çalışıyoruz. 08.40’da öğrencilerimiz geliyor. Okulun bacası bütün evler tarafından görülüyor. Eğer duman tütmüyor ise kimse gelmiyor. Duman tütmeye başlayınca öğrenciler teker teker gelmeye başlıyor. Okula olabildiğince erken gelmeye çalışıyorum. Geldiğim gibi sobamı yakıp dumanın tütmesini sağlıyorum ki çocuklar dumanın tüttüğünü görsün ve ‘öğretmenimiz geldi ve sınıfımız sıcak’ deyip gelsinler.”

Köy öğretmeninin fedakar olması gerektiğinin altını çizen Ayşegül Havuz, “Gerektiğinde odun da kesiyoruz, kömür de taşıyoruz. Çocuklarımıza en iyi eğitim ortamını hazırlamak için erken gelip işe başlıyoruz.” dedi.

– “Önceden hiç soba yakmadım”

Okulda birleştirilmiş sınıfta 16 öğrencinin bulunduğunu ve burada çalışmalara tempolu şekilde devam ettiklerini dile getiren Havuz, her şeyin gayet güzel olduğunu ifade etti.

“Çocukları sevdim, onlar da beni sevdi. Köylülerle aramız iyi. Bu şekilde devam ediyoruz.” diyen Ayşegül Havuz, şöyle konuştu:

“Önceden hiç soba yakmadım. Geçen yıl burada yakarken çok zorlanmıştım. Hatta yanmıyor diye birkaç tüp bitirmiştik. Sonra alıştım ve artık zor gelmiyor. İlk atamam olduğu için ortama yabancıydım. Ancak köylülerin yardımı, çocukların beni bir abla ve anne gibi kucaklaması ve sevmesiyle bu zorlukları aştım. Ne kadar zorluk yaşasak da yine de geçinmeyi, sevmeyi ve öğretmeyi biliyoruz. Bu da bize yetiyor.” BİTLİS (AA)