SON DAKİKA

HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Sait Şahin Bitlis’te

Bu haber 22 Haziran 2018 - 14:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Sait Şahin partisince düzenlenen mitinge katılarak halka hitap etti.

Şahin, ülkedeki ekonomi ve adalet sorunlarına değinerek, “Bize idarecilik edenler insanları değersizleştirerek, saltanatlarını bizim üzerimize kurarak efendilik yapmaya başladılar” dedi.

Ulu Cami meydanında düzenlenen mitinge katılan yaklaşık 500 kişiye seslenen Genel Başkan Yardımcısı Şahin, adaylarının halkın içinden çıkmış adaylar olduğunu, bu nedenle de halktan büyük destek gördüklerini hatırlattı.

Şahin konuşmasında şunları söyledi:

“2 Bağımsız aday ile seçime giriyoruz. Sizlerin desteği ile parlamentoda sesimizin duyulmasını sağlayacağız. Türkiye’nin HÜDA-PAR’a ihtiyacı var. Önceliğimiz insan ve adalettir. Biz, siyasetimizin merkezine insanı koyduk. Yeniden insana değer vermek istiyoruz. İnsana ait her şeyi değersizleştirdiler. Bu devlete hizmet edenler insanı değersizleştirdi. Oysa ki, devlet insana hizmet için oluşturulmuş bir sistemdir. Bize idarecilik edenler insanları değersizleştirerek, saltanatlarını bizim üzerimize kurarak efendilik yapmaya başladılar.”

Şahin bugüne kadar devletin insanlara zulmettiğini, bu nedenle halkın devlete kızdığını dile getirerek, “Biz toplumu adaletle yönetmeye adayız. Toplumsal barışı sağlamak zorundayız. Bunu yapmazsak bölgede ve ülkede sorunlar bitmeyecektir. Adaleti tahsis edersek, bölgede ve ülkede sorun kalmaz. Adalet derken yargı sorunundan bahsetmiyoruz. Siyasi, kültürel, sosyal ve yargı adaletinden bahsediyoruz. Bu ülkede bir adalet sorunu var” dedi.

Ülkede ekonomik sorunlarında olduğuna dikkat çeken Şahin, “Ekonomimiz iyi değil. Evet bu ülkede son yıllarda otobanlar, gökdelenler, denizin altından tüneller, Marmaraylar yapıldı. Ancak bu sistemle bir kısım şeyler geri kaldı. Ülkenin batısı bu tür yatırımlarla büyürken, doğusu yeterince büyüyemedi. Bu ülkenin Maliye Bakanı çıkmış vergi sistemini tabana yayacaklarını açıkladı. Bu manidar bir açıklama oldu. Açıklama tabana refah olarak yansımadı. Ülkede yüzde 20’lik bir kısım zengin olurken, malına mal katarken, yüzde 80’likkısım ise fakirleşti. Arta kalan kırıntılardan geçimini idame ettirmek zorunda kaldı. Siz bu tavana yayacağız deyip, çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alacağız deseydiniz daha doğru olurdu” dedi.

Asgari ücretin Turgut Özal döneminde 18 yaş altı çalışanlara verilen ücret olarak ortaya çıktığını ancak günümüzde 4 kişilik bir ailenin asgari geçimi olarak nitelendirildiğine de değinen Şahin, “Asgari ücret belirlenirken, eğitim, gıda ve sağlık alanındaki giderler hesaplanarak ortaya çıkarılırdı. Asgari ücret artık yoksulluk sınırının altında kalan rakamlarla ifade ediliyor. Ekonomik sistem küçüğü bitiren bir sitem olarak karşımıza çıkıyor. Son 7 yıl içerisinde 78 bin bakkal dükkanı kapanmış. Her biri 4-6 kişiye bakıyorsa, 1 milyona yakın işsiz ortaya çıkmıştır. Vergi sistemi ise büyüklere uygun bir sistem olarak ayarlanmıştır. Devleşen sistemde küçükten kuruşu kuruşuna alınıyor. Kirasını bile ödemekte zorlanan küçük esnaftan 3 ayda bir de stopaj vergisi alınıyor. Tabana yayılacak vergi sistem ile yeni vergi yükü küçük işletmelerin sırtına bindirilecektir. Tarım ve hayvancılığı nasıl bitirdilerse, küçük esnafı da bitirecekler. Pazara ve marketler uğrayamaz olduk. Gittiğimizde de istediğimizi alamaz olduk” dedi.

Son 13 yılda Türkiye’nin dış borç faizlerine ödediği rakamın toplam yıllık bütçesinden fazla olduğunu da aktaran Şahin, “Son 13 yılda 674 milyar TL’lik dış borç faizi ödemişiz. Türkiye’nin yıllık bütçesi ise 672 Milyar TL’dir. Yani 13 yılda Türkiye’nin yıllık bütçesinden fazla faiz borcu ödemişiz. Bu ekonomik sistemden hızla uzaklaşmalıyız. Yabancı sermayeye ülkemizi teslim etmişiz. İstedikleri gibi doları indirip kaldırıyorlar. Ülkemizi bu kadar fazla yabancı sermayeye açmamalıyız. Söz mecliste güçtür. Bizde sizlerin destekleri ile kazanıp parlamentoda kulaklarının dibinde bağırarak çözüm üretmeye çalışacağız. En büyük sorun Kürt sorunudur. HÜDA-PAR Kürtlerle Türkler arasındaki en büyük köprüdür” diyerek sözlerini tamamladı.