SON DAKİKA

İYİ PARTİ ANKARA MİLLETVEKİLİ İBRAHİM HALİL ORAK BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE BİTLİS’İN SORUNLARINI ANLATTI

Bu haber 22 Aralık 2020 - 11:08 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, bütçe görüşmelerinde son konuşmasını Bitlis ve ilçelerinin sorunlarına ayırdı. Oral, konuşmasına “Mahallelerine günlerce elektrik verilmeyen Bitlis’i anlatacağım. TÜİK araştırmalarında en yoksul şehirler arasında yer alan Bitlis’i konuşacağım. İşsizliğin %25’leri bulduğu güzel Bitlis’ten bahsedeceğim” diye başladı. Gündeminde ise kapatılan tütün fabrikası, Bitlis merkezindeki dere ıslah çalışmasındaki kamulaştırma mağduriyetleri, sağlık alanındaki eksiklikler ve alt yapı vardı.

İYİ Partili Oral konuşmasında şu konulara değindi: “TÜİK verileri üzerinden bölgedeki yoksulluğu daha önce de dile getirmiştim.  Bitlis çorak bitik hiç bir şey yetişmeyen bir bölge değildir. Bitlis’te işsizliği çözmenin pek çok kapısı vardır.  Bu kapıların en önemlisi ise tütündür. İktidarınızda yani 2008 yılında, TEKEL’in altı sigara fabrikası yabancı bir tütün firmasına satılmıştır. Bu fabrikalardan biri Bitlis sigara fabrikasıdır. Fabrika kapatılmıştır. Sonuç olarak Bitlis’te tütüncülük bitme noktasına gelmiştir. Bitlis tütünü gerek kokusu gerek kalitesi sebebiyle dünyada sayılı tütünler arasındadır. Rahmetli Ecevit’in bu tütünden özellikle getirttiği, Rahmetli Özal’ın “Bitlis tütünü dünya piyasasını yerinden oynatır” dediğini hepimiz biliriz. Bugün yapılması gereken Bitlis’in tütün sorununun çözülmesidir.”

YERLİ VE MİLLİ BİTLİS TÜTÜN FABRİKASI VE MARKASI OLUŞTURULMALIDIR

Oral, “Dilinizden düşürmediğiniz yerlilik ve millilik ilkesine uygun bir şekilde Bitlis’in evlatlarının çalışacağı, Bitlis’li şirketlerin işleteceği bir tütün fabrikasıyla “Bitlis Sigara Markasını” dünya piyasasına sokmak için çalışılmalıdır. Bitlisliler tütün fabrikalarını geri istemektedirler. Tütünü kalkınmanın anahtarı olarak görmektedirler.”

MERHUM SAĞLIK BAKANI OSMAN DURMUŞ’U ANDI

Oral, Bitlis’te sağlık alanında da ciddi eksikliklerin bulunduğunu ifade ederek, “Şehirde çocuk yoğun bakım ünitesi yoktur.  Onkoloji ve çocuk hastalıkları bölümleri ise görüntüde vardır. Onkoloji ise trajikomik bir meselesidir. 57. Hükümet döneminde rahmetli Osman Durmuş’un Adilcevaz ilçesine bacasız bir fabrika gibi hediye ettiği Adilcevaz Onkoloji Hastanesinin bugün sadece tabelası kalmıştır. Bu hastane bölgenin en önemli sağlık merkezi olacakken basit bir devlet hastanesi halinde kalmıştır. Ahlat’tan muhtarlarımızın verdiği bilgiye göre: Ahlat, Adilcevaz Bitlis arasında bir çocuk doktoru gezerek hasta bakmaktadır. Bu durumlar gerçekten utanç vericidir. Bitlisliler buradaki eksikliklerin çözülmesini beklerken çok farklı hadiselerle karşılaşmaktadırlar” dedi.

BİR GECEDE ANKARA’DAN RANT MÜDAHALESİ YAPILDI

Geçtiğimiz günlerde Bitlis-Tatvan arasındaki mücavir alan sorunu ile ilgili mahalle muhtarları da bir araya gelerek bu düzenlemeleri protesto ettiklerine değinen Oral sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhtarlar hizmet alım alanlarının değişeceğini ifade ettiler.  Böyle kararların istişare ile alınması gerektiğini vurguladılar. Biraz araştırdığımızda bu alanlarda yol üstünde kalan son derece değerli ve ranta açık hazine arazilerinin olduğunu biliyoruz. Soruyorum: Kimler  Ankara’dan bu kararı aldırıp servetlerine servet katma planları yapmaktadır? Emin olsunlar ki Tatvan’ın da Bitlis’in de kaynaklarını kimseye yedirmeyeceğiz. Umarım bu yanlışlardan dönülür ve sosyal medyadan “Memleketime Dokunma” çağrısı yapan gençlerimizin istekleri yerine gelir, protesto etmek zorunda kalan muhtarlarımızın sorunları derinleşmeden çözülür” ifadelerini kullandı.

BİTLİS – TATVAN – AHLAT YOLUNDA GÜVENLİK SIFIRDIR

Bitlis – Tatvan – Ahlat yolunda da önemli sorunlar olduğunu belirten Oral, “Ahlat şehir geçişinde Karayolları Genel Müdürlüğü bir çalışma yaparak, asfaltlama uygulamaları yapmıştır.  Ancak 7-8 kilometrelik güzergahta sadece 2 yaya üst geçidi mevcuttur. Ahlatlılar açısından bu ciddi bir güvenlik sorunudur. Ayrıca 8 kilometrelik şehir geçişi yolunda yeterli bir emniyet şeridi olmadığından özellikle kış aylarında araç arızları ya da kazalarda trafik güvenliği sıfıra inmektedir. Bu sebeple yol güvenlik şeridi için acilen genişletilmelidir. Bu güzergahtaki yol ayrımlarına da köprülü kavşak ya da battı çıktı tabir edilen alt geçitlerden yapılması elzemdir. Yoksa sık sık yaşanan kazalar ve hatta ölümler devam edecektir. Ahlat şehir geçişi, Ahlat’ı ikiye bölmektedir. Şehrin gelişmesi ve kalkınması için yerleşim yerleri arasındaki bağlantının kopmaması şarttır. Ahlat’ın iki yakası bir araya getirilmeli, Van Gölü kıyısına ulaşılması için bahsettiğim tedbirler alınmalıdır” şeklinde konuştu.

DERE ISLAH ÇALIŞMASINDA EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM, ANCAK…

Oral, “Bitlis’in merkezinde önemli bir proje gerçekleştirilmektedir. Dere üstü ıslah projesi ile Bitlis merkezinde bütün şehri boydan boya bölen derenin üstünün açılacağı, alanın genişleyeceği ve nefes alınacak bir ortam oluşacağını bilmekteyiz. Eskişehir Porsuk Çayı projesi nasıl bütün Türkiye’de biliniyorsa, Bitlis dere çalışması da tam anlamıyla gerçekleştirildiğinde şehrimiz için bir itibar eseri olacaktır. Projede emeği geçenleri tebrik ediyorum. Ancak projenin hazırlanması sürecinde yapılan istimlaklarda ciddi mağduriyetler oluşmuştur. Dere çevresinde dükkanları yıkılacak esnafın çoğu şikayetçidir. Bir kısmının dükkanlarına rayiç olarak çok çok düşük meblağlar ödenmiştir. Dükkanların bir kısmında tapu olmadığı için daha derin mağduriyetler oluşmuştur.

Bu konuyu grup başkanvekilimiz sayın Lütfü Türkkan dile getirdikten sonra Bakanlık ve Belediye koordinesinde ikinci bir ekspertiz çalışması yapılmıştır. Ancak yine ciddi bir değişiklik olmamıştır. Buradaki esnafın işlerine devam edebilmeleri için de hiç bir alternatif sunulmamıştır. Yer gösterilmemiştir. İktidara yakın bazı kişiler dışında bu istimlak sürecinden memnun olan bir tane Bitlisli hemşehrim yoktur. Bu esnaflar ne yapacaklar? Bitlis’i terk mi etmelerini istiyorsunuz? İyi bir iş yaparken bile mağduriyetler yaratacak kadar kötü yönetim sergilemeyi nasıl başarıyorsunuz Allah aşkına? Bitlis dere projesi en baştan gözden geçirilmelidir. Mağduriyetler giderilmeli, vatandaşlarımızın yıllardır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmaları engellenmelidir. Esnafımızın mesleklerini yapmaya devam etmeleri için adımlar atılmalıdır.” İfadelerini kullandı.