SON DAKİKA

Maliye Bakanı Ağbal BETAV’ın Programına katıldı

Bu haber 11 Ağustos 2017 - 21:26 'de eklendi ve 107 views kez görüntülendi.

BİTLİS’te çeşitli ziyaretler için bulunan Maliye Bakanı Naci Ağbal Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı’nın (BETAV) düzenlediği geceye katıldı.

Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesindeki Yahya Eren Konukevi önünde düzenlenen programa BETAV Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, İşadamları ve BETAV üyeleri katıldılar.

Programda kısa bir konuşma yapan BETAV Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, BETAV’ın 1987 yılında kurulduğunu, bu yıl 30’uncu yılını kutlamaya hazırlandığını söyledi. Eren konuşmasında şunları söyledi: “Burada potansiyel Bitlisli siyasetçilere ve potansiyel BETAV üyelerine yönelik olarak ötenden beri BETAV’ın dile getirdiğimiz bir özelliği vardır. O da şudur. Kurulduğu günden bu yana BETAV herhangi bir siyasi görüşe, herhangi bir ideolojiye prim vermemiştir” dedi.

Daha sonra konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal ise, bugün sabah saatlerinden bu yan Bitlis’i Tatvan’ı, Ahlat’ı ve Adilcevaz’ı gezdiklerini ve çok etkilendiğini belirtti. Bakan Ağbal, Bitlis’in gerçekten kadim bir şehir olduğunu söyledi Ağbal katılan üyelere, ‘Bitlisli olmaktan gurur duyun. Çok müstesna bir şehir’ diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “15 Temmuz alçak darbe girişimi sonrasında ekonomi bir miktar sekteye uğradı. Sıkıntılarla karşılaştık. Kolay değil, bir darbe girişiminden sonra ekonominin tekrar toparlaması, tekrar eski haline gelmesi zaman gerektiriyor. Hükümet olarak ilk andan itibaren aşmış olduğumuz tedbirlerle çok önemli mesafeler kat ettik. 1 yıl öncesine göre ekonomimiz gayet iyi gidiyor. Gerek yatırım, üretim ihracat tarafında arka arkaya açıklamalara baktığınız rakamlar hepimizi sevindiriyor. Sonuçta bu ülkede üretim olacak. Yatırım olacak ihracat büyüme olacak ki refah arkasından gelecek. 2010-2016 arasında Türkiye ekonomisi yıllık 6,7 büyüdü. Global krizden sonra olağanüstü büyüme performansını yakaladık. Şu anda 2017 değil de yüksek büyüme oranını yakalayacağımızı söyleyebiliriz. Ekonomide üretimin çarklarının döndüğünü ve son derece iyi gittiğini gösteriyor. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüdük. İkinci çeyrekte yüzde 5 daha büyüyeceğiz. Üçüncü çeyrekte ise ikinci çeyrekten daha fazla büyüyeceğiz. Yüzde 5-6’lık büyümeyi yakalayabiliriz bu hepimizi sevindiriyor” dedi.

Bakan Ağbal, 15 Temmuz sonrası hükümet olarak büyük inisiyatifler aldıklarını bu şekilde ekonomiyi dengede tutmayı başardıklarını dile getirdi. Ağbal açıklamasında şunları söyledi: “Bir yıl önce 15 Temmuz gibi bir dönem yaşadık. Hükümet olarak bazı inisiyatifler aldık. Bu bütçe açığımızı da bir miktar yukarı çekti. Bunu da söylemek gerekiyor. Ama gerek KGF gerekse KOSGEB ve gerekse vergi indirimleri ark arkaya ekonomide moralleri düzeltti. Hükümet olarak önümüzdeki günlerde özellikle ekonomi ile ilgili arka arkaya önemli yasal düzenlemeleri kamuoyu ile paylaşacağız. Eylül ayından itibaren bir numaralı gündemimiz inşallah ekonomi olacak. Hükümetin en öncelikli gündemini ekonomi oluşturacak. Şu anda ekonomi Koordinasyon kurulunda yapısal reform alanında birçok konuyu görüşüyoruz. Çalışmalar yapılıyor. İnşallah bu hazırlıkları tamamladıktan sonra meclisin açılması ile beraber çok kapsamlı yasal düzenlemeleri de meclise getireceğiz. Bakanlığımız ile ilgili birkaç konuda özel çalışmalarımız var. Bunlardan en önemlisi gelir vergisi kanunu. Gelir ve kurumlar vergisi kanunun birleştireceğiz. Tek bir kanun yapacağız. Yatırımın, üretimin, istihdamın ve ihracatın önünü açan, vergi yükünde eşitliği, adaleti öngören, en önemlisi de Türkiye’yi daha rekabetçi bir konuma getirecek bir gelir vergisi kanunu yapmak istiyoruz.”

 

“KDV Reformunu Önemsiyorum”

Bakan Ağbal, “İkinci konumuz Katma Değer Vergisi reformu. Bunu da çok önemsiyorum. Katma Değer Vergisi kanunu modern bir kanun. Birçok ülkede uygulanıyor. Ama her ülkede aynı şekilde uygulanmıyor. Türkiye’deki KDV kanunu işletmeler üzerinde yükler oluşturuyor. Burada ciddi bir reform fırsatını yakaladık. İnşallah bununla ilgili çalışmalarımızı da bir-iki ay içerisinde tamamlayacağız. Ekim’de onu da kamuoyunun gündemine getireceğiz. Üretimle ilgili arka arkaya yeni çalışmalar yapılıyor. O konularda da önemli düzenlemeleri sizlerle paylaşacağız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİYE, İNOVASYONA VE AR-GE’YE DAHA FAZLA ÖNEM VERMESİ GEREKİYOR”

Bakan Ağbal, “Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda yüzde 5-6’lardan daha düşük bir büyümeye tahammülü yok. Genç bir nüfusa sahibiz. Gençlerimiz iş istiyor, aş istiyor. Onlara bizim iş bulmamız lazım, aş bulmamız lazım. Bunun için de yüksek büyüme oranlarına devam etmemiz lazım. Yüzde 5, yüzde 6, yüzde 7 Türkiye için olmayacak büyüme oranları değil. Türkiye’nin normal yakalaması gereken büyüme oranlarıdır. Bunları yaparken, teknolojiye, inovasyona, AR-GE’ye, girişimciliğe çok daha fazla önem vermemiz lazım. Daha fazla inovasyona yatırım yapacağız. Araştırma geliştirmeye daha fazla önem vereceğiz. Hükümet olarak önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek kadar AR-GE’ye para harcıyoruz. Ciddi anlamda bütçeden para harcıyoruz. Ama bu bile yetmez. Türkiye şu anda milli gelire göre, yüzde 1 civarında AR-GE’ye para harcıyor. Ama rekabet içinde olduğumuz ülkelerde bu üç katı. B,izim ne yapıp edip, AR-GE’ye inovasyona kaynak ayırmamız lazım. İnşallah 2023’e giden bu vizyonda biz AR-GE’ye daha fazla kaynak ayıracağız. Bilimsel araştırmaya daha fazla kaynak ayırmaya çalışacağız. Girişimciliği daha fazla destekleyeceğiz. Yatırımların önünü açacağız. Türkiye o zaman bu ihtiyacı olan bu yüzde 6, yüzde 7’lik büyüme oranlarını devam ettirebilir” dedi.

“EĞİTİME DAHA FAZLA ÖNEM VERMELİYİZ”

Bakan Ağbal, eğitimde yakalanan başarı ivmesinin artırılması gerektiğin de dile getirerek, “Her şeyden önemlisi eğitimde yakaladığımız bu ivmeyi daha da artıracağız. Önceki dönemlerle mukayese ettiğimiz zaman gerek ilköğretimde, gerek orta öğretimde gerekse yüksek öğretimde eğitime erişim noktasında olağanüstü mesafeler kat ettik. Gerçekten büyük bir başarı yakaladık. Şimdi eğitimde kaliteye yatırım yapma zamanı. Eğitimde çok daha nitelikli bir içerik oluşturmak ve gençlerimizi, çocuklarımızı özellikle dijital eğitimin gerektirdiği zihniyete hazırlamakla mükellefiz. Bugün artık yapay zekayı konuşuyoruz. Çok uzağımızda değil. 30 yıl sonra robota dayalı üretimin hayatımızın içine ne kadar girdiğini göreceğiz. Teknolojideki bu sıçramalar önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek kadar çok hızlı. Özellikle bilgi işlem teknolojide son yıllarda global ölçekte yakalanan ivme o kadar çarpıcıdır. Yaşam ve eğitim kültürümüz değişecek. Hepimizin buna hazırlıklı olması lazım. Önümüzdeki rekabet çok daha yıpratıcı ve sıkıntılıdır. Buna kendimizi buna hazırlamalıyız. Biz bu düşüncelerle gençler ve eğitimlerine çok daha fazla yatırım yapacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.